YAZLIK BAŞKENT OLMANIN AVANTAJI

Bu haber 18 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 732 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazeteniz Hamle’nin 1.sayfadan verdiği bir haber.
Devletin zirvesi Muğla’da.
Aslında her yıl bu mevsimde benzer içerikte haberlerin medya organlarımızda yer aldığını, gelişmeleri yakından takip edenler iyi bilir.
Zira devletin tepesinde yer alanların büyük bir çoğunluğu yaz mevsiminde Muğla’yı ziyarette ettiğinden, kent adeta başkent havasına bürünür.
Bu nedenle “Muğla yazlık başkent” başlığını birçok kereler kullanmışızdır.
Dolayısıyla şu sıra Fethiye’den Bodrum’a uzanan sahil bandında, devletin başındakiler mesken tutmuş vaziyette.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi, Maliyeden sorumlu başbakan yardımcısı Ali Babacan ve eşi ile birlikte Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, aynı sahi şeridi boyunca kısa süreli de olsa tatil yapıyor.
Bunlar geçtiğimiz hafta içerisinde gelenler.
Ya bütün yaz boyunca biri gelip diğeri giden bakanlar.
Onun için Muğla’yı yazlık başkent derken, aynı gerekçelerden yola çıktık.
***
Hal böyle olunca ister istemez bir soru zihinlere takılıyor.
Muğla böyle bir konuma sahip olmanın avantajını kullanabiliyor mu?
Biri gelip diğeri giden devletin tepesindekilerle sürekli istişarede bulunulduğuna göre, öne çıkan sorunların giderilmesi noktasında, yeterince çözüm sağlanabiliyor mu?
Doğrusunu söylemek gerekirse, istenen düzeyde istifade edildiği söylenemez.
Elbette bir kısım sorunların giderilmesinde, kabine üyelerinin ilgili ve yetkililere talimatları olmuş.
Akabinde bazı problemler çözüme kavuşmuştur.
İktidar partisi AKP’nin yerel temsilcilerinin de devreye girmesiyle, nispeten bir fayda temin edilmiştir.
Ne var ki, bütünüyle fayda sağlandığını söylemek mümkün değildir.
Bunun en bariz örneği komşu il Antalya ile mukayese edilince ortaya çıkar.
Devletin her iki il için ön ayak olduğu alanlar mukayese edildiğinde, kısaca devlet imkanlarının hangi il için daha bir devreye girdiği irdelenirse, Muğla olarak çok gerilerde kaldığımız bir vakıadır.
Belki bunu yerel temsilciler itiraz eder.
Ne yani, Muğla’nın sorunlardan arınması için seferber olmuyor muyuz? diyebilirler.
Benim iddiam, iki ilin mukayese edilmesi noktasında ortada gözüken devlet yatırımları.
Şayet Antalya’dan daha az devlet yardımı almıyoruz denirse, rakamlar konması gerekir.
Muğla henüz, bir kentin olmazsa olmaz alt yapılarından kanalizasyonu bile kavuşamamışken, Antalya’nın bir uçtan diğerine alt yapı çalışmaları ile donatılması, buna verilecek gerçekçi bir cevaptır.
Kaldı ki Muğla’nın Antalya’ya göre devlete maddi anlamda katkısı, mukayese kabul edilmeyecek derecede artı değerler içerir.
Antalya sadece turizm bağlamında önemli katkı sağlarken, Muğla turizm yanında, enerji, maden, ormancılık, kültür balıkçılığı, turfanda sebze ve seracılık başta olmak üzere daha nice alanlarda, sayısız katkılar sağlamıştır.
Sağlamaya devam etmektedir.
Buna karşın, neden yeterince yardım alamıyor?
İşte asıl cevaplanması gereken temel nokta budur.
Ne var ki bu sorunun karşılığı, genel seçime endekslidir.
Siz Muğla olarak, iktidarı ele geçiren parti adına tercihinizi ortaya koydunuz.
Yeterince istifade edersiniz demektir.
Biliyorum bu görüşüme karşı çıkanlar olacaktır.
Sureti haktan kesilenler, devlet ayrımcılık yapar mı! karşılığını vereceklerdir.
Evet devlet ayrımcılık yapmaz.
En azından yapmaması gerekir.
Ama siz, olması gerektiği şekilde değil de, genel ve yerel seçimlerde ortaya çıkan tabloya göre hareket ederseniz, bugünkü manzara ortaya çıkar.
Onun için hiç kimse kalkıp, devlet yatırımlarda ayrımcılık yapmaz diyerek tevile kalkışmasın.
Maddi anlamda devlete katkısı yok denecek iller, kendi bölgesi bakan veya milletvekilinin diretmesi sonucu, yatırım üstüne yatırım alırken, Muğla temel sorunlarda dahi sıkıntı çeken bir il konumundadır.
Oysa aynı sorunlar giderilmiş olsa, Muğla’nın devlete katkısı bugünden çok daha fazla olacaktır.
Bu nedenle, ne yazık ki yazlık başkent olmanın avantajını yeterince kullanamıyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.