Yazları Atıl Kalan Tesisler

Bu haber 22 Haziran 2015 - 18:10 'de eklendi ve 657 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Okullar kapandı. İlkokullar da, orta okullarda, liseler de, üniversite de tatile girdi ve Muğla turizm sezonuna hazır. Tabii, o meşhur Karadeniz türküsünde “Sevdalu günlerumde / Geldi çattı ramazan” dendiği gibi, okullar kapandı ama on bir ayın sultanı mübarek ramazan da tatille beraber geldi, hoş geldi. O mübarek günler de sayılı. İşte geçti 6 gün… Baba Erenler hesabına göre, mübarek 11 aylara kaldı 23 gün. (Bu sene ramazan 29 çekiyor da ondan “29 gün” dedim.)

Ramazan münasebetiyle, yerli turistle bayramda damlar buralara. Ondan sonra da inşallah Eylül başına kadar bu civar yerli turist kaynar.

21 yıldan beri buradayım; şunu fark ettim: İç turizmi hızlandırmak için mevcut tesislerimizi yeterince kullanmıyoruz ve turizmi çeşitlendirmiyoruz. Alışmışız otelle sahil arasına sıkışmış turiste, gözümüz başka bir şey görmüyor.

Vaktiyle, Muğla’da “Uluslararası Prestij Yaz Okulu”  projesini teklif etmiştim. Bazı alanlarda, dünyaca meşhur birilerini getirirsin üniversiteye. Bir hafta konferanslar verir ve Türkiye’de düşünen beyinleri buraya çekersin. Bir siyaset bilimi dersi vermek için Gorbaçov veya Bill Clinton gelse Muğla’ya, cazip olmaz mı? Edebiyat alanında Umberto Eco, Paulo Coelho veya politik dil alanında Noam Chomsky gelse bir yaz, Muğla için “süper” olmaz mı? Onların da ayakları bir alışsın, her sene gelmek isterler.

Hadi meşhurları getirmedik. Uzaktan eğitimin yüzyüze kısmını yazın gerçekleştirecek bir sistem için YÖK’ü zorlasak ve yazın boş kalan yurtları ve derslikleri değerlendirsek olmaz mı? Bu coğrafya yazın çok insan çeker ama henüz bu çekiciliği yeteri kadar kullanamıyoruz. Alışılmış turizm anlayışıyla, kendi gelen turiste razı oluyoruz; daha fazla ve daha nitelikli turist cezb etmek için gayret sarfetmiyoruz.

Özel sektör olsa ve yurt ve üniversitede yaptığı milyarlarca liralık yatırımı, yazın 3 ay boş tutar mı sizce? Ama yatırım devlet yatırımı olunca tutuluyor işte.

İlçelerdeki kamu kurumlarıyla beraber bütün tesisler, gençlik turizmi için kullanılsa, bu yörede turizm zihniyeti değişir beş-on yıl sonra. Şimdiki “saldım çayıra, Mevlam kayıra” politikası ile  “sektör doyura” olmuyor işte.

Turizmde bir farkındalık yaratmak istiyorsak, biraz gayret edeceğiz; yan gelip yatarak ayağımıza turist gelmesini beklememeliyiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.