YATIRIMLARIN KAVŞAK NOKTASI

Bu haber 02 Haziran 2015 - 9:33 'de eklendi ve 676 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta sonunda gerçekleştirilecek milletvekili seçimine yönelik olarak son düzlüğe girildi.

Zira seçime 5 gün var.

Ne zamandır ipi göğüsleyebilmek için olağanüstü çaba harcayan partilerden kimi beklentilerine karşılık bulacak.

Bazıları da bir başka sefere diyecek.

İlişkin olarak partilerin 7 Haziran seçimine yönelik çalışmaları, ülke genelinde olduğu gibi iller bazında da sürdürülüyor.

Başta partileri adına milletvekilliğine aday olanlar olmak üzere teşkilatlar bünyesinde görev üstlenenlerin beklentisi, sandıktan başarıyla çıkmak.

***

Aynı tarihte yapılacak seçime katılacak partilerin geçen süre içerisinde nasıl çalışma sergilediklerini, özellikle aday olanlar ve teşkilat mensuplarının görüşlerini çoğu kez bu köşeden aksettirdim.

Her birinin birleştiği nokta, 7 Haziran seçiminden zaferle ayrılacakları şeklindeydi.

Bu tür beklenti içerisinde olan siyasi teşekküllerden biri Ak Parti.

Bir süre öncesinde basın mensuplarıyla bir araya gelen yönetim kademesi ve milletvekili adaylarının yaklaşımları gerçekten ilginç.

Özellikle merkez ilçe başkanı Erdoğan Ünal diyor ki;

Yerel bazda görev yapan basın mensuplarının sorunlarını gidermek için ne gereksiyorsa yapacağız.

Keşke! diyorum.

Zira bugüne değin siyasilerden benzer sözleri çok dinledik.

Ne var ki asıl olan netice!

Ardından il başkanı İhsan Küreci’nin Muğla adına yaklaşımları üzerine, inşallah seçim sonuçlarına endeksli olmaz diyorum.

Zira, geçmişte benzer sözler verilmesine karşın yerine getirilmemişti!

Küreci diyor ki, “Ege Gelişim Projesi” kapsamında Muğla yatırımların kavşak noktası olacak.

Bir kez daha keşke! diyorum.

AK Parti adına milletvekili sıralamasında yer alan adaylardan Elvan Göçer ve Yelda Gökcan’ın yaklaşımları da farklı değildi.

Her iki adaya göre, 7 Haziran seçimlerinde partileri Muğla’da önemli bir başarının sahibi olacaktı.

Hiç kimse yoğurdum ekşi demeyeceği için Göçer ve Gökcan bu tür yaklaşım içindeydi.

***

Bu kez adaylardan 1.sırada yer alan Hasan Özyer görüşlerini açıklıyor.

Aslında Özyer’in adaylığı sürpriz olmuştu.

Zira, neredeyse son ana kadar ismi kesinlikle gündemde değildi.

Neden son anda aday olmaya karar verdiniz? diye sorduğumda;

Bu bir hizmet yarışıdır. Amaç hizmet etmektir. Bende ülkem ve Muğla’ya hizmet etmekten kaçamazdım.

Ardından, ilkeli bir siyasetçinin nasıl hareket etmesi bağlamında yaklaşımlarını açıklıyor.

Ben yıllardan bu yana siyaseti inançlarım doğrultusunda yaptım.

Siyaset amaç değil araçtır.

Ak Partinin bu tür başarıların üstesinden geleceği, dahası 2023 vizyonunu amaçladığı için aynı safta yer aldım.

Belli ki Özyer, ülke adına çok şeyler yapacağına inandığı için Ak Parti bünyesinde yer alıyor.

Ardından ekliyor.

Türkiye’de siyaset etik kurallar içerisinde yapılmalı. Bu yüzden siyaseti hizmet etme aracı olarak görüyorum.

Türkiye’nin koalisyonlarla kaybedecek zamanı yok. Şahsen Ankara’ya güçlü bir şekilde gitmek istiyorum.

Şüphesiz bu açıklaması altında yatan, tecrübeydi.

Zira kendisi önceki yıllarda da 2 dönem parlamento çatısı altında bulunmuş. Üstelik ve etkin bir görev üstlenmişti.

***

Özyer’in bir tespiti var ki aksi düşünülemez.

Para var ama Muğla adına proje yok.

Bu nedenle Muğla, güç birliği yapmak zorunda..

Özyer’e göre halkımız için söylenen “çatal kazık yere girmez” eğilimi hala geçerliliğini koruyor.

Buna karşın bilmem Hasan Özyer’in bu çağrısına kulak verilip, girişimlerde bulunulur mu?

Özyer bu kez, nasıl bir politikacı olduğunun altını çiziyor.

Hiçbir zaman parti ayrımı gözetmedim. Zira milletvekilliğini hizmet aracı olarak gördüm. Bundan sonra da sizleri mahcup etmeyeceğim.

Ama Muğla gelişmek istiyor mu? karar vermeli.

Çevre ve doğayı elbette koruyalım. Gelişmeyi de sağlayalım.

Belli ki bu bağlamda Özyer’in bir takım şikâyetleri vardı.

Neler mi?

Bir başka yazımda kaleme alacağım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.