YATAĞAN’IN KANAAT ÖNDERLERİ DERTLİ

Bu haber 26 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 507 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bugüne
değin, Muğla’ya bağlı ilçe merkezleriyle ilgili yazılarım sayısını
hatırlamıyorum.

Her
bir belde öylesine özellik ve güzelliğe sahipler ki, sık aralıklarla kaleme
almak kaçınılmazdı.

Hele
yerel bazda gazeteci iseniz, bana ne deme şansınız yoktur.

Bu bağlamda kim,
sadece ülkemiz değil dünyanın en gözde cazibe merkezleri arasında yer alan
Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Datça’yı görmemezlikten gelebilir?

Sahip oldukları
konumdan öte çok daha farklı işlevin sahibi iseler, kayıtsız kalınabilir mi?

Bende
kalmadım.

Kalamazdım.

Dedim
ya onlar her şeyi fazlasıyla hak etmişlerdi.

***

Bunlar
arasında bir ilçe merkezi daha var ki, dayanışma noktasında gerçekten farklılık
arzeder.

Konumu, halkın
gelişmeler karşısında eğilimi ve geleceğe yönelik tavrı nedeniyle ayrıcalık
gösteren ilçe Yatağan’dı.

Ayrıcalıklı
diyorum, son çeyrek asırlık süreçte ilçenin verdiği mücadele, herkesin
üstesinden gelebileceği türden değildi.

Bunda
azim vardı, kararlılık vardı.

Hepsinden
öte birlik ve beraberlik vardı.

Şayet, ilçeye
katkısıyla birlikte sağlığı tehdit eder noktaya gelen termik santral
bacalarından çıkan kükürt dioksit gazını bertaraf edecek desülfrizasyon ünitesi
devrede ise, bu yöre halkının verdiği mücadelenin sonucudur.

“Elle gelen
düğün bayram” denseydi, bugün Yatağan hala zehirli hava soluyor olacaktı.

***

Yatağan
halkının verdiği mücadele, sadece termik santralle sınırlı sanılmasın.

Özellikle
Belediye Başkanı H. Haşmet Işık’ın başını çektiği halk, sosyal dayanışma ve
eğitim noktasında, örnek gösterilecek girişimlerin sahibi oldular.

Bir taraftan,
çeşitli etkinliklerin sergilendiği festivaller.

Sünnet
törenleri.

Diğer yandan,
yıllardır geleneksel hale getirdikleri deve güreşler.

Deve güreşleri
denip geçemez, festival havasındaki organizeden sağlanan gelir az buçuk
değildir.

İşte,
Yatağan’ı farklı kılan, halkı apayrı bir konuma büründüren, sağlanan gelirin
kullanıldığı yerdir.

Ve
bu para eğitim adına sarf edilmektedir.

Geçmiş
bir yana Yatağan Meslek Yüksek Okulun eğitim ve öğretime başladığı 8 yıllık
süreçte deve güreşlerinden elde edilen para, kuruşu kuruşuna eğitim adına
harcanmıştır.

Bu süreçte görev
yapan kaymakamlar, Belediye Başkanı H.Haşmet Işık, Yüksekokul Yaptırma ve
Yaşatma Derneği Başkanı Fehmi Özsoy ve Tarcan Oğuz’un başını çektiği kanaat
önderleri, gece gündüz demeden seferber oldular.

Onlar
biliyordu ki, Meslek Yüksek Okulu, gelecekte Yatağan için çok şeyler ifade
edecek.

Öğrenci
sayısının 2000, 3000 sınırının dayanması, eğitim ve kültür yanında, ilçe
ekonomisine hatırı sayılır katkı sağlardı.

İşte
bunun mücadelesini verdi kanaat önderleri.

Ta ki 4 ay
öncesine kadar.

4 ay öncesi
diyorum, bu tarihten itibaren yüksekokul inşaatı durmuş vaziyette.

Yüklenici
firmaya taahhüt edilen para ödenemeyince, şu sıra çivi dahi çakılmıyor.

 Hal böyle olunca Başkan Işık ve Fehmi Özsoy,
vatandaşa sitemlerini iletiyor.

Herkes çok güzel
şeyler yapıyorsunuz. Sizleri kutluyorum diyor. Ama iş yardıma gelince kimse
elini cebine atmıyor.

Özsoy’un bu
serzenişlerine destek vermekle birlikte başka Işık diyor ki;

Şartlar ne
olursa olsun Yatağan Meslek Yüksek Okulu inşaatını tamamlayacağız.

***

Gelişmeler bu
noktaya gelince, kendi kendime dedim ki, acaba Yatağan halkı için yanılmış
mıydım?

Her vesileyle,
dayanışmanın en güzel örneğini veren ilçe Yatağan derken, hissi mi
davranmıştım?

Ama
ben yanıldığımı düşünmüyorum.

Bugüne
değin, “ayinesi iştir kişinin lafa
bakılmaz “misali, birlikte hareket etmenin nasıl bir güç oluşturduğunu
ispatlayan halk, kanaat önderlerinin ifadesiyle çekimse iseler, herhalde
ülkenin içinde bulunduğu ekonomik güçlüklerin yarattığı zorluktan olsa gerek.

Yine
de tuzu kuru belde halkının, Yatağan’ın geleceği adına biraz daha destek
vermesi gerekir diye düşünüyorum.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.