YATAĞAN’IN ÇAĞRISINI KULAK TIKAYAMAZSINIZ

Bu haber 22 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 593 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla’ya bağlı ilçeler içerisinde birçok yönüyle dikkat çekenlerin başında Yatağan’ın geldiği, bilmem yadsınır mı?
Çok değil geçtiğimiz çeyrek asırlık sürece bakalım.
Önceden kendi halinde, tarımın ön plana çıkardığı bir yerleşim merkezi idi.
Ya bugün?
Bir taraftan, ülke enerjisinin önemli bir kısmını sağlayan termik santrallerin aynı ilçede konuşlanması.
Buna karşın insan sağlığı ve çevre üzerinde yarattığı olumsuz etki nedeniyle, o gün bugün süren eylemler.
Kimi zaman oldu, sivil toplum kuruluşlarının başı çektiği telin mitingleri, ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetleri ayağa kaldırdı.
Bakıp görüldü, halkın tepkisi her geçen gün artıyor.
Termik santral bacalarına, filtre takmak zorunda kalındı.
Yatağan’ın farklı bir görünüm kazanmasını sağlayan diğer iş kolu mermercilik.
Bugün ilçe merkezi ve havalisinde konuşlanan mermer ocaklarından çıkan madenleri işleyen fabrikalar, onca işçiyi barındıran işletmeler durumunda.
Dolayısıyla her iki sektörün yarattığı sirkülasyon, Yatağan’ın farklı bir konuma sahip olmasının temel nedenidir.
Buna ilçe halkının eğilimi de eklenince, olanlar oldu.
Bugün kim ne derse desin, her türlü aktivitelerin sürdürüldüğü bir yerleşim merkezidir Yatağan.
***
Ancak…
Bütün bu oluşumlar kendiliğinden harekete geçemeyeceklerine göre, “yiğidi öldür hakkını yeme” misali, bir gerçeği hak sahiplerine teslim etmek gerekir.
İlçenin her geçen gün ön plana çıkmasında bazı isimler var ki görmemezlikten gelinemez.
3.dönem belediye başkanlığını üstlenen H. Haşmet Işık, her şey Yatağan için diyebilen bir başkan.
İlçenin menfaatine en küçük bir ışık görse, halkı aydınlatması adına gecesini gündüzüne katıyor.
Hepsi bir yana Muğla Üniversitesine bağlı Yatağan Yüksek Okulu adına sürdürdüğü çabalar, onun nasıl eğilimde olduğunu göstermeye yetip artıyor.
Yatağan adına baş koyanlar sadece Haşmet Işık olsa.
Onun girişimlerine destek veren Yüksekokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Fehmi Özsoy.
30 yılın üzerinde gazetecilik hayatında, ilçeye çok şeyler katan Hüseyin Kocabıyık.
Önce Murat Bekem, daha sonra bayrağı teslim alan sendikacı Süleyman Girgin ve Fatih Erçelik.
Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Süleyman Can.
Esnaf Odaları Başkanı Mustafa Kuzu.
Bu isimler, her hangi bir oluşumun gerçekleşmesi adına kendi çapında taşın altına elini koyanlar.
Ne var ki, Belediye Başkanı Haşmet Işık ve Dernek Başkanı Fehmi Özsoy’un ifadesine göre yeterli değil.
Özellikle yapımı devam eden Meslek Yüksekokulu için her kim olursa olsun, yardım elini uzatmalı.
Bakınız bu konuda nasıl bir çağrı var.
Başkan Işık, Yatağan halkının belirli bir kesiminin yardım elini uzatması her türlü takdirdin ötesinde.
Ama yetmiyor, yetiremiyoruz.
İmkanları daha bir elverenler ile termik santral bünyesinde çalışanların da yardım elini uzatmaları gerekir.
Yüksekokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Fehmi Özsoy’un çağrısı ise daha farklı kesime.
Onun isteği, Muğla merkez olmak üzere Yatağan dışından yaşayanların da yüksekokul adına yardımcı olmaları, ahte vefa örneği olacaktır.
***
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
Adı geçen kişilerin çabası ne için?
Bu ülkenin, çağdaş düzeye erişmesinde olmazsa olmaz koşul kabul edilen eğitim ve öğrenim adına.
Bu tür eğitim kurumlarından birinin temeli Yatağan’da atıldığına göre, tamamlanması noktasında yardımcı olunması, ilçede doğmuş olmakla birlikte, rızkını sağlayanların borcu olduğuna inanıyorum.
Öyleyse her kim olursa olsun, yüksekokul yapımı için ön ayak olanların çağrısına kulak tıkayamaz.
En azından tıkamaması gerekir.
Değilse ben Yatağan’lıyım, rızkımı sağlayan ilçe burası demenin ne anlamı kalır?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.