YATAĞAN’DAN YİNE AYNI DUYARLILIK

Bu haber 13 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.029 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hamle Medya Grubuyla birlikte olduğum 20 senelik süreçte bir gerçeğin altını çizdim.
Hem de defalarca.
Dedim ki, Muğla’ya bağlı yerleşim birimleri içerisinde her yönden en fazla atılım içerisinde olan ilçe merkezi Yatağan.
Bu afaki bir yaklaşım değil, bizatihi gözlemlere dayanan bir olguydu.
Üstelik sade ben değil bu konuda kalem oynatan pek çok gazeteci arkadaşım da aynı görüşün sahibiydi.
Onlarda her alandaki önemli gelişmeleri kişisel görüşleri olarak belirttiler.
Kısaca, Yatağan’ın hakkını teslim etmekten çekinmediler.
***
Peki Yatağan’ı farklı kılan ayrıntılar neydi?
Bu ilçe, gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alıyordu ki, böylesine bir payenin sahibi oldu?
Bir kere ilçe halkının her alanda bir dayanışma içerisinde olduğu gün gibi aşikardı.
Hele buna Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve tüm sivil toplum örgütlerinin takdire şayan yaklaşımları eklenince, aksini düşünmek haksızlık olurdu.
Hangi birinden dem vurayım?
Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve tüm sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği bir etkinliğe katılımın tam olmasından mı?
Bu bağlamda çoğu kez tanık olduğumuz, 7 den 70’e belde halkının elinden geldiğince destek verdiği.
Çorbada bizim de tuzumuz olsun yaklaşımı sergiledikleri.
Nice zamandır Yatağan Ekonomisine çok şeyler katmasına karşın, belirli bir süreçte halkın sağlığını tehdit eder noktaya gelen Termik Santral adına verilen mücadele.
Öyle ki, santral bacalarına takılması olmazsa olmaz olarak görülen desülfrizasyon ünitesinin yapımı için amansız girişimlerde bulundular.
Değil mi ki asıl olan halkın sağlığıydı.
Öyleyse, mutlaka bu ünite bacaya takılmalı dediler ve taktırdılar.
Eğer bugün, aynı santralin yarattığı sıkıntı günümüzde yok denecek düzeye inmişse, bu paye topyekûn Yatağan halkına aittir.
Yatağan’ı farklı kılan temel noktalar bunlarla sınırlı kalmadı.
Belediye Başkanı H. Haşmet Işık’ın öncülüğünde ne yapıp ettiler, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Muğla ziyaretinde, Muğla Üniversitesi bünyesinde Meslek Yüksek Okulu açılmasını sağladılar.
Daha bir önemlisi, aynı yüksek okulun konuşlanacağı önemli büyüklükteki kampus alanını, gözü kapalı yüksek öğretim kurumuna tahsis ettiler.
Şimdi tek beklentileri, Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında belirgin yer edinmesinde olmazsa olmaz kabul edilen eğitim adına, söz konusu kampus alanındaki yapıların biran önce tamamlanması.
Meslek yüksekokulu bünyesine bölgenin imkan ve şartlarıyla örtüşen farklı bölümlerin eklenmesi.
Muğla genelinde konuşlanan birçok yerleşim biriminde, sosyal etkinlikler arasında yer alan Deve Güreşleri her yerde yapılır ama en fazla rağbet gören bu ilçede gerçekleştirilen güreştir.
Bunu sağlayan tümüyle Yatağan halkı olduğuna göre, her halde nasıl bir dayanışma içerisinde oldukları tartışılmazdır.
Geleneksel hale getirilen Kültür ve Sanat Şenliği.
Elbette benzer etkinlikler ülkemizin her bir köşesinde gerçekleştirilmektedir.
Ne var ki Yatağan Belediyesi öncülüğünde sergilenen etkinliği diğerlerinden farklı kılan katılımdır.
Eğer, yabancı konuklar dışında belde halkının tamamı aynı etkinliğe gönülden katılıyor.
Birlikteliğin daha bir şenlik içerisinde geçmesi sağlanıyorsa, elbette Yatağan ayrıcalıklıdır.
Emsallerine göre bir adım öne çıkıyor demektir.
Bu arada sanılmasın ki ilçeyi farklı kılan ayrıntılar bunlarla sınırlı.
Daha ilçe bünyesinde gerçekleştirilen nice etkinlikler var ki, arada nasıl bir fark olduğunu fark ettiriyor.
Bunun en bariz göstergelerinden birini, geçtiğimiz Perşembe akşamı tanık olduk.
Yatağan Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı ve GELİ Müessesesinin ortaklaşa düzenlediği iftar sofrası, şahsen Yatağan için dile getirdiğim özelliklerin ne denli yerinde olduğunun göstergesiydi.
Düşünün ki aynı sofra etrafında olmayan kimse yok.
Her dereceden bürokratlar, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve halk.
Bu tablo üzerine dedim ki, Yatağan’ın ayrıcalığı bu olsa gerek.
Aksi düşünülemez.
Böylesine bir topluluğu bir araya getirmek kolay değildir.
Mübarek Ramazanın yüzü suyu hürmetine, böylesine bir duyarlılık gösteren ve de emeği geçenleri yürekten kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.