Yatağan’da kültür turu olur mu? (1)

Bu haber 21 Nisan 2009 - 0:00 'de eklendi ve 938 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunda Yatağan’da termik santralın gölgesinde dinlendim.
Doğrusu ihtiyacım varmış.
Seçimler ve gündelik yaşamın getirdiği stres yormuş…
Bir güzel dinlenip, arındım. Haftaya sıfır kilometre başladım dersem yalan olmaz.
Termik santralın gölgesinde olur mu?
Oluyor. Deneyin…
 
xx           xx           xx
Yatağan Kaymakamı Şehmus Günaydın’ın düzenlediği etkinlikte Eskihisar (Stratonikeia) köy meydanında köy kahvaltısı yaptık. Neredeyse 250 kişi vardık. Köy düğünü gibi…
Muğla’dan yola çıkarken, Kaymakam Günaydın, “basın mensuplarına tanıtım gezisi yaptırtacak herhalde” diye düşünmüştüm.Farklı bir manzara ile karşılaştık. Vali Yardımcıları Recep Yüksel, Faruk Bekarlar, Mestan Yayman, Mehmet Hulisi Kaya, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü, İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Süslü, eşleri ile çoluk çocuk herkes oradaydı. Baba Ocağı dizisinin oyuncuları da…
Bahar serinliğinde, kuş seslerinin arasında, çınar ağaçlarının altında, tarihi ve doğal güzelliklerinin kucaklaştığı dingin ortamda köy kahvaltısı müthişti…
 
xx           xx           xx
Şimdi benim bu yazıyı okuyup, hafta sonunda çoluk çocuk Stratonikeia’ya kahvaltı etmeye gidenler çıkabilir.
Sakın ha…
Aç kalırsınız.
Ama kahvaltılığınızı yanınıza alıp gidebilirsiniz. Veya Eksihisar’dan önce Çaybükü Köyü’nde, Ormancı Türküsü’nün yakılmasına neden olan dramatik olayın yaşandığı Belen Kahvesi’nde de kahvaltı yapabilirsiniz.
 
xx           xx           xx
Kahvaltıda, Bodrum TÜRSAB’dan gelen dostum Neşe Gökbel ile birlikte olduk. “Yatağanlılar hala esniyorlar” dedi. İlk anda anlayamadım. Meğer onca “turizm değerinin” yanında Yatağanlıların yıllardır uyumakta olduklarını kastetmiş.
Haklı.
Yatağanlılar hala esniyorlar.
İyi ki Kaymakam Şehmus Günaydın gibi bir kaymakama sahipler.
Kaymakam Günaydın “esneyen” amirlerden değil!.. Yıllardır termik santralı ve hava kirliliği ile anılan Yatağan’ı tarihi ve doğal çevresi ile tanıtmak için çırpınıyor.
Çabalar sonuç vermeye başlamış.
Ama…
 
xx           xx           xx
Ama sanıyorum çalışmalar bir “proje” çerçevesinde yürütülmüyor.
Ortaya bir proje konulmasında ve Eskihisar Köy Meydanı’nda restore edilen sivil mimarlık örneği kahvelerden birinin hemen hizmete açılmasında yarar var.
Hizmete açılacak köy kahvesinde yeme-içme sorunu çözülebilir.
Plastikten nefret ediyorum. Hele turizm merkezlerinde kullanılmaları hiç hoş değil. O kültürümüzün bir parçası olan  güzelim tahta sandalyeler nerede?!!
Hafta sonu o müthiş kahvaltıyı plastik sandalyelerde oturarak yaptık.
Eğer köy kahvesi açılırda, birileri oraya köy kahvaltısına gelirlerse tahta sandalyelerde oturmalılar…
 
xx           xx           xx
Eskihisar’da doğanın kucağında, tarihin içinde köy kahvaltısı ve gezinin ardından antik Lagina Kenti’ne, yani Turgut Beldesi’ne geçtik. İlk durak Osman Hamdi Bey Evi oldu. Türkiye’nin ilk arkeologu Osman Hamdi Bey’in ünlü “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosunu yaptığı yer olarak gösterilen ev restorasyondan sonra görkemli ve gösterişli bir hale gelmiş.
Turgut Güzelleştirme Derneği Başkanı Ahmet Dalgıç’ın söylediğine göre, Turgutlulardan “Burası meyhane olsun”, “Otel yapalım” diyenler çıkmış ama, Turgutlu halkı yöredeki arkeologlar gibi “Müze yapılmasını” istiyorlar.
Doğrusu da bu. Orada butik otel olursa kim gelir kalır ki?.. Ama müze yapılırsa, zaman içinde otele de, restorana da ihtiyaç olacaktır…
Sonra Hekate Tapınağı’na geçtik. Uluslararası öneme sahip Hekate’de çok yol alınmış. Tapınağın restorasyonu yavaş ta olsa ilerliyor. Tapınağın yanında yeni kazıya başlanmış. Önemli buluntular elde edilmiş. Arkeoloji yönünden zengin bir bölge, gerekli önem verilir, gerekli çalışma sergilenirse, Stratonikeia ve Lagina ikilisi Efes’ten çok turist çekecektir.
 
xx           xx           xx
Programa göre öğle yemeği Bozüyük Pınarbaşı’nda yenilecekti. Öğleden sonra Lagina’daydık. Pınarbaşı’na geldiğimizde zaman günbatımına yakındı. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferinde otağını kurduğu ve o konaklamadan geride kalan eserlerle sicil mimarlık örneği yapıların çoğu, rahmetli Ahmet Yüksel’in belediye başkanlığında hayat bulmuş. Hemen hepsi Baba Ocağı dizisinde mekan olarak kullanılıyor.
Rahmetli Yüksel başkanın en büyük hayali Bozüyük Beldesi’ni bir ‘Kültür Merkezi’ haline getirmekti. Yüksel Başkan’ın ölümü belde için büyük kayıp olmuştu.
Ama Bozüyüklüler şanslı… Yeni Başkan Yaşar Gencel, en az eski başkan kadar duyarlı ve turizmi biliyor.
Bozüyük Pınarbaşı’na geldiğimizde, yorulmuştuk. Orada ulu çınarların altında, pınar şırıltısında alkollü, alkolsüz soğuk bir içecek dünyalara bedel…
 
xx           xx           xx
Kaymakam Günaydın’ın bize yaptırdığı tur turistlere satılır mı?
Bence satılır…
Çünkü Yatağan Kaymakamı ile belediye başkanları el ele vermişler. Heyecan içindeler ve umutlular…
(Yarın devam ederiz…)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.