Yatağan’da Kime Teşekkür Etmeli?

Bu haber 09 Aralık 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.084 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda Vali Amir Çiçek ile kahvaltıda buluştuk. Bu bir tanışma ve fikir alış verişi buluşmasıydı. Pek fikir alış verişi yapıldığı söylenemez. Ama tanıştık… Tanımadığımız ne kadar çok gazeteci varmış. Yerel gazetelerimizde imzasını gördüklerimizin en az iki katıydık!

Niyetim bu gün o kahvaltıdan söz etmek değil. Niyetim Yatağan’dan söz etmek.

Kahvaltıda bir arkadaşımız “Yatağan direnişi de bitti, bakalım ne yazacaksınız?” diye kendince espri yapıyordu. Sanki herkes Yatağan’ı yazmış gibi… (!)

xx        xx        xx

Hamle olarak burnumuzun dibindeki Yatağan’ı görmezden gelmedik. Okurların haber alma özgürlüğü en objektif biçimde gerçekleştirildi.

Bazı yayın organlarının yaptığını yapmadık, bazı yazarların yazdıklarını yazmadık. Olup bitenleri görmezden, duymazdan da gelmedik.

Yatağan işçisinin haklı taleplerini ve kaygılarını “habercilik” çerçevesi içinde kamuoyuna ve muhataplarına duyurmaya çalışırken, “Diren Yatağan Türkiye Seninle” başlığı da atmadık!

Cazgırlık yapmadık…

xx        xx        xx

İşçilerin iş yerlerini terk etmeme kararı aldıklarında polisten, jandarmadan müdahale bekledim… Yılların meslek deneyimi bende bu beklentiye neden oluyordu.

Malum Yatağan baştan beri hep provokasyona açık bir alan oldu. İrili ufaklı sol partilerin hemen hepsi, tüm siyasi akımlar Yatağan’dan nemalandılar. Bazılarına göre devrim Yatağan’dan başlayacaktı. Kimine göre Yatağan sadece işçi sınıfının değil, sosyalizmin kalesi olmuştu.

Yatağan işçisine o kadar çok misyon yüklendi ki… Bu yüzden Sendika Başkanları Süleyman Girgin ve Fatih Erçelik yeni işverenle işçilerin lehinde yaptıkları anlaşmayı bir ‘zafer’ olarak haykırarak kamuoyuna açıklayamadılar. İçinde ‘utanma’ duygusu taşıyan buruk bir sevinçle anlatabildiler.

O anlaşma olmayabilirdi… O çevrelerin gazı ile santral içinde istenmedik olaylar yaşanabilirdi. Mesela kendiliğinden buhar kazanı patlayabilirdi; yangın çıkabilirdi!

Polis, jandarma bu olasılığa karşı müdahalede bulunabilirdi…

Çok şükür bu olmadı…

xx        xx        xx

Hafta sonunda Vali Amir Çiçek ile Muğla basınının kahvaltı buluşmasında Yatağan’da gündeme geldi. Vali Çiçek basınla diyalog içinde olacaklarını anlatırken diyalog konusunda Yatağan’ı örnek verdi. Şöyle dedi:

Yatağan’da hep diyalog oldu. Tarafların masaya oturmasını sabırla bekledik. Güvenliği sağlarken iletişim kurulmasını sağladık. Tahriklere kapılmadık…

Gerçekten de Muğla Emniyeti, Muğla Jandarması beklenmedik biçimde sabırlı davrandı!

Provokasyona gelmediler. Yoksa çok kötü olaylar yaşanabilirdi…

Muğla Emniyetini, Jandarmasını Vali Çiçek şahsında teşekkür ediyoruz.

xx        xx        xx

Ve bereket versin Bereket Enerji yanına polisi, jandarmayı alıp santrala girmeye kalkışmadı!

Yatağan’da yaşanan gerilimli bekleyiş 5 Aralık akşamı anlaşma ile sonuçlandı. Şükürler olsun dedik… Kimsenin burnu kanamadan anlaşmaya varılması sevindiriciydi.

Maden İş ve Tes İş Sendikaları Şube Yönetimleri 30 Kasım gecesi “iş yerlerini terk etmeme” kararı alıp, barikatlar güçlendirildikten sonra Bereket Enerji Üretim A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan SaldanlıBizimle çalışmak isteyenlerle çalışmaya hazırız.” diye açıklamada bulunurken, işçilerin eylemlerinin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirterek şöyle diyordu:

Yanlış anlaşılmadan kaynaklanan sorunun da en kısa sürede çözüleceğine inanıyoruz. Çalışanlar bu süreçte santrali çalıştırmaya özen göstermişlerdir. Aynı özenin sürdürülmesiyle birlikte gereksiz olan hareketlerden kaçınılacağını düşünüyoruz.

Oysa Bereket Enerji 30 Kasım’da santrala ve kömür ocaklarına sahip olmuştu. O nedenle bir anlamda santral ve kömür ocakları işçilerin işgali altındaydı.

Başta Süleyman Girgin ve Fatih Erçelik olmak üzere işçiler suç işlemekteydiler! İsteseydi santral ve kömür ocaklarının yeni sahibi “işgalci” durumuna düşenlerle ilgili suç duyurusunda bulunabilir, güvenlik güçlerinden iş yerlerinin işgalini sonlandırmalarını isteyebilirlerdi.

Bereket Enerji patronlarına teşekkür az kalır. Kendilerini kutluyoruz…

xx        xx        xx

Burada elbette bir teşekkürü de Tes İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ile Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin hak ediyor.

Yatağan’da iş yerlerinin terk edilmemesi kararı uygulanırken, hiçbir kamu malına zarar verilmedi. Enerji üretimine devam edildi.

Oysa “sokağın” beklentisi bu değildi… (!)

Yatağan işçisi bir yandan haklı mücadelesini verirken, bir yandan da “iş yerine” sahip çıktı!

Bu işçi kutlanır…

xx        xx        xx

Tabi Yatağan işçisi iş yerine ilk kez eylem sırasında sahip çıkmadı. Yatağan işçisi iş yerine özelleştirmenin gündeme geldiği günden beri sahip çıkıyor. Bunu üretim artışı ile yarattıkları karlılık ile gösterdiler. Emekli olanların yerine yeni işçi alınmadığı, kalifiye elemanlar emekli olduğu halde üretim çıtasını düşürmediler.

Biz kar eden kuruluşuz, satmayın.” demek istediler… Ama olmadı.

Devlet kadirlerini bilemedi, inşallah Bereket Enerji bilir… Çünkü Bereket Enerji sektörün en karlı kurumunu satın aldı.

Hayırlı olsun… Elbette çalışanlara da hayırlı olmalı… (!)

xx        xx        xx

Görünen o ki çalışanlara da hayırlı olacak. Anlaşma sonunda tarafların imzaladığı protokolde yer alan maddeler bunu gösteriyor. İşte onlardan bazıları:

İşçilere, devir tarihine kadar işlemiş kıdem ve ihbar tazminatları ile birikmiş yıllık izin ücretleri işveren şirket tarafından ödenecek ve işçilerin şirket bünyesinde çalışmaya devam edecek şekilde kazanılmış hakları korunarak iş akitleri yenilenecektir.

Çalışanların iş güvencesi mevcut hakları korunarak mevzuat gereği garanti altına alınacaktır.

İşçiler, haklı ve geçerli neden olmaksızın işten çıkartılmayacaktır.

İşçinin talebi halinde işveren iş akdini fesheder. Fesihle birlikte TİS’den doğan hakların tümü (kıdem, ihbar, izin) nakden öder.

İşletme yöneticilerinin çalışanlar ile barışık kimselerden seçilmesine özen gösterilecektir.

İşyerine zarar verilmemesi, Santral faaliyetlerinin devamı, çalışanların, santralin ve/veya İşverenin zarara uğratılmaması, can ve mal güvenliğinin korunması konusunda üyelerin yasal çerçeve dışına çıkmaması için sendika tarafından uyarılar ve gereği yapılacaktır.

xx        xx        xx

Tabi şimdi herkesin aklında “Ya işveren zaman içinde protokolü bir kenara atarsa?” sorusu var. Ben böyle bir ihtimal görmüyorum. Bir Güney Ege kuruluşu olan Bereket Enerji’nin patronları alışık olmadığımız, farklı bir patron profili çiziyor…

Üstelik Yatağan işçisi “Direniş Çadırı”nı anlaşmanın ardından hemen kaldırmadı!

Sonuç sevindiricidir. Kim ne derse desin verilen mücadelenin sonunda Yatağan işçisinin hakları korunmuş, Bereket Enerji makul davranmıştır.

Sağduyulu davranan Yatağan işçisini, Muğla jandarma ve emniyetini, Bereket Enerjiyi bir kere daha kutluyorum. Umarım sonuç Kemerköy ve Yeniköy’ün patronlarına örnek teşkil eder.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.