Yatağan’da direniş ruhu…

Bu haber 19 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.345 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yatağan’da direniş ruhu hala duruyormuş…
Özelleştirmeye karşı en çok Yatağan’da direnme gösterildi.
Yatağan Termik Santralı ile birlikte Yeniköy ve Gökova (Kemerköy) Termik Santrallerine talip olan çok uluslu konsorsiyumların temsilcileri, aylarca ve hatta yıllarca termik işçilerinin barikatlarını aşamamışlardı.
O Türkiye’ye örnek direnişin sonunda termik santraların özelleştirilmeleri tamamen gündemden kalkmasa da askıya alındı…
Termik işçileri o mücadeleyi elbette kendi başlarına vermediler. Maden işçileri de hemen yanıbaşlarındaydı… Muğla’nın demokratik kitle örgütleri arkalarındaydı…
Ama o direnişin en önünde Erol Soğancı vardı!
 
xx           xx           xx
O günlerde Tes-İş Sendikası Yatağan Şubesi Başkanlığının yanında, TÜRK-İŞ Muğla İl Temsilcisi olan Soğancı, enerji iş kolundaki sendikaların “asi çocuğu” idi.
O “çocuk” termik işçilerinin barikatlarında büyüdü.
Tes-İş Sendikası üyesi termik işçileri ile birlikte büyüdüler. Olgunlaştılar…
Ve kazandılar.
 
xx           xx           xx
Muğla’nın ‘asi çocuğu’ sadece Erol Soğancı değildi. Bir de doğal ve tarihi çevre korunmasının ‘asi kızı’ vardı; Saynur Gelendost…
Rahmetli Gelendost, yıllarca termik santraların kapatılması için mücadele verdi. Termik işçileri ve Yatağanlılar O’nu hiç sevmezlerdi.
Ama…
Termik Santraların özelleştirilmesi gündeme geldiğinde Saynur Gelendost, ‘hasmı’ Erol Soğancı’nın yanındaydı…
Çünkü gerçek hasmın kim olduğunu ikisi de biliyorlardı!
Emeği sömüren de, doğal ve tarihi çevreyi talan eden de aynı değil mi…
 
xx           xx           xx
Yatağan son zamanlarda yine hareketli…
İkinci termik santral ve taşeronlaştırma…
Allah rahmet eylesin, Saynur Gelendost yok… Erol Soğancı da yok… Emekli oldu.
Görünen o ki, Yatağan’ın Turgut Beldesi’ne iki üniteli yeni bir santral daha kurulacak… İşsizlik var… Turgut halkı ikiye bölünmüş. Bu ikinci santral ile Turgut’ta işsiz kalmayacağı savunuluyor.
Merak ediyorum, Turgut Beldesi’nin işsiz gençleri yeni termik santralde iş sahibi olduklarında ‘sendikalı’ olacaklar mı?…
 
xx           xx           xx
Birileri Yatağan’ın Turgut Beldesi’nde sırtlarını iktidara dayayarak, Turgutluları kandırıp ikiye bölüp, karşı karşıya getirerek, santral kurma girişiminde bulunurken, maden işçileri de eylemdeydi…
‘Taşeronlaştırmaya’ karşı…
Oysa taşeronlaştırma, o anlı şanlı barikatların kurulduğu Yatağan Termik Santrali’nde ve öteki santrallerde başlayalı çok oldu!
O ‘barikat çocukları’ Erol Soğancı olmadığı için mi ne özelleştirmeye karşı verdikleri mücadelede elde ettikleri başarıyı,  taşeronlaştırmaya karşı gösteremediler!
Ama…
Maden işçileri başardı.
 
xx           xx           xx
Maden işçilerinin 16 gün süren direnişleri zaferle sonuçlandı.
Yatağan’da termik işçilerinin başlattığı gelenek, maden işçilerine mi geçti ne…
GELİ (Güney Ege Linyitleri İşletmesi) kömür hafriyat alanında ‘patlama işi’ için hizmet alımını uygun buldu. Taşeronlaştırmaya bu günlerde “hizmet alımı” diyorlar!
Ne gariptir, Muğla Belediyesi başta, ’emek en yüce değerdir’ diyen partinin belediyeleri de bu ‘moda’ya uydular, temizlikte, park-bahçe ve fen işlerinde hizmet satın alıyorlar…
Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi üyesi maden işçileri, 19 gün kadar önce Yeniköy Linyitleri İşletmesi önünde ‘direniş çadırı’ kurdular. Patlama işini üstlenen taşeron firma maden işçilerinin direniş çadırını geçip, iş yerine giremedi.
Maden işçileri kazandı.
 
xx           xx           xx
Direniş çadırı sökülürken, aynı zamanda TÜRK-İŞ Muğla İl Temsilcisi olan Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, işçilere şöyle seslendi:
“Müessese Müdürlüğümüzce ‘Patlatma işi’ hizmet alımı uygulamasının  durdurulduğu, net bir ifade ile tarafımıza bildirilmiştir. Haklar ve özgürlükler mücadelesinde nice başarılara imza atmış Milas’ın, Yatağan’ın TKİ işçileri, bir kez daha adınıza layık oldunuz.”
Darısı başta sosyaldemokrat belediyeler olmak üzere, öteki iş yerlerinde çalışan sendikasız işçilerin başına…
Bu günlerde Erol Soğancı ‘başkanı’ aratmayan, Süleyman Girgin başkan şöyle devam etti:
“İçinde bulunduğumuz ağır ekonomik krizden çıkış yalnız ve ancak güçlü kamu kurumları ile mümkün olabiliyor. Başta İngiltere olmak üzere Avrupada Japonya da, Güney ve Güneydoğu  Asya da  ‘kamu girişimciliği’ yeniden  uygulamaya konulmaktadır.
Borç alarak değil, sıcak kara para ile değil, yalnız ve ancak verimli ve kaliteli üretimle geleceğimizi kurtarabiliriz. Türkiyenin kaliteli, yetişkin,yetkin üretici işçi yetiştiren kamu kurumlarının ve işletmelerinin tasfiyesinden vazgeçilmelidir. Kamu işyerlerinin özelleştirilmesinden de.. bu işyerlerindeki taşeronlaştırma dan da vazgeçilmelidir. Emekli olan işçilerin yerine ancak %10 oranında yeni işçi alınacağına dair bakanlar kurulu kararı derhal kaldırılmalıdır. Mücadelemizde çocuklarımız pankartlar taşıdılar… Bizim savunduğumuz şey onların da  geleceğidir. Bir noktaya geldik.. Buradan geri dönmeyiz… Herkes bunu böylece bilsin…”
 
xx           xx           xx
Evet Yatağan’da direniş ruhu hala duruyormuş.
Ah bir de o ruhu Turgut’ta, öteki talan ve sömürü alanlarında görebilsek…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.