YATAĞAN YİNE GÜNDEMDE

Bu haber 22 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 813 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Sanırım Türkiye genelinde konuşlanan ilçe düzeyindeki yerleşim birimleri arasında, Yatağan kadar gündemi meşgul eden, parmakla gösterilecek kadar azdır.
Elbet istim üstünde nice ilçe merkezlerimiz var.
Sahip oldukları konum ve özellikleri itibariyle sık sık kendinden söz ettirirler.
Ne var ki hiç birinin Yatağan İlçesi düzeyinde olduğunu sanmıyorum.
Zira, atsan atılmaz satsan satılmaz noktasında.
Bir tarafta, ülke enerji ihtiyacının önemli bir kısmını sağlamanın ötesinde yöre halkının işsizlik sorununu nispeten giderdiği gerekçesiyle memnun olanlar.
Diğer yanda, asıl olan insan sağlığıdır diyerek karşı çıkanlar.
Eğer aynı santral tüm canlı varlıklar üzerinde olumsuz etki yaratıyorsa, ki zaman zaman bacalardan çıkan kükürt dioksit gazının etkisini yadsımak olası değil.
O takdirde santrale sahip olmuşsunuz ne fayda! diyenler.
Aşağı yukarı çeyrek asrı geçen süre yöre halkı böylesine bir ikilem içerisinde kaldığı için, Yatağan Termik Santral üzerinde yapılan yorumlar öyle bir noktaya geldi ki, bir kalemde hangi anlamda olursa olsun karar vermek gerçekten güç.
Bir yanda, enerji ihtiyacının karşılanması adına santrali çalıştırılmanın olmazsa olmaz koşulu.
Öte yandan, hiçbir şeyin insan sağlığından önemli olmaması.
İşte iki görüşün bunca zaman çarpıştığı yörede, şimdi yeni bir santral daha kurulması girişimleri, adeta işin tuzu biberi oldu dense yeri.
Yapılan açıklamaya göre Yatağan ilçesine bağlı Turgut Beldesinde 2.ci bir termik santral kurulması isteniyor.
Dolayısıyla halk yine ikiye bölünmüş vaziyette.
Bir grup, ekonomik koşulların ağırlığı karşısında, santralin beldeye kazandıracağı katkılarla işsizlik oranının düşeceğini savunuyor.
Diğerleri ise tam tersi bir görüşte.
Bizler yıllardır Yatağan Termik Santralin yarattığı olumsuzluklarla  boğuştuk.
Bugün yörede kanser ve astım hastalığına yakalananlar sayısı hiçte az değil.
Hal böyle iken yeni bir santral girişiminde bulunulması eğilimi, halk sağlığını hiçe saymaktan başkası olamaz.
Konuyla ilgili Turgut Beldesinde ilgili ve yetkililerle birlikte halkın önemli bir kesiminin katıldığı, “çevresel değerlendirme toplantısı”nda, karşılıklı görüşler bu şekildeydi.
Ancak, burada dikkat çeken bir açıklama Av.Nuray Şahbudak’tan geliyor.
Bu nasıl bir ÇED raporudur.
Böyle hazırlık olur mu?
25 yıldır çekmediği acı kalmayan Yatağan halkının önüne 2.santral teklifi getirmek, rant uğruna halkı hiçe saymaktır.
ÇED raporunu hazırlayanlar maden ruhsatı, çimento fabrikası ruhsatı ve termik santral ruhsatını aynı anda alacaklar.
Yani bir taşla 3 kuş vurmanın hesabını yapıyorlar.
Buna karşın ilgililerin açıklaması, halkın endişe etmesine gerek olmadığı türünde.
Onlara göre santral son teknikle kurulacağı için halkın sağlığını tehdit eden hiçbir olumsuzluk olmayacak.
Ardından Turgut Belediye Başkanı Salih Özen;
Beldeye kurulacak termik santralin takipçisi olacağım.
Santral yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre sağlığımızı tehdit eden bir unsur olmayacağı gibi çalışanlar sayısının % 50’lik kısmı belde halkından olacak.
Yine de verilen sözler yerine getirilmezse, bilinsin ki santralin karşısında olurum.
Şimdi doğrusunu söylemek gerekirse, her kim olursa olsun, Turgut beldesinde santral kurulsun veya kurulması deme noktasında değil.
Olamaz, önünde bir Yatağan örneği var.
Ama ülke, dolayısıyla yörenin de enerjiye ihtiyacı var.
Öyleyse takip edilmesi gereken tek yol, santralin tüm canlı varlıklar üzerinde kesinlikle olumsuz etki yaratmayacak şekilde kurulması yanında, tarihi değere haiz yörede konuşlanan eserlere asla zarar verilmemesi.
Ancak bu tür bir garanti verilirse mümkün olur.
Değilse asıl olan, hiç bir şeyin insan sağlığının üzerinde olmadığıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.