Yatağan İhalesi Ertelendi

Bu haber 20 Mayıs 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.128 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı‘nın (ÖİB) 16 Mayıs Cuma günü gerçekleştirmeyi planladığı Muğla Yatağan Termik Santrali ihalesinin açık artırma oturumu Soma‘da meydana gelen maden kazası sebebiyle ileri bir tarihe ertelendi.

Yatağan‘ın yanı sıra Soma Termik Santrali de özelleştirme kapsamında yer alıyor. Soma Santrali için henüz ihale sürecine başlanmadı. İhale için nihai teklifler 30 Nisan’da alınmıştı.

KADER”…

xx        xx        xx

Soma Termik Santrali’ni besleyen maden ocakları daha önce özelleştirildi.

Soma’nın ölüm madeni de 2005 yılında da özelleştirildi ve Soma Holding’e bağlı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye devredildi.

Manisa’nın Soma ilçesinde yaklaşık 15 bin kişi madenlerde çalışmakta. Bunların yaklaşık 12 bini yeraltı çalışanı. 2013 yılında Soma ilçesinde 5 bin iş kazası olmuş ve bu kazaların yüzde 90’ı maden kazaları…

Maden kazalarında genellikle ve nedense (!) yanık yaraları oluşmakta… Buna karşılık Soma Devlet Hastanesi‘nde “yanık ünitesi” bulunmamakta. Yanık yaralılar bu yüzde başka illere sevk edilmek için saatlerce beklerken yaşamlarından olmaktalar.

Soma Holdin’e ait ve resmi verilere göre 301 şehit madencinin mezarı olan ölüm madeninde 18 Ocak 2013 tarihinden buyana 9 kişi yaşamını yitirmiş.

Tehlike “geliyorum” demiş, ama “KADER” işte…

xx        xx        xx

Yatağan’ın ihalesi Soma faciası “sayesinde” ötelendi!

Yatağan’dan sonra sıra Soma’ya gelecek.

Yatağan ihalesi tamamlanmalı mı?

Soma faciasının ardından durup bir kere daha düşünülmeli…

Yatağan’da, Yeniköy’de, Kemerköy’de ve onların elektrik üretebilmesi için kömür üreten havzalarda uzun yıllar (istatistikleri bilmesek de) çok ciddi iş kazaları yaşanmadı.

Eski adları ile TEK’te ve TKİ’de uzun zamandır emekli olanların yerine eleman alınmıyor. Taşeron işçi çalıştırmak tercih ediliyor.

Taşeronlaşma ile birlikte şükürler olsun çok ciddi kaza olmadı, ama münferit kazalar da yaşanmaya başladı.

Peki ya bu santraller ve kömür ocakları özel sektör tarafından işletilmeye başlandığında? Yine “KADER” mi diyeceğiz?

xx        xx        xx

Gerçek şu ki, Soma’daki madenler “Kamu Sektörü” elinde iken sorun yoktu.

Özel sektörün elinde yaralıların hesabını tutan var mı bilmiyorum 301 kişiye mezar oldu.

Üstelik 2013’te yaşanan kazalar adeta “S.O.S” verdiği halde!

Soma faciası akılları başa getirmeli…

Avrupa ülkelerinde özel sektörün elindeki bu tür işletmelerde kazaların yaşanmamasını, çalışanlara “hayvan” muamelesi yapılmamasını sağlayan yasal düzenlemeler ve denetimler olduğu gibi hemen bizde de olmalı.

Olamıyorsa (ki zor) özelleştirme ve taşeronlaşmadan vazgeçilmeli.

Şartsa, başka çare yoksa önce özel sektörümüzü AB standartlarına kavuşturmalıyız!

Olmazsa KADER seni kime şikayet edeyim demeye devam ederiz…

xx        xx        xx

Verilere göre maden kazalarında dünyada birinci, Avrupa’da üçüncüymüşüz. Tüm iş kazalarında ise Avrupa’da birinciymişiz…

Acı olan şu ki; kazalarının yüzde 95’i de önlenebilir iş kazaları…

Soma da önlenebilirdi!

Siz hiç iş kazası nedeniyle hapis yatan birini duydunuz mu?

Ben duymadım…

xx        xx        xx

Yatağan Termik Santralı ile ilgili ihale için nihai teklifler 30 Nisan’da alınmıştı.

Bu arada önceki hafta ihalesi yapılan Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) özelleştirme ihalesine en yüksek teklif yerel kömür üreticilerinden gelmiş. Bunun nedeni, ÇATES’in yerel kömürcüler için taşıdığı önemde gizliymiş. Şayet ÇATES’i başka bir şirket almış ve elektriği ithal kömür yakarak üretmeyi tercih etmiş olsaymış, bölgedeki pek çok kömür madeninin kapısına kilit vurulmuş olacakmış.

İşte bu yüzden bölgedeki yerel kömürcüleri temsilen sürece katılan Demir Madencilik en yüksek teklifle ipi göğüslemiş.

Benim doğru bulduğum “Yerinde özelleştirme” doğrultusunda insanın ilk bakışta iyi olmuş diyesi geliyor…

xx        xx        xx

ÇATES ihalesinde Demir Madencilik’le son ana kadar mücadele eden ise Gediz ve Aydem elektrik dağıtım bölgelerini işleten Bereket Enerji’nin şirketi Elsan olmuş.

Bunun da anlamı gayet açık. Grup, bu iki bölgenin görevli tedarik şirketi olarak, alıcısı hazır bir elektrik için bir baz yük kurulu gücü portföyüne ekleyip ticari açıdan operasyonel gücünü artırma şansını yakalayacaktı.

Olmamış. Ama Yatağan olabilir!

Yatağan Termik Santralı için 30 Nisan’da 6 firma nihai teklif vermişti: Limak İnşaat, Elsan Elektrik, IC İçtaş, Alsim Alarko, Konya Şeker ve Çelikler Taahhüt İnşaat…

Görüldüğü gibi Yatağan’da Elsan Elektrik de var.

Elsan’a sahip olan Bereket Enerji Denizlili… Sanki bizim firmamız gibi… İnsanın Yatağan ille de özelleşecekse Bereket Enerji alsın diyesi geliyor.

xx        xx        xx

Demir Madencilik’in ÇATES’i alarak kapanmaktan kurtardığı bölgenin maden ocakları Soma’dan farklı mı işletiliyor?

Bilmiyoruz. Muhtemelen Soma’dan farklı değillerdir…

Özeleştirme kaçınılmaz ise (ki kaçınılmaz ise kaza da kaçınılmaz) benim gönlüm elbette Bereket Enerji’den yana olacaktır. Hatta keşke Yeniköy ve Kemerköy’e de en fazla teklifi veren IC İçtaş değil de Bereket Enerji olsaydı.

Peki, Bereket Enerji ihaleyi alırsa, Maden-İş ve Tes-İş Sendikalarının bölgedeki varlığını koruyacak mı? Taşeronlaşmaya sırtını çevirip, ILO sözleşmelerine uygun patronluk yapacak mı?

Bilindiği gibi baca gazı arıtma tesisleri santralin ürettiği enerjinin önemli miktarını tüketiyor. Bereket Enerji o enerjiyi satmak için baca gazı arıtma tesislerini çalıştırmaktan vazgeçer mi vazgeçmez mi?

Bu soruların yanıtı olumsuzsa veya olumlu da o olumluluğun garantisi yoksa zarar eden değil, karlı kuruluşlar olan Yatağan santrali ile kömür havzasının özelleştirilmesinin de alemi var mı?

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
A. Deniz 20 Mayıs 2014 / 09:54

Sayın Özcan, Özelleştirmelerzaten böyle yapılıyor… önce zor şartlar sıralanıyor.. ardından da sizin gibi gazeteciler ve kamudaki bazı kişiler tarafından da ya olacaksa bari böyle olsun denilip kamuoyu oluşturuluyor.. madem olacaksa böyle olsun… kötünün en iyisi bu… ekmeklerinden olmasınlar bari… hep bu sözler… bu yaklaşım birçok firma için geçerli… sonra ne iş güvencesi var, ne sosyal güvence… soma’da yaşayanlar mı kurtuldu, yoksa ölenler mi… herkes ekmek paramız eksilmesin diye karşıdakine sahip çıkmıyor. bakın bir örnek dünyaca tanınmış kozmetik firması AVON ailelere katkı sağlıyorum adı altında piyasada binlerce kadını kapı kapı dolaştırarak “kaçak” yani kayıt dışı ürün sattırıyor. kargolar koli koli ürün taşıyorlar… bunun adına da ekonomiye katkı diyorlar… faturası yok, kaydı yok, şimdilik kimsenin sesi çıkmıyor… birinin başına bir olay geldiği zaman bunlara dur diyen yokmu diye bağıracaklar…

reşat öztepe 20 Mayıs 2014 / 14:03

Gocamanım;Kader ile güçlendrimeye çalıoştığınız yazınızı okudum.Kadere ve Kazaya inanmak İmanın altı şartından biridir.Kaza ve Kader bahsini fazla kurcalamamak gerkir.Bahse konu Soma Masdeni ise göz göre göre yapılan ihmaller zincirine de kaza da kader de denemez,denmemelidir.İyiniyrti i
hmale çevirirseniz katliamlar vüxcuda gelebilir.Ayrıca Özelleştirme i
şi ni AB ülkeleri yıllar önce yapmışlar.Biz adeta lafını üretiyoruz.Geçmiştern ders almazsak geleceğe güvenle bakamayız.Bir müsibet bin nasihattan hayırlıdır.neden örtmye çalışırız da araştırılması esnasında hedef değiştirmek isteriz.Galiba sorun burada gibi.sevgi ve saygı.