YAŞ’TA NE OLDU?

Bu haber 07 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 763 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Başlık kışkırtıcı…
Ufaktan ufağa “enformasyon” da kokuyor… Hakikaten YAŞ’ta ne oldu? Başbakan’ın
vetosu ne anlama geliyor? Cumhurbaşkanı neden “Her şey normal, atamalarda sorun
yok” açıklamasını yaptı? Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül garibim niçin
daireler arasında gidip gelmekten helak oldu, kimi ikna etmeye çalıştı? Kara
Kuvvetleri Komutanlığı’na ve akabinde Genelkurmay Başkanlığı’na atanmasına
kesin gözüyle bakılan Orgeneral Hasan Iğsız ne oldu da emekliye sevk edildi?
Daha da önemlisi, Işık Koşaner neden Genelkurmay Başkanlığı’na atanmadı? Size
tüm samimiyetimle söylüyorum ki, YAŞ’ta ne olduğu beni hiç ilgilendirmiyor.
Sizi de ilgilendirmesin. İsveç’teki atamalarla İsveçliler ilgilenmezler.
Danimarkalılar, Genelkurmay Başkanlığı’na atanacak şahsı merak etmezler. İsmini
dahi bilmezler. İngilizler, Kara Kuvvetleri’ne vaziyet edecek kişiyi
tanımazlar, Harekât Dairesi’nden, EDOK’tan, şundan bundan çakmazlar… Hollanda
Yüksek Askeri Şurası’nda çıkacak kriz, Hollanda basınını günlerce meşgul etmez.
Esasında, oralarda kriz filan çıkmaz. Askerler, sivil iradeye tabidir ve sadece
verilen görevi yerine getirirler… Hele “Bu general bizim çocuğumuzdur, onu
sivillere ezdirmeyiz” demeye hiç yeltenmezler… Hangi Paşa’nın daha sert
olduğu, hangisinin görece yumuşak sayıldığı, hangisinin “darbeye yakın”
durduğu, hangisinin “darbeye uzak” kaldığı, hangi yüksek rütbeli subayın önünün
kesilmesi durumunda “demokrasinin kazançlı çıkacağı”, hangi yüksek rütbeli
subayın önünü açılması durumunda hiyerarşinin bozulacağı, EDOK’a kimin
geleceği, Jandarma’dan kimin gideceği, Deniz’den kimin çıkacağı, Hava’da kimin
uçacağı türünden sorunsallar Almanların, Fransızların, Yunanlıların,
Norveçlilerin, İtalyanların gündeminde olmaz… Hiçbiri andıç nedir, muhtıra
nedir, fişleme nedir bilmez… Peki, bizde neden böyle? Şimdi, “Türkiye’nin
özgü koşulları, iç ve dış düşmanımız, coğrafi ve stratejik önemimiz” diye
başlamayalım… Buradan bir yere varamayız. Her ülkenin “özel koşulları”
vardır. Her ülke coğrafi ve stratejik öneme sahiptir ve her ülke en az
diğerleri kadar “kritik süreçlerden” geçmektedir. Bizim farkımız, zihinlerdeki
“militarist tortulardan” henüz kurtulamamış olmamız. Budur. Başka da bir şey
değildir. Bu genelgeçer izahattan sonra gelelim “YAŞ’ta ne oldu?” sorusuna.
Esasında bir şey olmadı. İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na Orgeneral
Hasan Iğsız’ı atamak istiyordu. Başbakan veto etti. Bu vetoya içerleyen Başbuğ,
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yeni bir isim önermeyince, Genelkurmay Başkanlığı’na
atama yapılamadı. Bundan sonra ne olur? Kilit pozisyonunu koruyan Orgeneral
Başbuğ ya Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yeni bir isim önerir… Ya yeni bir
isim önermeden görev süresinin dolmasını bekler (ki, “fiili durum” yaratmış
olacağı için bunu göze alamayabilir…) Ya “Ben bu işi beceremedim, istediğim
kişilerin atamasını sağlayamadım” deyip istifa yolunu seçer… Ya da görev
süresinin dolmasına az bir zaman kala (rencide edilmeden) üçlü kararnameyle
görevden alınır… Herhalde böyle olur. Siz “Kriz var, öldük, mahvolduk”
diyenlere kulak asmayın. Kriz filan yok. İnisiyatif siyasi iradede ve olması
gerekenler oluyor.

AHMET KEKEÇ/STAR GAZETESİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.