Yaşanacak Bir Türkiye (II)

Bu haber 14 Mayıs 2015 - 1:08 'de eklendi ve 927 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 7 Haziran seçimlerine yönelik olarak Muğla mitinginde altını çizdiği ayrıntıların bazılarını kaleme almıştım.

Aslında gündeme getirdiği ve de vatandaş adına umut olan daha birçok vaatleri olmuştu.

İktidar olduğumuzda ne yapıp edip, işsizliği çözeceğiz.

Bunun için her türlü programımız hazır.

Yeter ki vatandaşımız bana 4 sene için iktidar olma şansını tanısın.

Kılıçdaroğlu’nun iddialı sözler ettiğinden de dem vurmuştum.

İşte bunun teyidi.

1500 TL yapacağımız asgari ücretten vergi almayacağız.

Üretici kesimine her türlü teşviki vereceğiz.

***

İş başındaki Ak Parti Hükümetinin bir kısım uygulamalarından dem vuran Kılıçdaroğlu;

Bunlarda vicdan yok.

Oysa biz üreteceğiz ve hakça bölüşeceğiz.

Mutlak surette, işlerlik kazanan demokrasiyi getireceğiz.

Bu kez gerçekten dikkat çeken bir ayrıntının altının çiziyor.

Milletvekili maaşını keseceğim. Asgari ücretliye vereceğim.

İşte bu hususun kolay gerçekleşeceğini sanmak olası değil.

Asgari üçeri artırabilir ama partisine mensup milletvekilleri dahi maaş kesimine rıza göstermeyeceklerdir.

Bir iddialı açıklama daha yapıyor.

Bu ülkede huzur ve barışı sağlayacağız.

Yoksulluğu tarihe gömeceğiz.

Üreteceğiz ve hakça bölüşeceğiz.

Zira ülkemizde 17 milyon yoksul var.

7 milyon işsiz var.

Ardından hükümete yönelik bir eleştiride daha bulunuyor.

Suriye’li ye 5 milyar dolar var, insanımıza yok.

Oysa önce kendi insanımızın karnını doyurmak durumundayız.

Şüphesiz bunlar kulağa hoş gelen açıklamalar.

Ne var ki önemli olan gerçekleştirilmesi.

CHP genel başkanı vaatlerini yerine getirebilir mi? bağlamında.

***

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonuna doğru, daha iddialı açıklamaların sahibi oluyor.

Vatandaşımızı borç batağından kurtaracağız.

Yanı sıra borcunun % 80’nini sileceğiz.

İster istemez düşünüyorsunuz.

Gerçekten bunu yapabilir mi?

Zira bir çırpıda gerçekleştirilecek bir yaklaşım olmaktan oldukça uzak.

Size hizmet etmek istiyorum.

Yaşanacak Türkiye’nin yolunu açacağım.

Şayet bana hükümet olma fırsatı verilirse, halkımıza her kuruşun hesabını vermek şiarım olacaktır.

***

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidar olmaları halinde nasıl bir yol izleyeceklerini vurgularken, hükümetin uygulamalarından hareketle diyor ki;

Turizm adına koylarımızı mutlak surette koruyacağız.

Şüphesiz bunları söylerken, hükümetin bir takım koylar üzerinde hiçte tasvip görmeyen uygulamalarına değiniyor.

Kapanan beldeler adına referandum yapacağız.

Vatandaşın onay vermesi halinde kapatılan beldeler yeniden işlerlik kazandırılacak.

Bu konuda yetki halkın olacak.

***

Kılıçdaroğlu konuşmasının sonuna doğru, 7 Haziran seçimlerine yönelik olarak vatandaşın kendisine mutlak surette destek vermesini istiyor.

Bu tür bir destek isterken, huzurlu ve mutlu bir Türkiye yaratacağım yaklaşımından hareket ediyor.

Bu nedenle sizden söz istiyorum.

Bana sadece 4 yıl hükümet olma şansı verilsin.

Türkiye’yi her yönden gelişen dünya ülkeleri arasında yer almasını sağlayacağım.

Bunun için gece gündüz demeden alın teri dökeceğim.

Kılıçdaroğlu’nu bu denli iddialı konuşmaya sevkeden, devletin işleyişini iyi bildiği iddiasıydı.

Zira, geçmişte üstlendiği göreve istinaden konuşuyordu.

Neticede 7 Haziran seçimlerine yönelik olarak Muğla’ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gözlediğimiz kadarıyla mutluydu.

Muğla seçmeninin partisine teveccüh göstereceğinde şüphesi yoktu.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.