Yaşanacak Bir Türkiye (I)

Bu haber 12 Mayıs 2015 - 20:50 'de eklendi ve 864 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta başında 7 Haziran milletvekili seçimleri için Muğla’ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi yaklaşımları üzerine, öylesine altı çizilmesi gereken ayrıntılar var ki!

Hepsinden önemlisi, keşke diyorum.

Keşke yıllar boyu benzer seçimlerde birbirlerine belden aşağı vurarak ortamın daha da gerilmesine neden olan genel başkanlar, Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımları benzeri politika izleselerdi!

Birbirlerine hakaret derecesine varan sözlerle kırıp dökmek yerine, sağduyulu bir yaklaşım sergileselerdi!

Şüphesiz o zaman siyaset daha etik kurallar içerisinde yapılırdı.

Farklı düşüncedeki vatandaşların yaklaşımları dahi, olması gereken ilişkiler türünde olurdu.

Ne var ki, yapamadık!

Seçimleri, adeta muharebe meydanları olarak görüldüğü için veryansın ettiler.

Sonrasında, tabir yerindeyse birbirlerinin yüzüne bakacak durumları kalmadı.

Oysa tam tersi olabilirdi.

Gelişim sürecini tamamlamış nice dünya ülkelerinde gözlendiği gibi seçim döneminde kendilerine yakışan tavır sergilenebilirdi.

Ortaya çıkan sonuç üzerine, halkın iradesi denebilseydi.

Dedim ya yapamadık.

Bize yakışan tutum ve davranışı sergileyemedik.

Bu nedenle dense ki, yıllar boyu siyasi partilerin genel başkanları, birbirlerine karşı düşman kardeşleri oynadılar.

Kesinlikle abartı değil.

***

Buna karşın 7 Haziran milletvekili seçimlerine yönelik olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun örnek teşkil eden yaklaşımlar sergilediği memnuniyetle gözleniyor.

Bu tür bir eğilim içerisinde olduğunu, ulusal bazda yayın yapan medya kuruluşlarından izlediğimiz gibi Muğla mitinginde şahit olduk.

Rakiplerini, usulü dairesinde eleştirmenin dışında, halkın tepkisini çeken sözlerin sahibi olmadı.

Ümit edilir ki bu tür yaklaşımlar, seçime kadar olan süreçte devam eder gider.

***

Peki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu neler söylemişti?

Hangi ayrıntıların üzerinde durdu?

İlk sözü “Yaşanacak bir Türkiye” mitingi için geciktim. Sizlerden özür diliyorum.

Bu yaklaşımı dahi, farklı bir seçim politikası izlemekte olduğunun göstergesiydi.

7 Haziran’da yaşanacak Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz derken barış ve huzur yanında herkesin işi ve aşı olacak yaklaşımı içerisindeydi.

Ancak bu şekilde barış ve huzuru sağlayabiliriz.

Elbette buna kimse itiraz edemezdi.

Barış ve huzurun tesis edilmesi yanında herkesin işi ve aşı olduğu bir ülke halkı daha ne isterdi?

Bugün İsviçre aynı konumdaydı ve yapılan araştırmalara göre en mutlu insanların olduğu ülkeydi.

Bunun üzerine keşke diyorum.

Keşke ülkemiz, Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımları doğrultusunda bir konuma sahip olabilse.

Konuşmasını sürdüren CHP genel başkanı;

Ülkemizde insanca ve hakça bir düzeni kuracağız.

Oysa mevcut hükümet döneminde refah, tabanda değil tavanda toplandı.

Elbette bu yaklaşımlar herkesin kabul ettiği beklentilerdi.

Zaten keşke deyişim bu yüzden.

Sadece Muğla mitingi değil diğer illerdeki birlikteliklerde Kılıçdaroğlu’nun işlediği ana tema, vatandaşın geçimine yönelik olduğu şu yaklaşımları göstermişti.

Bayramlarda emekliye birer maaş ikramiye vereceğiz.

Bunun üzerine mitinge katılan vatandaştan söz almak istiyor.

7 Haziran’da CHP’ye evet diyecek misiniz?

***

Konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, üretim konusuna değiniyor.

Mutlak surette üretimi destekleyeceğiz.

Türkiye’yi doyuranları destekleyeceğiz.

Üreticinin en önemli ihtiyacı olan Mazotu 1,5 TL. yapacağız.

Elbette bu yaklaşım üretici kesimini mutlu kılan bir anlayıştı. Ne var ki vatandaş şüphe ile bakıyor. Buna neden mazotun dışarıdan alınmasıydı.

Bu arada hükümete bir soru yöneltiyor.

Emeğin hakkını veriyor musunuz?

Ben emekten yanayım.

Sen emeğe karşısın!

Ben vatandaştan yanayım.

Sen yandaştan yanasın!

Şüphesiz bu sözler Ak Parti kanadı adına ağır ithamlar içeriyordu.

Ne var ki, siyasetin doğasında bunlar vardı. Hele şimdi olduğu gibi seçim sürecinde iseniz.

(Devamı Var)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.