Yaşam Bir Oyun Değil « Hamle Gazetesi

Yaşam Bir Oyun Değil

Bu haber 27 Kasım 2019 - 8:50 'de eklendi ve 981 kez görüntülendi.
Hafize Nizamoğlu Acarhafize@muglahamle.com.tr

Hafize Nizamoğlu

Bir oyun varmış. Adı; adam asmacaymış. Kısaca bahsedeyim.

Oyunculardan biri aklından bir kelime tutuyor. Diğeri ona verilen tahmin hakkını kullanıp, kelimeyi bulmaya çalışıyor. Her yanlış harf seçiminde çizilecek darağacı ve insan figürü tamamlanıyor. Çizim bitmeden önce tutulan kelime tahmin edilmeli. Oyunun can alıcı noktası bu!

Kolay bir oyun. Çocuklar da biliyor.

Eli kalem tutan herkes oynayabilir.

İnsan-insana oynanıyor ama, adına “adam asmaca” diyorlar. Ben bu oyuna isim olarak “kelime bulmaca” denmesini yeğlerdim. Dar ağacı yerine, kaybedene dört yapraklı bir yonca çizer verirdim.

***

Geçen hafta kanatlanıp gökyüzüne uçan melek Muğlalıydı. Ailesinin gözü gibi bakıp büyüttüğü, okusun diye Isparta’ya gönderdiği Güleda’nın cenazesi geldi Muğla’ya. Çok üzgünüz. Acılı ailesine sabırlar diliyoruz.

***

Her şeye ulaşmanın kolaylaştığı fakat memnun olmanın zorlaştığı bir zamanda yaşıyoruz. Sevgiler, nefretler, aşklar kolay. Para, şöhret sahibi olmak, iflas etmek de kolay. Rezil olmak da nam salmak da… “Kolay bulduğunu kolay kaybedersin” der sevgili babam. Yıllar geçse de değişmeyecek gerçeklerden biri bu söz olacak galiba benim için. Kabul ederseniz eğer sizler için de…

Kolay kazanımlar ya da kayıplar, elbette çağın gerekleri bizler için. Böyle olmasında şaşılacak bir durum yok diyebilirsiniz. Fakat kaybedilen bir can ise şaşırmak bile yetersiz kalıyor.

Güleda ve nicelerinin canlarının yaratan tarafından değil de bir kişi ya da kişiler tarafından alınması şaşılacak, utanılacak, kahronulacak en çok da üzerinde düşünülecek bir durum olmalı.

Düşünüp bir şeyler yapılmalı.

Yalnızca kınayarak anlatılacak kadar basit değil. Yaşadığımız bir toplumsal vehamet. Sosyal medyada dolaşan “oğlan anne-babalarına nasihatler” kadar da basit değil bu durum. Dünyada kadınlar, erkekler, trans bireyler hep bir arada yaşıyoruz. Dolayısıyla hepimiz insan olmanın mükemmel ayrıcalığını yaşayabileceğimiz bir hayat hayaliyle elimizi taşın altına koymalıyız diye düşünüyorum. Başlangıcımız; nasıl insan olunur? Nasıl insan gibi yaşanır? Olmalı.

Okul öncesi ve ilkokul öğrenimini tam da bu yüzden çok önemsiyorum. Çünkü yavruların cinsiyetlerini fark ettikleri yıllara denk geliyor. Cinsiyetle birlikte cinslerini de anlatmalıyız onlara. “İnsan olmaktan” daha çok bahsetmeliyiz. Eğitimcilerin seminerlerine de konu olmalı bu bence.  Akademik takvimde yeterli zaman mı var? dediğinizi duyar gibiyim…

Akademik bilgi elbette önemli. Fakat, insan doktor olmak, insan mühendis olmak, insan öğretmen olmak çok daha önemli ki insan fotoğrafçılar yetişebilsin.. Öldürülmesin…

Sırf otizmli diye günahsız bir yavruyu ve ailesini yuhalayan anne-baba olmaktansa insan anne-baba olmak daha önemli.

Sosyal medya hesabından otizimli yavruyu yuhalayanları yuhalayıp, sözde duyarlılığıyla kendini kandırdıktan sonra, kendi yavrusundan daha fazla yaramaz bulduğu bir başka yavruyu okuldan uzaklaştırma çabasında olan samimiyetsiz ebeveyn olmaktansa, samimi insan ebeveyn olmak daha anlamlı.

***

Yaşam bir oyun. Bizler de oyuncuyuz. Oyunu kuralına göre oynamalı filan deyip noktalamayı isterdim ama yaşananlar bu kadar düz bakmama engel oluyor maalesef. Yaşam bir oyun değil. İlle de oyun olsun derseniz adını “adam asmaca” koymayalım.  O oyunun “can alıcı noktası” var. Gelin bizim oyunlarımız can almasın. Can suyu olsun yavrulara…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.