Yaşam bataryamız…

Bu haber 25 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 837 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

 
Yaşlanmak kaçınılmaz bir son mu dur?
Yaşlanma hızımızı düşürmek elimizde midir?
Benzeri bir sürü soru  merak ediliyor…
Neden yaşlanıyoruz sorusunu ön plana çıkarınca, diğer kavramlarda anlamlı şekilde yerine oturmuş olacaktır…
Acaba neden yaşlanıyoruz??
Yaşama merhaba derken hepimizin üzerimizde taşıdığımız bir kullanım bataryamız var…
Bu bataryayı nasıl kullandığız çok önemli.. Eğer ki kötü enerjili, ani patlayan, öfke seli yarattırsak, stres yönetiminde başarısız, hep olgu ve olayları karamsar  olumsuz çerçeve ile analiz edersek bataryamızı hızla sıfıra götürürüz…
Yalnızca bu saydıklarım değil tabi ki de.. Sigara içmek, (dumansız hava sahasını koşulsuz destekliyorum..) alkol kullanmak, radyasyona maruz kalmak, manyetik dalgalar, çevre kirliliği, güvenli gıdaya erişememek, doğru beslenme yapmamak, düzensiz uyku ve yaşam şekli, gibi faktörler  hızlı yaşlanmamızda etken…
Yaşlanma ve bunun için oluşmuş önemli bir pazarlama sektörü var.. Besin destekleri, vitamin takviyeleri, önemli bir paya sahipler..
Pazarlaması yapılan bu ürünler, kimi zaman, bilinçsiz tüketici sağlığını olumsuz etkilemekte.. Tarım ve Sağlık Bakanlığı alanlarına giren ruhsatlanmalarda da bazen karmaşalar olmakta ve sonrasında da bir çok ürün toplatılmakta..
İnsan sağlığı açısında çok önemli hususlar… Ama!! Bu ürünleri kullanırken çok bilinçli olalım!!!
Yaşlanma dedikte, her birey diğer insanlardan farklı. Yaşlanma hızlarımızda farklı.. Çünkü hepimizin genetik kodları ve şifreleri farklı.. Elbette maruz kaldığımız çevresel faktörler de  farklı… Geçirdiğimiz hastalıklar ve bunlarla başa çıkabilme kabiliyetlerimizde farklı..
Bireydeki biyolojik, psikoloji olduğu kadar sosyal anlamdaki değişiklikler yaşam sürelerine ve yaşlanma hızına etki etmektedir ve bu hususlar göz ardı edilmemelidir..
Genç kalmak bir sanat ve sağlık bilgi düzeyimiz arttırdıkça, doğru davranışları hayatımıza kattıkça yaşlanma hızımız düşecektir..
Genç kalma sanatının temel taşları sağlıklı beslenmek, fazla kilolardan arınmak, aktif yaşamak, stresten korunmak, serbest radikallerden korunmak, bağışıklık sistemini güçlü  tutmak ve hormon üretimini desteklemektir. Bir de dünyadaki en önemli faktör hayatımıza koşulsuz sevgiyi katabilmek..
Saydıklarımızın  hepsini dinamik bir şekilde sağladık mı yaşlanmaktan korkmamalıyız…
Ülkemizde 4 mevsim çok güzel yaşanmakta.. İlimiz de tüm bu güzellikleri en güzel yaşatan illerden birisi… Tabi ki de coğrafi yapısından dolayı.. Deniz, güneş muhteşem… Her şey bu kadarda masum değil… Güneşte en fazla foto yaşlanma yapan etkenlerden birisi..
Mevsimin yaz olmasından ve güneşe en fazla maruz kaldığımızdan dolayı, vücudumuzun en büyük organı olan derimiz, yani dışarıya açılan penceremiz tüm vücudumuzu ve onun içindeki sistemleri korur.
Güneş ışınları gibi çevre faktörlerine karşı cildimizi korumak çok önemlidir. Güneşin ultraviyole ışınları cildimizi sadece cilt hücrelerimizdeki elastini tahrip ederek ve kırışıklıkları arttırarak yaşlandırmaz, derinizdeki kromozomlara da zarar verir…
Bu zarar, cilt bozukluklarına ve hayati tehlike yaratabilecek cilt kanserine neden olabilir. Cildinizi korumak ve cildinizi yaşlandırabilecek güneş ışınlarıyla ilgili problemlere karşı korumak için güneş ışınlarının dik olduğu saatlerde güneşlenmemek, şapka kullanmak, güneş koruyucu kremler sürmek önemli…
Hatta sürekli bol bol sıvı tüketimi, cildimizin men oranını arttırır ve daha az kırışıklık oluşur…
Unutmuyoruz ki güneş dost olduğu kadar, en fazla yaşlandıranda bir düşmandır da…
Yaşlanmak kaçınılmaz bir son… Fakat, sırtımızdaki hayat bataryamızı nasıl kullanıp da, daha sağlıklı ve kaliteli uzatabileceğinizi keşfettiğimiz an, yıllar bizim olacaktır…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.