Yasa Cevaz Vermiyor Dendi

Bu haber 07 Temmuz 2014 - 0:47 'de eklendi ve 760 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra dost meclislerinde pek çok konu konuşuluyor.

Zaten Mübarek Ramazanın özelliği bu değil mi?

Yıllarca büyüklerimizden ramazan hikâyeleri dinledik.

Hem de ballandıra, ballandıra.

Elbette bugünde insanımız bir araya gelerek muhabbet ediyor.

Eskiden olduğu gibi olmasa da yine ramazanın özüne uygun değişik yerlerde meclisler kuruluyor.

Ne var ki bu defa farklı.

Farklılığı yaratan da bir kıraathane.

Yani Ankaralının Kahvesi.

Burası, çoğu kez kaleme aldığım gibi, mutat günlerin ötesinde, özellikle mübarek ramazanda daha farklı bir çehreye bürünürdü.

Her eğilimden insanımız, özellikle teravih namazından sonra buraya gelir.

Bir büyüğün etrafından toplananlar, yaşanmış hikâyeler, günlük politik gelişmeleri dinlerken 3-5 bardak meşhur Ankaralının çayını içerlerdi.

Bazılarımız da değişik oyunlar oynardı.

Hem de sahur topunun atılmasına yakın zamana kadar.

***

Aynı mekânın özelliği bu kadar olsaydı.

Yıllarca, gerek iftar zamanı, özellikle sahur vaktinde kimlerle bir arada olunmadı!

Ankaralının kahvesi müdavimleri, ramazanın özüne uygun olarak, bir arada olma geleneğini sürdürmek için her kesimden insanımızla birlikte oldular.

İlin Mülki amirleri olmak üzere Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü ve yardımcıları, Muğla milletvekilleri ve birçok belediye başkanı, aynı meclisin etrafındı toplandılar.

Günümüz Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr.Osman Gürün ve başkan vekili Yavuz Kayı, aynı birlikteliğe katılanlar arasındaydı.

İl Emniyet Müdürü ve bir kısım kurum amirleri de ramazan ayı birlikteliğe katılan yöneticilerdi.

Kısaca, yıllar boyu Ankara’lının Kahvesi, mübarek ayda farklı bir çehreye bürünürdü.

Farklılığı yaratan da belirttiğim şekilde ilimizi temsil eden siyasiler, yönetenler ve de değişik kurum kuruluşların temsilcileriydi.

***

Aslında yıllar itibariyle, böylesine özellik arzeden birlikteliği kaleme aldım.

Hem de her yıl.

Buna neden, bu ilde konuşlanan kurum, kuruluş ve siyasi teşekküllerin Muğla öngörüleriydi.

Tabir yerindeyse, Muğla adına bir çivi çakmak için ne yapılması gerektiğiydi.

Kısacaa asıl amaç, mübarek ramazanın bize yüklediği bir arada olunuz vecibesinden hareketle, sohbet etmek yanında ilin sorunlarıydı.

Ne büyük mutluluktur ki, aynı mecliste gündeme getirilen birçok konu bugün hayata geçirilmiş vaziyette.

İşte böylesine bir mekandı Ankaralının Kahvesi

Yıllar boyu dostlukların daha bir pekiştiği, nereden bakarsanız bakınız çeyrek asırlık süreçte, bir gün dahi olsun hırgür çıkmayan, müstesna bir yerdi.

***

Şimdi bilmeyenler haklı olarak şunu diyebilir.

Anlattıklarınızdan sanki her şey geride kalmış gibi.

Kahveye bir şey mi oldu?

Veya dostluklar sona mı erdi?

Dostluklara hiç bir şey olmadı.

Olmazda.

Ama olan, söz konusu mekana oldu.

Zira bugün Ankaralının kahvesi diye bir yer yok.

Dahası, sözde yürürlükteki yasa! engel teşkil etti.

Yasaya göre, bu tür mekanlar ruhsata tabi olduğu için belediyenin izni tahtında işletmeye açılabilir.

Şayet kahvehanenin işletilmesinde kişiler bazında değişiklik olursa, yeni ruhsat alınması gerekir.

İşte yasa cevaz vermediği için ne olduysa oldu.

Yeni ruhsat alımı için başvurulduğunda, 2 büyük engel var dendi.

Birincisi yakınındaki cami.

İkincisi bitişiğindeki kreş.

Oysa ayrı kreş daha dün konuşlanmıştı!

Bu halde ruhsat verilemez denince, yarım asrın üzerindeki kahve, bir yerde tarihe karışmış oldu.

Böylelikle, halkın kıraathane algısından uzak bir mekan, dahası nice dost meclislerinin kurulduğu, her mevki ve eğilimden kişilerin rahatlıkla gelebildiği bir yer, yoruma açık bir mevzuatın kurbanı oldu dense yeridir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.