Yargı meydan savaşları

Bu haber 04 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 762 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Ergenekon
davası, evet asrın davasıdır. Bu dava, vesayet sisteminden demokrasiye
geçebilme davasıdır. Bu davanın, sağlıklı bir zeminde yürümesi çok önemlidir.

Vesayetin
güç merkezleri, davayı sulandırmak, bulandırmak, ortada bırakmak, başka
taraflara çekmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Direnebilecekleri kadar
direniyorlar. En büyük direnç de yüksek yargıdan geliyor. Davaya bakan
savcılar, hâkimler baskı altına alınıyor, yıpratılmaya, yıldırılmaya çalışılıyor.
Geçtiğimiz yaz kararnamesinde HSYK’da yapılan tasfiye çabalarını unutmadık.
Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın operasyonları, işte mercek altında. En son
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nce, daha mahkeme devam ederken 9 hâkime, Mehmet
Haberal’ı tahliye etmedikleri için verilen para cezaları… İstanbul’da
Ergenekon davasına bakan mahkemenin başkanına yönelik, bayan avukat tuzağı ile
yapılan tehditler, şantajlar… Yargı cephesinde adeta meydan savaşları
yapılıyor. Çünkü vesayetçiler, hâkimiyetlerini, mevzilerini, güçlerini
kaybetmek istemiyorlar. İşte tam burada, demokrasi cephesinin çok dikkatli,
temkinli, sağduyulu ve makul olması gerekiyor. Demokratlar olarak biz evet,
ülkemizin refah, huzur ve barış içinde yaşamasını ileri bir demokraside
görüyoruz. Demokrasinin, insanımızın gelir seviyesini artırırken, sosyal
güvencelerini sağlarken, aynı zamanda devletimizi de, silahlı kuvvetlerimizi de
güçlendireceğine inanıyoruz. Güçlü bir ekonomi, ileri bir demokrasi, aynı
zamanda güçlü ve modern bir silahlı kuvvetler demektir. Bu açıdan bütün
demokratların, bu ülkede hukukun üstünlüğünü ve özgürlükleri savunan samimi
herkesin, Ergenekon davasında teenni ile hareket etmesi, sağduyudan ayrılmaması
gerekir. Öyle bir hassasiyet içinde olunmalıdır ki, bu davanın, bir hesaplaşmaya
dönüştüğünü iddia edenlere asla koz verilmemelidir. Öylesine titiz, öylesine
hakkaniyetli davranılmalı ki, bu davanın, “AK Parti, rakiplerini tasfiye
ediyor” diyenlerin saptırmaları, havada kalmalıdır. Sapla samanın
karıştırılmaması için azami dikkat gösterilmelidir. Hele medyadaki hassasiyet
çok önemlidir. Ergenekon dostları, yargı sürecini etkilemek için her türlü
oyunu, tezviratı sergileseler de, psikolojik harbin bütün enstrümanlarını
kullansalar da, hakikatin ortaya çıkmasından yana olanlar, yarın beraat edecek
olan insanlara, zerre miktarı çamur sıçramamasına özen göstermelidirler.
Ergenekon dostları, mahkeme sürecini provoke etmek için beşinci kol
faaliyetlerini çok önemsiyorlar. Emniyet aşamasında, yargı aşamasında, davanın
ciddiyetini bozmak için bilgi kirlenmesinden tutun, yanlış adımlara sevk etmeye
kadar, bir yığın beşinci kol faaliyeti yürütülebilir. Bu da, emniyet
görevlilerinin, savcı ve hâkimlerin çok dikkatli olmalarını gerektiriyor.
Yasalara uyma konusundaki hassasiyet, en küçük hataya bile düşmeme titizliliği,
bugün hayatî bir önem taşıyor. Birlikte çalışılan insanların devletten değil,
adaletten yana olup olmadıkları, güvenilirliği, Ergenekon hamisi yapılanmalara
bulaşıp bulaşmadıkları hususları da çok önemli. Çünkü her an bir tuzağın içine
itilerek, yargılama sürecinin tökezletilmesi ihtimali var. Yeri gelmişken bir
konuya daha değinelim. Ergenekon davasını mecrasından saptırıp,
demokratikleşmeyi akamete uğratacaklarını düşünenler, kötü yanılıyorlar. Bu
dava yarım kalmayacak. Bu ülkede hakikate uyanan vicdanlar, er ya da geç
devreye girecekler. Ordu içindeki cuntacıların varlığının gerçek olduğunu,
asker bilmiyor mu? Durmadan darbe planı yapanların hâlâ bünyede bulundukları
bir gerçek değil mi? Masum talebelerin evlerine silah, patlayıcı koyup sonra da
“Fethullahçı terör örgütü” icat etmeye çalışan vicdansızlardan,
Genelkurmay habersiz olabilir mi? Bunu düşünenlerin, insan bile olamayacağını
söyleyebilen insaf sahipleri yok mu? Elbette vardır. Sadece, önyargıları atıp,
“ülke hepimizin, kavga edecek bir şey yok, yeter bitsin bu
kutuplaşma” diyebilen yürekli insanlara ihtiyacımız var…

HÜSEYİN GÜLERCE

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.