Yanlış Politika

Bu haber 10 Ağustos 2015 - 19:06 'de eklendi ve 4.371 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Çoğu kez gündeme gelse de son günlerde daha bir yer eden bir gelişme var ki, sürpriz değil.

Olamaz.

Yıllarca, benzer gelişmelerle yüz yüze gelindi.

Ne var ki değişen bir şey olmadı.

Aradan geçen bunca süreye karşın, aynı anlayış sürüp gidiyor.

Söz konusu olan insan yaşamı için vazgeçilmez tüketim mallarının, tabir yerindeyse el yakan fiyatları.

Özellikle her geçen gün zam zam üstüne zam bindirilen et fiyatları.

Sakın ola ki basit bir mesele adına görüş belirttiğim sanılmasın.

Bu olay asla sıradan değil.

Olamaz da.

Eğer halkın temel tüketim maddeleri arasında yer almasına karşın fiyatların önü alınamıyorsa!

Zaten halkın belirli bir kesimin daha bir istifade etmesine karşın fiyatlar normalin çok üzerinde rakam içeriyorsa, kim ne derse desin düşündürücüdür.

Dahası, bu bağlamda izlenen politikada tutarsızlık var demektir.

Aksi olsaydı, aynı zamanda bir tarım ülkesi olarak yer eden Türkiye’de tarım, ilişkin olarak  hayvancılığa daha bir önem verilir.

Sonrasında vatandaş bu denli yüksek fiyatla et ve benzeri tüketim mallarını yemek zorunda kalmazdı.

Tabi yiyebiliyorsa!

Zira, sadece bir aylık süreçte fiyatlar 30 TL’den 40 TL’ye yükseldi.

Bu durumda sadece, halkın belirli bir kesimi et ihtiyacını gideriyor demektir.

***

İlişkin olarak şu denebilir.

Bu olay, bu denli konu edilecek kadar önemli mi?

Aslında bu tür bir görüş belirtenler olacağını sanmıyorum.

Yine de benzer yaklaşım içerisinde olanlar çıkarsa, olsa olsa halkın deyimiyle tuzu kuru olanlardır.

Veya dünyadan bihaber olanlar bu tür bir aymazlık içine düşerler.

Değilse, şuan ülkemizin içinde bulunduğu durum üzerine böylesine kayıtsız kalınamaz.

Zira, kısa bir süre içerisinde neredeyse ikiye katlanan fiyatlardan haberdar olurlardı.

Görünen o ki değiller.

Veya temel tüketim malları fiyatlarının daha bir yukarı tırmanması, onları etkilemiyor.

Evet, yalan ve de yanlış değil.

Ne yazık ki bu ülkede, bizim ülkemizde, durmadan artan söz konusu ürünlerin fiyatları yüzünden vatandaşın çok önemli bir kesimi, hayvansal gıdalardan mahrumdur.

Aynı zamanda tarım ülkesi olarak bilinen Türkiye’de bu durum, tam bir açmazdır.

Ne yazık ki bu durum, uygulanan yanlış politikaların sonucudur.

Aksi olsaydı, kesinlikle bugünkü tablo ortaya çıkmazdı.

Kim ne derse desin gözlenen bu olay, ülkemiz adına handikaptır.

Değilse, dünya genelinde her türlü avantaja sahip ülke olarak, modern tarımın tüm kriterleri yerine getirilir.

Dolayısıyla ülkemiz ekonomik bazda, ayakları daha bir yere basan ülke olarak yerini alırdı.

Ama yapamadık.

Türkiye’nin sanayileşme hamlesi yanında bir tarım ülkesi olarak da yer etmesini beceremedik.

Bu yüzden tarım, yıllar boyu üvey evlat muamelesi gördü.

Oysa tam tersi olmalıydı.

Ülkemizin sahip olduğu koşullar tarım için ideal kriterler olduğuna göre bu bağlamda adından söz ettiren ülke olabilirdik.

Bu kadarda değil.

Şayet yıllardan bu yana bu tür bir politika izlenmiş olsaydı, ekonomik bazda rahatlıkla ayakları üzerinde duran ülke olarak yerimizi alırdık.

Ve de dünya ülkeleri arasında daha saygın yerimiz olurdu.

Kısaca, insanlığın en temel ihtiyaç maddelerinin fazlasıyla üretildiği ülke olabilseydik, bugün için sahte yakınlık gösteren ülkelerin bakış açıları çok daha farklı olurdu.

Çok daha saygın bir ülke olarak yerimizi alırdık.

Ne var ki izlenen yanlış politikalar sonucu, ne modern tarımın koşulları tam olarak yerine getirildi.

Ne de, sayıları 200’ü geçen ülkeler arasında hak ettiğimiz değere ulaşabildik.

Bunca yıl izlenen yanlış tarım politikaları sonucu, kimi zaman hem varlık içerisinde yokluk çekiyoruz.

Hem de tarım adına istenen koşulları yerine getirebiliyoruz.

Buna karşın yanlış politikadan vazgeçip, dünya nüfusunun temel ihtiyaçları arasında tarım ürünlerinin vazgeçilmez olduğu bilinciyle hareket edebilir miyiz?

Bekleyip göreceğiz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.