“Yanındayım Osman Gürün”

Bu haber 12 Aralık 2017 - 1:30 'de eklendi ve 1.856 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Zaman zaman bana hangi köşe yazarını okuduğum sorulur. Eğer merak edilen yerel yazarlar ise, son zamanlarda “Kemal Özcan”ın tiryakisiyim. Farkındayım, “O da kim?” diyenleriniz vardır.

Kendisi herhangi bir yerel gazetede yazmıyor. Yazılarını facebook hesabında paylaşıyor.

Kemal Özcan, Yatağan Termik Santralı işçilerinden biri… Tes-İş Sendikası Yatağan Şubesi Teşkilatlanma Sekreteri… Kemal Özcan okunuyor. Bende okuyorum. Önceki günkü “Bakalım Ceketi Kim Asacak?” başlıklı yazısında şöyle demiş:

Muğla gündemi bu günlerde çok sığ politik tartışmalara maruz kalıyor. Aynı partinin içinde sanki gizliden gizliye siyasi bir hesaplaşma yaşanıyor. Bir yanda Mehmet Kocadon’cular, diğer yanda Osman Gürün’cüler. CHP nasıl olsa Muğla Büyükşehir belediye başkanlığını kesin alacak ya,

önemli olan ne yapıp edip o ceketi oraya asmak. Ve bunun için ellerinden ne geliyorsa yapmak, yapamıyorsan engel olmak.

 

xx        xx        xx

Kemal Özcan, Şanlıurfa örneğinin kimseye ders olmamış olmasına dikkat çekerek şöyle devam etmiş:

Şanlıurfa milletvekilleri anlaşamadıkları Eşref Fakıbaba’nın AKP’den aday gösterilmesini engellemişlerdi. Hatta ‘ceketimizi assak yüzde 70 oy alırız’ demişlerdi. Tayyip Erdoğan’ın mitinginde ‘cekete oy yok’ pankartları asılmıştı. Fakıbaba bağımsız aday olarak girdiği seçimlerde açık ara oyla kazanmıştı. Ceket kavgasını Fakıbaba kazanmıştı. Evet aslında Muğla gibi seçimi garanti olan kentlerde, siyasi rekabet bir ceket kavgasından öteye geçmez…

Bugün 12 Aralık Salı… Yarından sonra CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Muğla’da olacak.

Bakalım köy meydanına mı olur, köy odasına mı olur, nereye kimin ceketini asacak?

Gerçi İl Başkanı Mürsel AlbanAnkara’nın muhtarlar toplantısından haberi yok.” diye açıklamada bulundu, ama Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon bu ‘ceket kavgasında’ bir adım öne geçmişti…

Tam da bu sırada Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün bir açıklama yaptı, öyle bir adım değil, üç beş adım öne geçti… En önde gelen muhalifi Hüseyin Anıl bile kendisine sahip çıktı… (!)

 

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün açıklaması cumartesi günü önce basına, sonra sosyal medyaya bomba gibi düştü. Gazeteler “Ataşehir’in ardından Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne de müfettiş görevlendirildi” diye haber verirken, sosyal medyada “Osman Gürün’ü yedirmeyiz” kampanyaları başlatıldı.

Sanki ilk kez müfettiş geliyordu!

Başkan Gürün açıklama yapmış da değil. Gazeteci sormuş, O kısa bir açıklama yapmış. Açıklama bazılarında “İçişleri Bakanlığı’ndan 2 müfettiş, Pazartesi günü belediyemize gelerek denetim yapacak. Bugüne kadar birçok kez denetim geçirdik. Kapımız herkese açık. Anlımız ak, başımız dik. Yasalara uygun görevimizi yürütüyoruz. Hiçbir şikayet olmadığı halde sürekli denetim yapılması bizim açımızdan manidar” diye yer aldı.

Sosyal medya kampanyalarında da bu ifade kullanıldı.

AK Partililer Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni ele geçirmek istiyormuş!

Bu paylaşım ve paylaşımlara güldüm. Çünkü AK Partinin Muğla Büyükşehir Belediyesi‘ni almak için görünen ne adayı var, ne amacı var, ne çabası var, ne de gücü var…

AK Parti Muğla’da Osman Gürün’ün şansıdır…

Muğla‘ya ilk defa müfettiş gelmiyor… Sayın Kılıçdaroğlu 14 Aralık‘ta Muğla da…

Başkan Gürün’ün veya çevresindekilerin yaptığı ise Sayın Kılıçdaroğlu Muğla’ya gelirken bir algı operasyonu, manipüle gibi geliyor insana… Sanki müfettiş meselesi, CHP’nin Muğla adayı belirlenirken Başkan Gürün mağdur gösterilerek malzeme yapıyor….

 

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün ifadesi bazı yayın organlarında da şöyle yer aldı:

İçişleri Bakanlığı’ndan 2 müfettiş, pazartesi günü belediyemize gelerek, denetim yapacak. Ancak bu rutin bir denetleme, herhangi bir şikayet veya müracaat üzerine gelmiyorlar. Bugüne kadar birçok kez denetim geçirdik. Kapımız herkese açık. Alnımız ak, başımız dik. Yasalara uygun görevimizi yürütüyoruz.

Bana Başkan Gürün’ün gerçek ifadesi bu gibi geldi. Ne diyor? “Bugüne kadar birçok kez denetim geçirdik.” diyor. O zaman bu sosyal medyada kopan neyin kıyameti…

Peşin hükümlü olmamalı. Hele bir incelemesini yapıp, raporunu yazsın…

Benim aklıma da şu soru geliyor:

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, ondan önce mülga Muğla Belediyesi’nin Başkan Gürün’ün ifadesiyle birçok kez denetim geçirdiğine göre, o denetimlerde neden çıkıp bir açıklama yapmadı?

Acaba Başkan Gürün’ün açıklaması ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yarından sonra Muğla’da olacak olması tesadüf olabilir mi?

 

xx        xx        xx

Üç gündür Muğlalılar sosyal medyada bu konuyu tartışıyor. Başkan Gürün’e destek yağıyor! Hüseyin Anıl da önceki gün “Yanındayım Osman Gürün” başlığı ile “Faşizme karşı omuz omuzayız. Reiz’in CHP Belediyelerine saldırıları tıpkı Enis Berberoğlu’nda görüldüğü gibi yine bir sindirme ve korku yayma gibi boş ve adaletsiz bir saldırı olarak kalacaktır. Ben belediye başkanlarımıza güveniyorum. Bu saldırı suç ve suçlu yaratma operasyonudur.” diye yazmış…

Hüseyin Anıl’ın bu sözlerine genel olarak ben de katılırım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili belediye başkanlarının istifasını istediği günlerde “Sıra CHP’li belediyelere de gelecek” demişti. Bu söz beni rahatsız etmişti. Hiçbir şikayet olmadığı halde belediyelerin sürekli denetlenmesi bana manidar gelmiyor. Ama Cumhurbaşkanının sözü manidar geliyor…

İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları başta olmak üzere öteki AK Partili Belediye Başkanları neden istifa ettiler? Eğer usulsüzlükleri, yolsuzlukları varsa yargılanmaları gerekmez miydi?

Halen o başkanlar neden istifa etmek zorunda kaldılar bilmiyoruz. Ortada bir “hukuki sonuç” yok.

 

xx        xx        xx

Şimdi o AK Partili Belediye Başkanları ile ilgili bir hukuki sonuç ortaya konulmadan, eğer doğru ise CHP’li Ataşehir Belediyesi’nin görevden alınmasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun onayı ile oluşturulan müfettiş gruplarının “belirlenen” belediyelere gönderilmesi oldukça manidar ve rahatsız edici… Yok eğer Muğla Büyükşehir’in de içinde olduğu söylenen 6 belediye ile ilgili ciddi şikayetler varsa o başka…

Yoksa buradan ortaya çıkacak sonuç, müfettişlerin raporları “partizanca hazırlanmamış” olsa bile “hukukun sonucu” değil, “keyfiliğin sonucu” olarak kabul edilecektir.

Böyle bir durumda ben de Hüseyin Anıl’ın yanında yer alır, “Yanındayım Osman Gürün” derim…

Ancak sapla samanı karıştırmamalı. “Benim hırsızım daha iyidir” durumuna düşülmemeli. Seçime giderken “Bende hırsızlar var, onlarda da olmalı” gibi bir zorlama içine girilmemeli.

Şimdi MHP’lilerBiz de olmaz” diye itiraz edecekler, ama İçişleri Bakanı Soylu’nun “Gidip inceleyin” dediği söylenen 6 belediye içinde neden bir de MHP’li belediye yok?

Şu anda CHP’lilerin parti içi muhalifleri bile “Bizde hırsız olmaz” diye haykırıyor… Elbette MHP’lilerdeBiz de olmaz” diyeceklerdir. AK Partiler de öyle söylüyor, “Biz de olmaz. İstifalar yorgunluk nedeniyle” diyorlar.

Hepsinde de olur. İnsanın olduğu her yerde olur. Ancak hukuk varsa mesele yok.

 

xx        xx        xx

Ancak herkes ve hepimiz biliyoruz ki Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un Yargıtay’da onaylanmayı veya reddedilmeyi bekleyen benim bildiğim 3 dosyası var. Büyükşehir Belediye  Başkanı Osman Gürün’ün de mülga Muğla Belediyesi’ndeki bir ihale nedeniyle “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla 4 Aralık’ta yargılanmaya başladığını da herhalde bilmeyen yoktur…

Osman Gürün’ü tanırım. Dürüstlüğünü bilirim. Akçeli işlere bulaşmaz. Yedi, içti diyen olursa bu köşeden karşısında beni bulur…

Ancak Muğla Belediye Başkanlığı sırasında Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nun Başkan Gürün’e çalışanları, yönetenleri ile ilgili uyarılarını da biliyoruz. O iddialar o zaman ciddiye alınmamıştı. Yönetenlerle ilgili bugünde sosyal medyada iddialar olduğunu görüyor, duyuyoruz…

Ki en son Bodrum İlçe Kongresi’nde Hüseyin Anıl Büyükşehir, Milas ve Yatağan Belediye Başkanları ile ilgili şikayette bulunmuştu. İçişleri Bakanlığı’nda bunlar “şikayet” kabul edilmiş olabilir. Bekleyip görelim… Umarım belediye başkanı adaylarının belirlendiği şu günlerde İçişleri Bakanı Soylukarton kahramanlar” yaratılmasına yol açmış olmaz.

“Ceketi kim asacak?” sorusuna gelince…  Doğrusunu ne biz ne Kılıçdaroğlu bilemeyebilir. CHP Üyeleri bilir, onlara sormak lazım…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
Ahmet Tan Karaosmanoğlu 12 Aralık 2017 / 08:46

Efem,
Doğru demişsin.Hiç kimseye şahsi bir husumetimiz yoktur.Zamanında Eski Muğla Belediyesinde yapılan uygulamaların usulsüzlüğü Amir sıfatıyla Osman Gürün’ü bağlar.Benim, Osman Gürün’ün şahsı hakkında hiçbir suç duyurum yoktur.Zamanında kızdığım ve anlam veremediğim nokta; seninde söylediğin gibi tüm uyarılarıma rağmen Amir olarak edinimini yapmamasıdır.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 12 Aralık 2017 / 11:59

Değerli üstadım bu yorumun sorumluluğunun bana ait olduğunu bilerek yazıyorum,
“Ceketi kim asacak” sorusu bile Muğla’ya ve MUĞLA’LIya HAKARETTİR,
Muğla’da “Muğla gibi seçimi garanti olan kentlerde, “diye tanımlanan yerlerde HALK salakmıdır?
“Başkan Gürün’ün şu ifadesine ;
“İçişleri Bakanlığı’ndan 2 müfettiş, pazartesi günü belediyemize gelerek, denetim yapacak. Ancak bu rutin bir denetleme, herhangi bir şikayet veya müracaat üzerine gelmiyorlar.
Ey Osman Gürün, sen sokağa çıkmıyorsan,sırça sarayından,yanındaki, “sen-ben-bizim oğlan” takımından başka kimseye selam veremiyorsan… şikayetleri de duymazsın… diyoruz,
Sayın Özcan Özgür yazının sonunda; “Doğrusunu ne biz ne Kılıçdaroğlu bilemeyebilir. CHP Üyeleri bilir, onlara sormak lazım…” demişsiniz. Muğla’yı cepte keklik gören, kerameti kendinden sayan beyler,CHP’yi %44 lerden, %25lere inişini, matah sayanlar, Muğla, Aydın, İzmir, Edirne, Tekirdağ ve Eskişehir’den başka Türkiye de 81 il olduğunu görmezden gelenler, adı böyük efelerin, HALKA SORACAK CESARETLERİ VAR MI ?

Reşat Öztepe 12 Aralık 2017 / 17:12

Gocuman; Bu cümleyi kurmanıza gerek varmı. sevgi ve saygı.Yoksa buradan ortaya çıkacak sonuç, müfettişlerin raporları “partizanca hazırlanmamış” olsa bile “hukukun sonucu” değil, “keyfiliğin sonucu” olarak kabul edilecektir.

Cengiz Özkaya 13 Aralık 2017 / 22:41

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının esas alınması durumunda ilçe belediyeleri sadece utanma duygusuyla aklanabilirler. Muğlanın hangi ilçesi var ki kanunları -miş gibi kullanmamış ya da kullandırılmamış. Asyanın ve Muğlanın KAĞITTAN KAPLANLARI değil mi Başkanları. Osman Gürün hariç. Biz yerel kültürümüze sahip çıkıyoruz. Askerlikte öğrettilerdi:”ispiyonculuk =donculuk” derlerdi. Yoksa dosya çok. Hem de o kadar çok ki: Adına yolsuzluk diyorlar. Bugünlerde. Muğlalı isen yasak. Muğlayı gasp etmeye geldiysen kanun yok. Para yı ver yeter.