Ya Yağmur Yağmasaydı!..

Bu haber 13 Mart 2016 - 23:57 'de eklendi ve 816 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır, özellikle yaz mevsiminde çekilen korkular, endişeler ve üzüntüler yetmezmiş gibi geçtiğimiz hafta sonunda, hem de kışın ortasında aynı durumla yüz yüze gelince, tek şey söylenebilir.

Bu ve benzer yerler için ilgili ve yetkililer yanında yöre halkının makus talihi bitmedi, bitmeyecek.

Ormanlar, doğal afetler dışında şu veya bu şekilde yangınlara maruz kalırsa, hiç bitmeyecek demektir.

Nasıl bitsin ki!

Baksanıza kışın ortasında yine orman yangınıyla yüz yüze geldik.

Evet yanlış değil.

Gazeteniz Hamle’nin 11 Mart 2016 tarihli sayısında manşetten verdiği “Yeşil küle döndü” haberi her şeyi açıklıyor.

Ne yazık ki bir kez daha aynı yörede 60 hektarlık ormanlık alan yangına maruz kaldı.

Buna karşın, endişe geçmiş değil.

Ya, sarp ve dik bir yamaçtan ibaret bölgede müdahale imkanı çok zor olacağı için aynı gün şiddetli yağış olmasaydı?

Demek ki Marmaris ilçesi, yıllar öncesinde olduğu gibi bir kez daha benzer afetle yüz yüze gelecekti.

Nasıl ki geçmişte çok daha büyük orman yangınlarına maruz kalmış.

Sonrasında, özellikle 1996-1997-1998-1999 yılları arasında her yıl 7 ve 8 bin hektarlık alan kül olmuştu.

Hiç şüphe yok ki geçtiğimiz Perşembe günü etkisi gösteren yağışlar, çok daha büyük bir alanın yanıp kül olmasını önledi.

Bunun üzerine o da Allah’tan diyoruz.

Zira, yangın mevsimi olmadığı için Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde, yangınlarla etkin şekilde mücadele eden yeterli helikopter, benzeri araç ve gereçler yoktu.

Yanı sıra yangınlarla mücadele eden mevsimlik işçi sayısı da azdı.

Allah’ın rahmeti imdada yetişince, şansımız varmış diyoruz.

Böylelikle çok daha büyük bir sahanın yanıp kül olması önlenmiş oldu.

Gerçi yanan saha miktarı az değil ama daha geniş bir alan yangına maruz kalabilirdi.

***

Aslında aynı yangınla ilgili söylenecek çok söz olduğunu düşünmüyorum.

Zira ayrıntıya giremiyorsunuz.

Özellikle nedenleri konusunda.

Elbette yaz mevsimi olsa farklıydı.

O zaman, yangının çıkış nedenleri üzerinde ayrıntılı bir şekilde araştırma yapılırdı.

Buna karşın sözlerim yanlış anlaşılsın istemem.

Yangınla ilgili araştırma yapılmasın demiyorum.

Elbette ilgili ve de yetkililer yangının çıkış nedenleri üzerinde soruşturma yapacaklardır.

Yapılıyor da.

Bu kez aynı yangınla ilgili kasıt ve benzeri eylemlere pek ihtimal verilmediği için çıkış nedeni üzerinde ayrıntıya yer yok şeklinde algılıyorum.

Yine de yanılmış olabilirim.

Yaklaşımların doğru olmayabilir.

Bakarsınız, kasıt unsuru söz konusudur.

Bekleyip göreceğiz.

***

Böylelikle, aynı orman yangını üzerine önemli bir ayrıntı yeniden kendini göstermiş oldu.

Bölgenin makus talihi.

Hepimiz biliyoruz ki, özellikle 1995 ve 1999 yılları arası yaz mevsiminde Marmaris yine benzer yangınlara maruz kalmıştı.

Özellikle aynı dönemde Çetibeli, Çamlık ve Hisarardı Mevikiinde meydana gelen, yaklaşık 13 bin hektarlık alanı etkileyen orman yangını, o güne kadar gözlenen en büyük yangındı.

Hatta öylesine şiddetli, bir o kadar çok geniş alana yayıldığı için aynı dönemde  Refah-Yol Hükümetinin bakanlarından Mehmet Ağar, Yalım Erez, Halit Dağılı ve rahmetli Yıldırım Aktuna yangın mahalline gelip incelemelerde bulunmuşlardı.

Buna karşın yangın 3 gün devam etmişti.

***

Bunun üzerine istemez bölgenin makus talihi diyorsunuz.

Baksanıza, aradan bunca zaman geçmesine karşın Çetibeli-Marmaris arasında konuşlanan bölge, bir kez daha yangına maruz kaldı.

Tek tesellimiz, yanan saha miktarının çok daha fazla olmaması.

Ve de Allah’ın rahmeti yağmur etkisini göstermesi.

Yoksa, müdahale imkanı kısıtlı bölgede yangına maruz kalan ormanlık alan çok daha fazla olabilirdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.