YA ÜNİVERSİTE OLMASAYDI

Bu haber 21 Kasım 2010 - 0:00 'de eklendi ve 594 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla
adına herkesin dikkatini çeken bir gerçek, geçtiğimiz Mübarek Ramazan
Bayramında bir kez daha kendini gösterdi.

Ya üniversite, yani
yüksek öğretim kurumunda konuşlanan öğrenciler olmasaydı ,bu kenti hali nice
olurdu!

Şöyle şehrin muhtelif
semtlerine baktım, kimsecikler yok.

Sanki suyu çekilmiş
değirmen gibi.

Hal
böyle olunca, biran için geçmiş göz önüme geldi.

Yani
üniversite gelmeden önceki Muğla.

Acaba
o zamanda bu denli sessizlik var mıydı?

Elbet,
kentin belirli bir nüfusu vardı ama bu denli sessizliğe bürünmesini şimdi
olduğu gibi yadırgamıyorduk.

Zira,
standart bir nüfusu kabullenmiştik.

Ne
var ki şimdi kabullenemiyoruz.

Öğrenci
hareketliliğini alıştığımız için şimdi her biri kendi memleketlerine gidince,
sanki yapayalnız kaldık.

İşte
bu manzara karşısında dedim ki;

Muğla üniversiteyle
özdeşleşen bir kent.

Gelinen noktada onlarsız
olamayız.

***

Hal
böyle olunca, yıllar öncesinde Muğla
Üniversitesinin Kurucu Rektörü Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın sözleri
aklıma geldi.

Kendisiyle
Hamle Tv’de gerçekleştirdiğimiz bir programda sormuştum.

Siz nasıl
bir üniversite istiyorsunuz?

En azından
yükseköğretim kurumu gelecekte nasıl bir konuma erişecek?

Tereddütsüz
şu cevabı vermişti.

Muğla aynen
İngiltere’nin Cambridge kentine benzeyecek.

Biraz açar
mısınız?

Cambridge, aynı Muğla
gibi sanayiden yoksun bir kent.

Hal böyle olunca başta
şehrin belediye başkanı olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar, burasının bir
üniversite kenti olması çabası içerisine girdiler.

Her şey öğrencilerin
ihtiyaçlarına göre dizayn edildi.

Halk, yerleşim merkezi
olarak kentin iç bünyesini değil, banliyöleri tercih etmeye başladı.

Bugün Cambridge’nin
merkezinde çok az miktarda iskan edilmiş evler görürsünüz.

Halk gündüz kent
merkezinde işiyle gücüyle uğraşır.

Akşam banliyölerine
giderler.

Kısaca, İngiltere’nin bu
kenti, yıllardır üniversiteyle bütünleşen bir yerleşim merkezi durumundadır.

***

Fığlalı
hocamızın bu açıklaması üzerine itiraf temeliyim ki, yıllardır aynı hayal
içerisindeyim.

Muğla da Cambridge’nin
konumuna erişecek miydi?

Bugün o kent kadar
olmasa bile Muğla, üniversiteyle bütünleşme yolunda hızla ilerliyor.

Bir yerde buna mecbur.

Değil mi ki, halkın
geçimini sağlayacak önemli sanayi tesisleri yok.

İlişkin olarak, kentin
yerleşim durumu buna imkan vermiyor.

Öyleyse tek çıkar yol,
Muğla’nın ne yapıp edip, üniversite ile daha içli dışlı bir hale gelmesi için
gereğini yerine getirmek.

Bir yerde, her kim
olursa olsun öğrencileri bağrına basmak zorundadır.

Tabi bu tür bir yaklaşım
sergilerken, öğrencileri sadece para bırakan bireyler olarak görmemeli.

Onların birer evladımız
gözüyle bakmalı.

Ancak bu şekilde
davranış sergilendiği sürece öğrenciler mutlu, halk daha bir mutlu olur.

Onun
için geçtiğimiz Kurban Bayramında bir kez daha gördük ki, Muğla öğrencilerle
güzel.

Değilse,
sıradan bir kent merkezi olmaktan öte gidemeyecek.

Öyleyse
her birimize düşen görev, üniversiteyle daha bir bütünleşmek için elimizden
geleni esirgememektir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.