Ya böyle bir Vali olmasa?!!

Bu haber 02 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 847 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

50 kg ağırlığında bir insan, 65 kg ağırlığındaki bir insanı her gün iki katlı bir binanın ikinci katına sırtında taşıyabilir mi?
Taşıyan anne, taşınan evlat olunca…
Bayramdan bir iki gün önce, gazetelerde iç burkan bir haber yeraldı;
“Muğla’nın Marmaris ilçesi Beldibi beldesinde engellilere yönelik gerekli düzenlemelerin bulunmadığı Sıtkı Zaralı İlköğretim Okulu’nun yüzlerce öğrencisi, her gün görenlerin yüreğini burkan bir manzaraya şahit oluyor. 50 kilogram ağırlığındaki anne Seher Kurucu, 65 kilogramlık yürüme engelli oğlu 13 yaşındaki Tayfun’u, 2 katlı okulun üst katındaki sınıfına sırtında taşıyor.”
Marmaris’te bu olursa?!!
 
xx           xx           xx
Arife günü de Muğla Valiliği’nden “Bayram hediyesi” gibi açıklama geldi:
“Vali Dr. Ahmet Altıparmak, öncelikle Tayfun Kurucu’nun okuduğu sınıfın ikinci kattan zemin kata indirileceğini belirterek, ‘Bu çerçevede, engelli öğrencinin öğrenimini sürdürdüğü Sıtkı Zaralı İlköğretim Okulu’nda engellilere uygun fiziksel düzenleme yapılacak. İkinci kattaki tuvalet engellilere uygun hale getirilecek. Ayrıca bu çocuğumuzun bütün sorunları ile ilgilenilecek. Ayrıca evden okula gidiş gelişine de yardımcı olunacak.’ dedi.”
Bu kadar da değil… Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın talimatı ile Tayfun’un ikinci kattaki sınıfı zemin kata indirilmiş.
Yani bu kadar kolaymış!
 
xx           xx           xx
Tayfun Kurucu bu gün muhtemelen cefakar annesi tarafından sırtlanmadı. Tekerlekli sandalyesi ile sınıftaki yerini aldı…
Yarın 3 Aralık Dünya Özürlüler günü.
Vali Dr. Ahmet Altıparmak anında müdahale edip, ‘çok basit’ ve kolay uygulamayı, Marmaris’teki Kaymakamın, İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün ve okul müdürünün ‘aklına’ getirmemiş olsaydı, meslektaşlarım haberlerini yarın muhtemelen şöyle yenilerlerdi:
“Bu gün Dünya Özürlüler Günü, ama Tayfun Kurucu bu gün da annesinin sırtındaydı…”
 
xx           xx           xx
Vali Dr. Ahmet Altıparmak, Dünya Özürlüler Günü nedeniyle yayınladığı mesajında da şöyle dedi:
“Engellilerimize birlikte sahip çıkacağız”
Nasıl?…
Bu gün, yarın herkes nutuk atacak, mesajlar verecek. Paneller, açık oturumlar yapılacak. Sonra Tayfun Kurucu okulunu bitirecek. Önündeki ‘engelin’ Vali sayesinde kaldırılabilen engelden ibaret olmadığını yaşayıp, görecek…
 
xx           xx           xx
Ben de engelliyim… Muğla sokaklarında bilmem kaç kere düşe kalka işimi yapmaya çalışıyorum. Merdiveni bol belediyeye mecbur kalmadıkça gidemiyorum. Valiliğin, İl Özel İdaresi’nin engelli rampaları var, ama kullanamıyorum!
Toplu taşıma araçlarıyla birlikte bunların durakları, iskeleler de bizim için tuzak niteliğinde. Fiziki engellere keyfi uygulamalar da eklenince engellilerin ulaşım hakkı fiilen ortadan kaldırılmış oluyor. Engelliler oturduğu konutun kapısından çıktığı andan itibaren merdiven ve asansör engeliyle karşılaşıyor. Merdivenlerin yükseklik ve genişlikleri, küpeşteleri, asansör kapıları ve düğmeleri başlı başına sorun. Tekerlekli sandalye kullananlar için gerekli rampalar ya hiç yapılmıyor ya da göstermelik kalıyor. Çoğu kullanılamayacak kadar dik ve dar.
Kaldırımlar, yollar bu engelleri daha da aşılmaz kılıyor. Ağaçlar, tabelalar, park etmiş araçlar, ticari işletmeler tarafından işgal edilen alanlarda, onca engele belediyelerce eklenen kazıklar, mantarlar, dubalar tekerlekli sandalye, koltuk değneği kullanan, göremeyen engellilerin kaldırımlardan geçişini önlüyor.
Hangini birini sayayım…
 
xx           xx           xx
Bu hak ihlallerinden yerel yönetimler birinci derecede sorumlu.
Engelliler, her alanda olduğu gibi kent yönetimi ve düzenlemelerinde de yok sayılıyor, görmezden geliniyor ve açıkça ayrımcılığa uğruyor. Engellilerin yasalarla da güvence altına alınan hak ve özgürlükleri genellikle kağıt üzerinde kalıyor.
Kürt kardeşlerimiz için ‘açılım’ yapılıyor da, onlardan kalabalık olduğumuz halde bir ‘açılım’da bizim için düşünülmüyor!!!
 
xx           xx           xx
2005’te 5378 Sayılı Yasa çıkarıldı. Yasaya göre, 7 yılda “resmi binaların, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanlarıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların” engellilere uygun hale getirilmesi öngörülüyor.
Geçen dört yılda, şehirlerimizde başta Valilik ve İl Özel İdaresi binasında olmak üzere resmi yapılarda “göstermelik rampalar” dışında hiçbir şey yapılmadı!
Koca 4 yıl boşu boşuna geçti… Eskilerin rehabilitesi bir yana, yeni yapılarda bile 5378 Sayılı Yasa’nın gerekleri yerine getirilmedi…
Sayın Valim, Allah bilir yerel yöneticilerimiz bu yasayı çoktan unuttular. Şunun şurasında 3 yıl kaldı. 3 yıla neyi ne kadar sığdırabilirler bilmiyorum ama, gelin sayın Valim, şu yerel yöneticilerimizi bir uyarıp, denetleyin…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.