Ya Baykal Kurultayı bassaydı!!

Bu haber 25 Mayıs 2010 - 0:00 'de eklendi ve 776 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunu evde TV başında geçirdim. İki gün CHP Kurultayını izledim. Zaman zaman duygusallaştım. CHP Muğla Merkez İlçe Gençlik Kolu Başkanlığı yaptığım 70’li yıllara gidip gidip geldim… Kendimi “kurultaydayım” sandım. Sanki kürsüde Kılıçdaroğlu değil, Ecevit vardı…
O ne coşkuydu, o ne heyecan ve özlemdi…
“Baykalsız” CHP Kurultayı bir anlamda, CHP’lilerin 20 yıllık özlemlerinin, bastırılmış duygularının, tepkilerinin dışa vurumuydu.
Kılıçdaroğlu’nun “manifesto” gibi, “toplum projesi” ve hatta yeni bir “toplumsal mutabakat” ortaya koyar gibi yaptığı konuşma ile Türkiye’nin özleminin, susamışlığının, beklentisinin CHP Kurultayı’na yansıması gibiydi…
 
xx      xx      xx
Kurultayı TV ekranlarından izlerken kendi kendime şöyle sordum:
“Şimdi Baykal evden çıkıp gelip, kurultay salonuna girse, kürsüye gelip, ‘Burada yokluğumda aleyhimde konuşanlar mı var?’ dese ne olur?”
Şaka bir yana, hafta sonunda Kemal Kılıçdaroğlu, Baykal’ın yokluğunda genel başkan oldu.
Kılıçdaroğlu, kurultayı, genel başkanlığı kazanmadı. Kılıçdaroğlu’na genel başkanlık sunuldu…
Elbette Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na; Kılıçdaroğlu genel başkanlığında CHP, Türkiye soluna, Türkiye’ye yakışıyor.
Ama…
Kılıçdaroğlu ile CHP tek başına iktidara gelebilir mi?
 
xx      xx      xx
Bülent Ecevit, “sol söylemle” rahmetli İsmet İnönü’ye karşı mücadele vererek bir “kadro hareketi” ile CHP’nin sadece genel başkanı değil, “lideri” olmuştu. Deniz Baykal da “Baykalcı” denilen bir “kadro hareketi” ile “sol söylemi” terk ederek verdiği uzun soluklu mücadele ile CHP’nin genel başkanı olmakla kalmayıp, “lideri” olmuştu.
Kılıçdaroğlu ise “kadrosuz”, “mücadelesiz” ve bir anlamda CHP’lilerin değil, CHP kadrolarının toplumun talebine ve hatta bir anlamda “dayatmasına” hayır diyememesi sonucu “genel başkan” oldu.
Kılıçdaroğlu CHP’nin, solun “lideri” olabilir mi?
 
xx      xx      xx
Barajı yüzde 5’e indirmek; dokunulmazlıkları kaldırmak; önseçim yapmak ve parti içi demokrasiyi işletmek; yolsuzluğa, yoksulluğa karşı çıkmak; hukukun üstünlüğünü sağlamak; emeğin hakkını savunmak; namuslu, dürüst sanayicinin, iş adamının yanında olmak; eşitsizliği ortadan kaldırmak; sosyal adaleti tesis etmek; özgürlüklerin önünü açmak; bütün bunlar Kılıçdaroğlu’nu “lider” yapar, CHP’yi tek başına iktidar yapar…
Ama bu söylem Baykal’ın şekillendirdiği; bir bakıma dipfirizlediği CHP’nin değil, Kılıçdaroğlu’nun söylemi… Bu söylem, CHP’nin programı, manifestosu, toplum projesi haline gelebilecek mi?
Kılıçdaroğlu yaptığı konuşma ile CHP’lilerin değil, CHP’nin ezberini bozdu. Kılıçdaroğlu kurulutayda yaptığı konuşma ile sadece CHP Kurultayını değil, bütün Türkiye’yi heyecanlandırdı. Ancak Kılıçdaroğlu’nun konuşması, CHP’nin “programa dönüştürülmüş” görüşü değil…
Pazar günü seçilen CHP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu, yeni genel başkanlarının kurultay konuşmasının arkasında durur, “Baykalcılar” ayak sürümezse, Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olmakla kalmayıp, CHP lideri de olacaktır.
Göreceğiz…
 
xx      xx      xx
Neredeyse 10 yıldır Türkiye’de siyaset “rejim” üzerinden yapılıyor. Gündemi “Recep bey” belirliyor. 10 yıldır Karagöz-Hacivat oyunu izliyoruz. Baykal kendisi gündem yaratmayıp, hep “Recep beyin” gündemini takip etti. Bu oyunun kazananı hep “Recep bey” oldu…
Galiba Karagöz’ün perdesi yırtıldı…
Kılıçdaroğlu işe hitap değişimi ile başladı. “Recep bey açılımı” getirdi. Tarihi konuşmasında “Laiklik” demedi… “Yoksulluk, yolsuzluk” dedi…
Görünen o ki, “Baykalcılığın” tahakkümünde “statükonun partisi” haline gelen “CHP” izin verirse Klıçdaroğlu ile Türkiye’nin gündemi değişecektir…
“Türban sorunu” CHP iktidarında veya CHP’nin içinde bulunduğu iktidarda çözülebilir. Bu konuda CHP’nin getireceği ‘açılım’ toplumda ‘irtica kaygısı’ yaratmayacaktır. “Kürt sorunu” CHP iktidarında veya CHP’nin içinde bulunduğu iktidarda çözülebilir. Bu konuda CHP’nin getireceği ‘açılım’ toplumda ‘bölünme kaygısı’ yaratmayacaktır.
Fırsat verilirse ve Kılıçdaroğlu’nun arkasında durulursa…
CHP ve Türkiye tarihi bir fırsatla karşı karşıya… Kılıçdaroğlu ile etnisite üzerinden, inançlar üzerinden siyaset yapmak zorlaşacak ve hatta ortadan kalkacaktır!
Umarım CHP’nin yeni Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu bunun farkındadır.
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.