Vizyoner/Cezaevi /Kız Meslek Lisesi

Bu haber 11 Mart 2016 - 0:53 'de eklendi ve 717 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Vizyoner olabilmek önemsediğim bir husus.

Kalıbına sığamamak, çağlamak, çağlamak.

Çağıl çağıl çağlarken, geleceği algılamak ve etkilemek. Tüm ışıkların içinde en ferlisi olarak parıl parıl  parlamak..

Yaratıcılığın verdiği gazla yaratım içinde olmak.

Ufkunuzu semalara kadar yükseltip, fikrinizi yüceltmek, yüceltmek…

Semalarda yeni fikirler oluşturmak ve durmamacasına geliştirmek, geliştirmek.

Dar kalıplardan  çıkıp engin denizlere dalmak ve her kulaçta, yeni yeni vizyonlar yaratmak.

Aslında hayal dünyasının kumsalında dolaşırken gerçek denizin sesini duymak gibi bir şey vizyoner olmak. Geleceği düşlemek ve tasarlamak. Hayal ile gerçek arasında dengeyi kurup geleceği kurgulamaktır diyorum.

Vizyonerlik aynı zamandan eylem insanı olmayı gerektirir.

Yaratmayı, kurgulamayı ve engin öngörü içinde kabına sığamamak yeni kalıplar yaratmaktır.

Yaratıcılığını, verdiği güçle, dağları delen Ferhat gibi olmazları oldurmaktır.

Düşünüyorum! Baştan sona ”yaratıcı ve vizyon” sahibi kişilerin yönettiği bir ulus neler yapmaz ki?

Koca bir ulusu geçtik, bir kent düşünün! Vizyonerlerin yönettiği bir kenti.

Neler olmaz ki! Geleceği kucaklayan bir kent olurdu.

Kentleri geleceğe taşıyacaklar! Lütfen! Projeleriniz sanattan, duygudan yaratıcılıktan feyz alsın. Kent kimliği yaratılan güzelliklerle oluşur. Kent işselliği geleceği görmelidir. Biz yaptık oldu mantığı yerine, vizyoner algı ile kimliği ve kişiliği iyi yaratılmış bir kent olmalıdır.

Düğerek Cezaevi’nin Arıtamaması…

Yazsam mı? Yazmasam mı? Gelgitler yaşadım.

Med ve Cezir gibi…

Yazmamak için sabır göstersem de yazmalıyım kanısı ağır bastı.

Sanayileşme ve kentleşmenin artmasıyla birlikte çevre sorunları çok arttı. Biz insanlık gerçekten doğayla birlikte savaş halindeyiz ve bu savaşı kazanırsak kendimizi yok edeceğiz.

Öncelikle toplumda oluşturulması gereken çevre bilincidir.

Bizde garip bir kültür var. Evimizin içi için gösterdiğimiz özeni çevre için göstermiyoruz ve doğaya çok acımasızca davranıyoruz.

Muğla’da seyahat ederken yol kenarlarına bir bakınız, adeta çöplük. Avrupalılarda çevre bilinci bir kültür olarak oluşturulmuş. Biz bu kültürü yaratamamışız. Neden? Sormak deşmek lazım. Neden doğayı koruyup çevreyi temiz tutmuyoruz ki?

Düğerek Cezaevi’nin arıtma sistemi var güzel. Fakat kötü kokulu sularını yola drene etmektesiniz. Bu nasıl bir mantık ki? Bulanık suyu yola veriyorsunuz. Çok ağır bir koku oluyor ve arabayla geçerken camları kapatmak zorunda kalıyoruz. Yakında evler var ve çocuklar bu suyun içinde yürümek zorunda kalıyor. Drene ettiğiniz gün gerçekten berbat bir durum ortaya çıkıyor.

Arıtmanız var tamamda nedir bu yapılanlar?

Muğla Kız Meslek Lisesi.

Muğla’ya ilk kez geldiğimde yolun başında olmasından dolayı gördüğümde büyülendiğim bir binadır Kız Meslek Lisesi. Mimarı tarzı, geçmişten gelen endamlı duruşu ile şehrin kültürel kimliğini barındırmakta. Bu bina ölüyor. Müze yapılabilecek bir bina yok olmak üzere. Yetkililer lütfen! yok olmadan bu yapıtın geleceğe taşınması için gereğini bilgilerinize…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.