Vefakarlık Bekliyoruz

Bu haber 23 Nisan 2014 - 19:41 'de eklendi ve 1.403 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 2007 yılında yapılan aynı makamın seçiminde neler olduğunu hatırlamak çok önemlidir.

O tarihte en sıkıntı veren Ergenekon sanıklarının yandaşı CHP ve bilinen basın idi. Kürtlerin tutarsızlıkları örgütün işine geliyordu. PKK terör örgütü ile de müşterek olan Ergenekon sanıkları ( Kirli ellerin ittifakı yazarı Em. Kurmay Albay ) arasında hukuk da vardı ama sanırım dini alet edenler yoktu. Bir emekli savcı öncülüğünde meclisin 367 oy ile toplanmasına karar alan, bugünkü aynı Anayasa Mahkemesi idi. Ama bu günkü gibi pek zanlı görünmüyordu.

Meclisin toplanmasına katkı sağlama fikrinde olan Mehmet Ağar ile Erkan Mumcu, askerler tarafından çembere alınmıştı. Askerler deyince en fazla 100 yüksek rütbeliler idi. Bunlardan MHP’nin milletvekili olanı, okullarda din dersi öğretmenlerini ve namaz kılan öğretmenleri fişleyen kişi olduğunu ben, Nazlı Ilıcak’ın Sabah Gazetesinde çıkan bir makalesinden öğrendim. Demek ki bu ihtilalci eski subayların arasında cemaat denilenler yoktu. Oysa hukuk gizlice,  Ergenekon örgütünün ceza kararlarını bilerek uzatarak, suçluyu mağdurluk sağlıyordu.

AKP iktidarının 12 Eylül 2010’da Anayasanın 27 Maddesini değiştirmesi sebebiyle demokratik denilen maddelerle ceza verilmediği halde 5 yıldan fazla tutuklananların serbest bırakılmaları sonrasında, Ergenekon terör örgütünün arasında Hukuk da varmış gibi düşünenler çoğalmıştır.

MECLİSİN TOPLANMASI UZADIKÇA

367 oy toplanıp meclisin açılması hayal olunca, o tarihte seçilecek olan Cumhurbaşkanını

( halkımız seçsin)  kararı alındı. Seçimin tarihi bile ortaya çıkmış iken, yapılan milletvekili seçiminde MHP yeterli oy ile meclise girdi ve meclisi çalışır hale getirdi ve bu sayede Cumhurbaşkanı’nı Meclis seçmiştir. O zamanki MHP’deki milli ruha hasretiz. Halkın seçmesi beklense idi, üç ay daha geçecekti.

Bu defa milletin seçeceği artık başkan olacaktır. Bu seçime itiraz edecek olanlar biliniyor.

Bu seçim aynen anayasa maddelerinin değişimi gibi büyük bir reform olacağı için, Paralel Devlet yani Demirel’e göre Derin Devlet, Ecevit’e göre, Kont Gerilla olanların içinde şimdi

Cemaat’te var. Bu yıkıcıların içinde bu defa Ordu mensubu yok ama muhalefet ile yüksek

Mahkemeler, cemaat mensubu polis ve savcılar fazla problem olamıyor…

KARDEŞ BİLDİĞİMİZ İKİ LİDER NE DERSE

Geçen dönem de aynen bu günkü gibi Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkan paralel yapının içinde çok güçlü ve her istediğini yapan Ergenekon ihtilal örgütü vardı. Bir de en önemlisi

Partinin dağılma şüphesi de çok önemli idi.

Bugün Derin Devlet denilenlerin gizli yeri kalmadı. Hala direnmek zorundalar. Çünkü her

halükarda elleri kana bulaşmış, suç üstüne suç işledikleri için vatan haini suçu ile yargıya gitmek zorunluluğu var. Neresinden geri dönecekler? Durduk yerde çamura batıyorlar.

CUMHUR BU DEFA BAŞKANINI SEÇECEK

Çünkü halkın seçtiği katiyetle Başkan olur. Başkanlar Çankaya’da istirahat etmezler.

Geçen dönem nasıl son güne kadar sır vermeyen bu iki kardeş, bu defa da aynı şekilde

görünecekler ve tam zamanı gelince tek kelime ile açıklayacakladır. Netice de çok muhterem kişilik sahibi olan Sayın Abdullah Gül, kendisinin partinin başına geçeceğini açıklayacaktır.

Bu karar bir fedakarlık olmayacaktır. Bu bir vefakarlık olacaktır. Böyle olmasını isteyen bizler Anayasa değişimine evet diyen yüzde 58’ler şimdi yüzde altmışların üstündedir.

30 Mart tarihinde yapılan mahalli seçimin neticeleri böyle olacağının kanıtıdır.

Sevgili Abdullah Gül, kenara çekilemez… Onu başbakan olarak görmek bütün milletin arzusudur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.