Ve Üniversite Konuştu

Bu haber 08 Haziran 2016 - 1:35 'de eklendi ve 1.140 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün bu yazımı baskıya verirken İstanbul’dan Fatih ilçesindeki Vezneciler semtinde bir çevik kuvvet otobüsüne bombalı saldırı gerçekleştirildiği haberi geldi.

Patlamada 7 polis şehit oldu, 4 sivil hayatını kaybetti. Patlamada 3’ü ağır 36 kişi yaralandı. Hangi örgüt olduğunun da önemi yok. Önemli olan terörün Mübarek Ramazan ayında bari durmadığı… Artık sözün bittiği terdeyiz… Yüce Rabbim bildiği gibi yapsın…

 

xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın isabetli bir kararla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne tahsis ettiği Dalyan İztuzu Kumsalı’nın bir şirket tarafından işgal edildiği günlerde konuşmayan kalmadı.

Herkes konuşmuş, bir tek Üniversite konuşmamıştı.

Muğla Valiliği, Ortaca Kaymakamlığı varken Üniversite’ye de yakışmazdı!

Üniversite, suskunluğunu Rektör Yardımcılarından Prof. Dr. Bayram Akça’nın Ortaca’da yaptığı basın toplantısı ile bozdu.

 

xx           xx           xx

İşgalci şirketin İztuzu Kumsalı’ndan tahliyesinin ardından Ortaca Meslek Yüksekokulu’nda yapılan basın toplantısına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça ile birlikte Meslek Yüksekokulu Müdürü Ramazan Güp, Bodrum Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kuleli, Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Başkanı Prof. Dr. Yakup Kaska, Köyceğiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Özler, MSKÜ İktisadi İşletmesi Yönetim Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve öğretim görevlileri katılmış.

Toplantıda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akça, kumsalın bilimsel çalışmalara hizmet edeceğini açıklamış.

Bu beni tedirgin etti… Elbette kumsalın bilimsel çalışmalara hizmet etmesin savunuyoruz, ama günlerce kumsalı işgal eden şirketin yönetim kurulu başkanı ne zaman basın açıklaması yapsa “Kumsalın işletmesi bizde. Üniversite burada bilimsel çalışma yapabilir” diyordu.

Kendimi “acaba” demekten alamadım. Aklımda soru işareti doğdu!

 

xx           xx           xx

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akça’nın daha sonraki sözleri beni rahatlattı.

İztuzu Kumsalı’nı sadece Türkiye’de değil dünyada örnek bir alan haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Akça şöyle devam etmiş;

Bunu tek başımıza değil tüm paydaşlarımızla birlikte yapmayı hedefledik. Temel hedefimiz yönetmek değil, yönetişim. Beraber yöneteceğiz. Ya beraber batacağız ya da beraber çıkacağız. İztuzu’nda faaliyetlerimizi gerçekleştirirken Ortaca Kaymakamlığı, Ortaca Belediyesi, Dalyan’da bulunan işletmelerden, sivil toplum kuruluşlarından destek alacağız.

Budur işte…

İztuzu Kumsalı’nda çalışan insanların yine bölgenin insanları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akça bölgede 17 bilimsel projenin uygulamaya konulduğunu belirtirken “Bilimsel olarak yapalım derken bir bilimsel merkez kuruyoruz. Üniversitemizin belirli kurullarından geçirdik. Önümüzdeki hafta (Bu hafta) senatodan da geçerse sizlerle birlikte bu bilimsel kuruluşu da yürüteceğimizi düşünüyorum.” ifadesinde bulunmuş.

Artık İztuzu adı böyle bilimsel toplantılarda ve çalışmalarda geçmeli. Şemsiye, şezlong muhabbet ve kavgalarında değil…

 

xx           xx           xx

Köyceğiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Özler geçen yıl işletmeye başladıkları İztuzu’nda, bugüne kadar kumsalda doğayı bozmadan birçok yenilikler yaptıklarını söylemiş. En büyük sıkıntılarının enerji olduğunu, bunu jeneratörlerle sağladıklarını belirtirken “Öncelikli hedefimiz burada güneş enerjisi ile elektriğimizi üretmek. Yediden yetmişe yerli ve yabancı tüm konuklara en iyi hizmeti en ucuza vermek için çalışacağız.” demiş.

Ne güzel…

Kumsala “Bilimsel çalışma” bizim üniversitemiz ile gelmiş değil tabi. Bizden önce orada Pamukkale Üniversitesi’nin kurduğu DEKAMER (Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi) var… Bilimsel çalışmalar yapıyor, ama Caretta Caretta Deniz Kaplumbağaları ile sınırlı.

Toplantıda DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska da konuşmuş. Carettaların yanında Nil Kaplumbağaları (Yeşil kaplumbağalar) için de çalışma yapmaya başladıklarını belirtirken, “Burada bizlerin çalışmasına destek veren başta Muğla Üniversitemiz ve tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum.” demiş.

 

xx           xx           xx

Aslında bu sorunun da çözülmesinde yarar var. Şimdi orada 17 alanda bilimsel projeyi uygulamaya koymuş ve bir ‘Bilim Merkezi’ kurmaya hazır Muğla Üniversitesi var.

Hal böyle olunca DEKAMER’in orada kurulacak Bilim Merkezi’nin bir parçası ve Prof. Dr. Yakup Kaska’nın da Muğla Üniversitesi öğretim üyelerinden biri olması gerekmez mi?

Bu doçentliğini, profesörlüğünü Yatağan-Eskihisar’daki Stratonikeia antik kenti kazısı ile elde eden Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt de artık Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi olmalı…

Yakışır.

 

xx           xx           xx

Ortaca’da yapılan toplantıda Bodrum Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kuleli de önemli açıklamalarda bulunmuş.

Konuşmasında “İztuzu Sahili Yönetim Planı Projesi” hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tuncay Kuleli İztuzu sahili Muğla Üniversitesi rektörlüğüne devredildikten sonra ‘İztuzu Sahili Yönetim Planı Projesi’ adı altında bir proje hazırlandı. Bu proje bölgenin tarihi, kültürel, ekonomik, ekolojik, sosyal bütün alanlarında araştırmayı kapsayan bir proje.” diyerek şöyle anlatmış;

Proje kapsamında bölgedeki endemik türler, hem deniz, hem kara tarafındaki bitki örtüsü, aynı zamanda deniz ortamındaki canlılar, kaplumbağalar, bunun içerisinde bütün biyolojik faktörler dahil olmak üzere koruma planları hazırlanacak. Şu anda sahada 15 tane ayrı disiplinden ekibimiz saha çalışmalarına başlamış durumda. Bu proje sonunda ortaya çıkacak verilere göre İztuzu sahilini hem en iyi şekilde koruyup geliştirecek, hem de en iyi şekilde hizmet verip ekonomik katkı sağlayacak olan altyapının hazırlanması hedeflenmektedir. Proje sonuçlarının uygulanmasında bölgede faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla birlikte kararlar üretilecektir. Neticede İztuzu sahilinin hem korunması, hem de insan kullanımlarının minimize edilmesi ve ekonomik gelir elde edilmesi hedeflenmektedir.

 

xx           xx           xx

Dalyan Köyceğiz ile birlikte, rahmetli Turgut Özal tarafından Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edileli en az 25 yıl oldu. Bunca zaman sonra Dalyan için bu sözleri duymuş olmak hem çok güzel, hem çok acı!

Yani İztuzu Kumsalı iki şezlong, bir şemsiye kazanalım paracıkları demek değil…

Ama koca 25 yıl böyle geçti!

Ortaca’da yapılan toplantıdan, o toplantıda başta Prof. Dr. Bayram Akça olmak üzere akademisyenlerin anlattıklarından kim ne anladı bilmiyorum. Benim anladığım “İztuzu Sahili Yönetim Planı Projesi” ile Dalyan kıyıları ve ekosistemi ilk kez bilimsel bir yönetime sahip oluyor.

Ya öteki Özel Çevre Koruma Bölgeleri?

 

xx           xx           xx

Muğla’da koruma bölgelerinin kaldırılması için çalışma yapan siyasilerimiz olduğunu duyuyoruz.

Eğer başarırlarsa bir Şükür Namazı kılarlar artık, ama o namazda can çekişen Muğla Turizmi’nin ruhuna Fatiha okumayı da ihmal etmesinler!

Yok, eğer Muğla’yı gerçekten seviyor ve Muğlalının turizmden yediği ekmeğin büyümesini istiyorlarsa Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden “İztuzu Sahili Yönetim Planı Projesi”nin benzerinin öteki Özel Çevre Koruma Bölgeleri içinde yapılmasını rica etsinler.

Akyaka için yapılmış bir çalışma vardı. Onun da güncellenip, Gökova Körfezi’ne uyarlanmasında yarar var…

————————————————————————–

Günün Sözü:

En zor oruç “insan hakkı” yememekle tutulur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.