VATANDAŞIN TEPKİSİ HOŞ KARŞILANABİLİRDİ

Bu haber 06 Haziran 2013 - 0:00 'de eklendi ve 928 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda başlayan ve ülke genelinde halen devam eden İstanbul Taksim Gezi Parkı olayları sıradan gelişmeler olmadığı için “aman dikkat” demekten kendimizi alamıyoruz.
Alamayız.
Klasik bir deyimle biz bu olaylar benzerini geçmişte çok gördük.
Aynı süreçte öylesine olumsuz tablolar ortaya çıktı ki, şahsen “aman dikkat” diyorum.
Dolayısıyla dönüp baktığımızda, geride çok acılar bırakıldığını görürüz.
Nice ocaklara öylesine ateş düştü ki.
Daha bir önemlisi, askeri harekat sonrası demokrasi bir kez daha kesintiye uğradı.
Böylelikle dünya genelinde konuşlanan ülkeler arasında “olayların eksik olmadığı ülke” damgası yedik.
Kaldı ki, dünyanın geldiği noktada böylesine bir tablo sadece 3.dünya ülkelerine
özgü idi.
Oysa, Türkiye’nin hedefi belliydi.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği “muasır ülkeler düzeyine çıkmak” asıl olandı.
Öyleyse, hedefe varmak için bu tür olumsuzluklara yer yoktu.
Ve olmamalıydı.
Neyse ki, istenmeyen olaylar bitmiş.
Akabinde halk rahat bir nefes almıştı.
Bunun üzerinde hep bir ağızdan şöyle seslendik.
Nedeni ne olursa olsun ortaya çıkan sorunlar, demokratik platformlarda ele alınıp, çözüme kavuşturulmalıdır.
Bundan böyle bize yakışan başkası olamaz.
Olamazdı ya son olaylar yine bizleri düşünceye sevk etti.
Acaba, plak geriye sarılmaya mı çalışılıyordu?
Geçmişin acı olaylarından ders almamış mıydık?
Son bir haftalık süreçte meydana gelen benzer olaylar, bunun bir göstergesi miydi?
***
Her şeye karşın, geriye dönüş olmaz diyorum.
Olmamalı da.
Madem ki Türkiye hedef büyültmüştü.
Demokrasinin tüm kural ve kavramları eksiksiz uygulanmalıydı.
Belirttiğim şekilde ortaya çıkan her türlü gelişmeler, karşılıklı görüşler doğrultusunda masaya yatırılmalıydı.
Ancak o takdirde, gelişen demokratik ülkeler safında yer alabiliriz.
***
Bu arada önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.
İstanbul Taksim Gazi Parkında ortaya çıkan olaylarda emniyet güçlerine düşen görev, vatandaşın tepkisini hoş karşılamaktı.
Halkın haklı bir isteği noktasından bakarak, gelişmeleri sükûnetle takip etmeliydi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dahi aynı düşüncede olduğuna göre, başkası yakışık almazdı.
Aynı düşüncede olan birisi de Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik.
Bir vesileyle Bodrum’a gelen bakan Çelik, olaylara ilişkin diyor ki;
Vatandaş demokratik tepkisini gösterebilir.
Ancak demokratik protesto ve demokratik hak arayışı asla bir eyleme dönüştürülmemelidir.
Olay bir takım kışkırtıcıların ve siyasi ve istismarcıların zeminine çekilmemelidir.
Bu arada, sorumluluğun sadece emniyet mensuplarında olduğunu belirtmek istemiyorum.
İnanıyorum ki olayların bu hale gelmesinde, provokatörlerin etkisini yadsımak olası değildir.
Kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da gelişmelerin bu şekil alması aynı art niyetliler yüzündendir.
Dolayısıyla bunların kötü emelleri engellenmeliydi.
İşte o zaman halkın haklı tepkisine hükümet dahil hiç kimse sesini çıkarmazdı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.