VATANDAŞIN KAFASINI YİNE BULANDIRACAKLAR « Hamle Gazetesi

VATANDAŞIN KAFASINI YİNE BULANDIRACAKLAR

Bu haber 11 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 551 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her
sene Mübarek Ramazan Ayı gelip çattığında, ulusal bazda yayın yapan medya
kuruluşları, Yüce Dinimiz İslamiyet’le ilgili temel vecibeleri tartışmaya açar.

Aslında, bunda
yadırganacak ne var?

Değil mi ki
Ramazan ayını eda ediyoruz.

Temel bilgilerin
gözden geçirilmesinin ne gibi sakıncaları olur? denebilir.

Elbette
bir mahsuru yok.

Olamaz
da.

Ancak…

İfrata kaçmamak
koşuluyla.

Halkın zihnini
bulandırmamak şartıyla.

Ama
ne yapılıyor?

Her
akşam bir tv’de konunun uzmanı olarak ekrana çıkanlar farklı açıklamalarda
bulununca, aksini düşünemezsiniz.

Zira, temel bir
vecibe için akademisyen düzeyinde bilim adamlarının açıklamaları birbirini
tutmuyor.

Biri ak derken
diğeri kara diyor.

O takdirde,
halkın zihni bulunmaz da ne olur!

Eğer bir bilim
insanlarının açıklamaları farklılık arzederse, biz hangisini inanalım denmez
mi?

Bu
yüzden değil mi, yarım yamalak bilgimizde kahve köşeleri ve ya benzeri yerlerde
tartışılması.

Yetmedi,
bazıların ulema kesilmesi.

***

Bakınız
neler tartışılıyor.

Oruç tutmak, her
Müslüman için farz mıdır?

Meseleye
daha sağlıklı yaklaşanlar, aklı baliğ olan ve buluğ çağına erişmiş her kişinin
oruç tutması farzdır şeklinde yorumlamamsına karşın, bir önemli ayrıntı
üzerinde duruyor.

Dinde zorlama
olmaz.

Eğer
kişi, hiçbir mazereti olmadığı halde oruç tutmuyorsa, sorumluluk kendisine
aittir.

Bir
başkası da fanatikçe yaklaşarak, sağlığı ve aklı yerinde olan her kim olursa
olsun mutlak surette oruç tutmalıdır.

Aksi
halde, yarın ahirette hesabını zor verir.

İşte
aynı vecibe ve iki bilim adamından farklı görüş.

Hal
böyle iken, halkın zihninin bulanmadığı söylenebilir mi?

***

Yanı sıra zekat
meselesi.

Kimlerin
zekat vereceği açık hükümler halinde belirtilmesine diyecekleri bir şey yok ama
azlığı veya çokluğu üzerine kişisel görüşlerin yansıtılması, ne denli doğru?.

Bu
da kişiyi bağladığı halde, görüş serdedilmesi.

Neden namaz
kılınmadığı!

Eli
ayakları tutan herkesin namaz kılmak zorunda olduğu.

Hac
faraziyesinin birden fazla olması.

Hadi
bir kere gittin.

Daha
fazla hacca gitmek, gösterişten başkası değil.

Şimdi,
sormak istiyorum.

Namaz kılmak,
hacca gitmek, zekat vermek, oruç tutmak görevi, bir kez daha altını çizmek
gerekirse, kişinin şahsını ilgilendiren bir durum olduğu halde, başkaları adına
hüküm vermek, kimsenin hakkı ve haddine değildir.

Elbette,
dinimizin temel buyrukları arasında bulunan vecibelerin yerine getirilmesi,
müminler için makbul bir yoldur.

Buna
karşın, bir şekilde yerine getirilmiyor veya getirilemiyorsa, birilerin ahkâm
kesmesi doğru değildir.

***

Sonuçta
eda etmekte olduğumuz mübarek ramazan ayında, dini bilgilerin tazelenmesine
evet.

Ne
var ki, aynı konu hakkında konunun uzmanı bilim insanlarının farklı yorumlar
getirmesi, zihinleri daha bir bulandırmaktadır.

Bu
nedenle yapılması gereken, Diyanet İşleri Başkanlığının, tartışmaya neden olan
hususlar üzerinde açıklama yapmasıdır.

13pt; "Times New Roman","serif";” lang=”EN-US”>Aksi halde, zaten tereddüt içerisinde olan
vatandaşımızın zihni daha bir bulanacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.