Vatan Söz Konusu Olunca

Bu haber 17 Mart 2016 - 0:03 'de eklendi ve 1.373 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda, yaklaşık bir asırdır andımız olarak yerini alan milli marşımızın kabul edilişiyle ilgili bir takım etkinlikler vardı.

Dolayısıyla ülkemizin her bir köşesinde olduğu gibi Muğla’da da buna ilişkin oturumlar düzenlendi.

Amaç, dünyada hiçbir ülkenin üstesinden gelemediği bir mücadele sonrasında, bağımsızlık adına yazılan “İstiklal Marşı”nın bir kez daha gündeme getirilmesiydi.

Nasıl ki aradan geçen 95 yıl gibi bir sürede aynı heyecan içerisinde bir takım etkinlikler gerçekleştirildi.

Yanı sıra açık oturum, panel ve şiir ağırlıklı edebiyat günleri düzenlenmişti.

Bu senede aynı heyecan içerisinde milli marşımızın kabul edilişi, yine büyük bir coşku içerisinde gündeme getirildi.

Tabi yaşadığımız kent Muğla’da da milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin yıldönümü, heyecanla kutlandı.

Hiç kuşku yok ki önümüzdeki yıllar içerisinde de aynı yaklaşım egemen olacak.

Türkiye’nin emperyalist güçlerden arınmasının sembolü kabul edilen marşımız, heyecan ve inanç içerisinde geleceğe uzanacaktır.

***

Tabi burada asıl olan, milli marşımız kabul edilen İstiklal Marşı’nın neden yazıldığı?

Hangi koşullar, böyle bir marşın yazılmasına mecbur kıldı?

Her halde bu konuda kimsenin şüphesi olamaz.

En azından olmaması gerekir.

Zira İstiklal Marşı, ülkemizin olmak veya olmamak noktasına sürüklendiği süreçte, Mehmet Akif Ersoy tarafından, Türk insanının nasıl bir hasletlere sahip olduğu,

Bünyesinde saklı özellik ve güzelliklerin mutlak dışa vurması gerektiği bağlamında itici güç olan bir destandır.

Bu kadar da olsa!

Mehmet Akif Ersoy, bu şiiriyle adeta milletinin sesi olmuştur.

Çok zor koşullar altında ülkenin kurtuluşu mücadelesine atılan vatan evlatlarının daha bir şevk ve heyecanla cepheden cepheye atılmasını sağlamıştır.

Bir kez daha vurgulamak gerekirse o, Türk Milletinin var olma mücadelesi verdiği Kurtuluş Savaşı yıllarında tartışmasız halkının nefesi olmuştur.

Kısaca Akif’in kaleme aldığı İstiklal Marşı, her Türk vatandaşının vatanın savunması ve selameti söz konusu ise nasıl hareket etmesi gerektiği noktasında bir rehber olmuştur.

İstiklal Marşı, cephedeki askerden, geri cenahta bulunan çoluk çocuk, genç, yaşlıya kadar yapılan zulüm ve haksızlığa milletin başkaldırışı, özgürlük çığlığıdır.

Bu nedenle Akif diyor ki:

“Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.”

Asıl olan vatana sahip olmaktır.

Bu benim vatanım diyebilmektir.

Her halde insanoğlu için vatanın ne anlama geldiği bundan daha güzel ve yerinde ifade edilemezdi.

Daha açık bir ifadeyle bunun anlamı;

Vatan söz konusu olunca akan sular durur.

***

Türkiye’nin olmak veya olmamak mücadelesine atıldığı süreçte vatan evlatlarına devamlı moral aşılayan Mehmet Akif Ersoy, durmaksızın duygularını mısralara döker.

Her kim olursa olsun ülkenin kurtuluş mücadelesinde bir görev üstlenmelidir der.

O, ancak bu tür sorumluluk bilinci içerisinde hareket edildiği sürece vatanın selamete ereceği inancındadır.

İşte Türk Askerinin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Komutasında giriştiği milli mücadele sürecinde Ersoy, aynı sorumluluk bilincinde hareket ederek, örnek davranışlar sergilemiştir.

Zaten bu tür hasletlere sahip insanımızda vatan sevgisi olmasaydı, o günün koşulları altında 7 düvele karşı zafer elde etmek o denli kolay olmazdı.

Çok olumsuz koşulların egemen olduğu sürece karşın Türk askerinin savaştan zaferle ayrılması altında yatan temel neden, vatanına olan aşırı sevgi ve bağlılıktan başkası değildir.

Böylesine olumsuz şartlar içerisinde, insanüstü bir gayret göstererek zafere ulaşan Anadolu Yarımadası için vatan şairi Mehmet Akif Ersoy, çok önemli bir noktaya işaret ediyor.

Türk insanının kurtuluş mücadelesine atıldığı süreçte kaleme aldığı “İstiklal Marşı” üzerine diyor ki;

“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Bilmem bundan daha yerinde ve anlam içeren yaklaşım olur muydu?

Zaten bu tür bir hasletlere sahip olduğu için İstiklal Marşı yazılmasıyla ilgili açılan yarışmada ödül konmasını asla kabul etmez.

Ona göre, vatanın selameti söz konusu ise ödüle yer olmazdı.

Ne zaman ödül ortadan kaldırılır.

Ancak o zaman İstiklal Marşını yazar.

Bilmem, hep altı çizildiği gibi, vatan söz konusu olduğunda bundan daha anlam içeren bir yaklaşım olabilir mi?

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.