Valiye Söz Geçiremeyenler!

Bu haber 19 Mayıs 2017 - 0:31 'de eklendi ve 904 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Hüseyin Kocabıyık Beni Yazmış” başlıklı yazıma okurlarımızdan Asım Demirel’in yorumu beni çok duygulandırdı.

Demirel, “Beyniyle gezenler ayaklarıyla gezenlerden daha hızlı gezerler. Özcan’da beynini iyi kullanan iyi bir düşünür ve düşündüklerini kağıda en iyi döken bir kişi. Gramere müthiş hakim. İngiliz bilim adamı Hawking hiç kımıldayamıyor sadece yüzündeki bir kasın hareketiyle bırakın dünyayı evreni tahlil ediyor. Özcan oturarak ta güzel yazar. Yeter ki, ellerine ve beynine bir şey olmasın.” demiş.

Dileğine teşekkür ederim. Allah razı olsun…

xx           xx           xx

Muğla’da ilgi gören sosyal medya kullanıcılarından bizim “fanatik Ak Partili”, bir o kadar da “Şoven MuğlalıMete Kalay’ın internet hesabına arada sırada bakarım.

İki nedenle…

Bir, keyifsizsem biraz güleyim diye.

İki, Muğla siyasetinde, özellikle AK Parti’de neler olup bitiyor diye.

Hani “Çocuktan al haberi” derler ya, “Mete Kalay’dan al haberi” de denebilir…

Mete bir ara AK Parti Muğla İl Yönetimi tarafından “partiden kesin ihraç” talebiyle disipline verilmişti.

İlin istediği olmamış. Mete, uyarılmakla yetinilmiş.

Bu yüzden mi bilmiyorum, Mete Kalay paylaşımlarında il yönetimine sahip çıkmaya başlamış, ama Milletvekili Nihat Öztürk’ün ipini de çekmiş gibi geldi bana…

xx           xx           xx

Mete Kalay 11 Mayıs’ta yaptığı paylaşımda “Marmaris’te ya da başka yerlerde, kenarda köşede gizli kapaklı toplantıları bırakınız artık” uyarısında bulunmuş.

Gazeteci Hasan Telli de altına “Avukatlar caddesinde berberin yanında da toplantı varmış” diye yazmış.

Güldüm…

Mete de Telli’yi ciddiye alıp, “Nerelerde ne toplantılar yapıldığının toplantısıdır o!” diye yanıt vermiş.

Bu günlerde AK Parti de hepsi için “toplantı” denilemese de orada burada bir araya gelenler az değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan 21 Mayıs’ta partisinin başına geçiyor. Herkes 21 Mayıs’a odaklanmış durumda.

Mete Kalay dahil çoğu AK Partili için 21 Mayıs yeni bir milat, yeni bir umut…

xx           xx           xx

21 Mayıs yeni bir umut…

Çevrelerinde yaşanan, yaşadıkları, gördükleri olumsuzluklara, yanlışlara rağmen yine de partilerine konduramayan AK Partiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partilerinin genel başkanı olması ile birlikte olumsuzlukların ortadan kalkacağını, partilerinde de olduğuna inandıkları FETÖ’cülerin ve onları koruyup, kollayanların temizleneceğine, kendilerine hizmet edenlerin gidip, halka hizmet edenlerin geleceğine inanıyor ve umut ediyorlar…

Yeniden göreve gelebilmek için görevden alınmadan “toplu istifaya” hazırlanan “uyanık” ilçeler varmış.

Söylenti çok…

AK Parti de neler oluyor?” diye bir başlık açıp, Muğla’da AK Parti’yi ve söylentileri, ayrıca son kez yeşeren umutları ele alırız.

Bugün başka bir söylentiyi ele alalım… Vali Amir Çiçek’in Muğla’dan alınmak istenmesini…

xx           xx           xx

Siz benim söylenti dediğime bakmayın. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!

Mete Kalay’ın son paylaşımlarından biri de “Bazı bürokratlar milletvekili etkisiyle valilik makamının talimatlarını geciktiriyor mu? Bu doğru mu?” şeklindeydi.

Demek ki bir sıkıntı var.

Vali Amir Çiçek Muğla’dan alınırsa ne olacak?

Bunun için kulisleri hareketlendirenlerin, Muğlalıların pek çok nedenle yakından tanıdığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu dolduruşa getirmeye ve bunun için sayın Soylu’nun Muğla’da “dost bildiklerini” yönlendirmeye çalışanların, merak ediyorum ellerinde Vali Amir Çiçek’ten daha “Muğlalı”, daha “turizmci”, daha “çiftçi”, daha “mermerci”, kişiler değil, Muğla için daha “iş takipçisi” ve hatta daha “AK Partili” bir “Muğla Valisi adayı” var mı?

Sanmıyorum, ama hadi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu kandırıp ikna ettiler; Muğla’ya değil de kendilerine hizmet edecek valiyi nereden bulacaklar?

xx           xx           xx

Vali Amir Çiçek’in Muğla’dan alınması için bazı çevrelerin, Ortaca-Dalyan’da bir gurubun harekete geçtiği duyumunu Mete Kalay’ın internet hesabından veya bir başka sosyal medya paylaşımından aldığım sanılmasın.

Duyumumun kaynağı Dalaman çukuru…

O çukuru iyi tanırım.

Çukurda, Dalyan’da yiğit insanlar vardır. Elbette adı “Yiğit” olanlarda vardır. Benim kastettiğim kendisi yiğit olanlar.

Bölgenin menfaatlerini, Muğla’nın menfaatlerini “bireysel menfaatlerin” önünde tutan yiğit insanlar oyunu bozacaklardır diye umuyorum.

xx           xx           xx

Yeri gelmişken İztuzu Kumsalı’nın işletmesinin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne verilmesini sağlamış olan dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’yi saygıyla anıyorum.

Çok isabetli ve saygıdeğer bir iş yaptı…

Caretta caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanı İztuzu Kumsalı sonunda iki yıldır doğru ellerde…

Carettalar huzurlu… Dalyanlılar huzurlu… Yerli ve yabancı turistler keyifli…

Ama üniversitenin oradaki varlığından huzursuzluğu devam edenlerde var gibi… (!)

Onların huzuru için Vali Amir Çiçek’i Muğla’dan aldırmanın, Carettaların, Dalyanlıların huzurunu, yerli ve yabancı turistin keyfini kaçırmanın alemi var mı?

xx           xx           xx

İktidar partilerinin “yerel politikacılarının” bürokratlara “amiriymiş” veya “işvereniymiş” gibi yaklaşım göstermeleri her dönemde yaşanmıştır.

Bunun en yoğun yaşandığı dönem Adalet Partisi (AP) dönemidir. Gelenek Doğru Yol Partisi (DYP) ile sürmüştür.

Bu olumsuz yaklaşım ANAP (Anavatan Partisi) iktidarlarında pek görülmemiştir.

Uzun zamandır Diyarbakır Valiliği’ni başarı ile yürüten Vali Hüseyin Aksoy 2001 yılında Muğla Valisi olmuştu. İktidarda DSP, MHP, ANAP koalisyonu vardı.

Vali Aksoy çok başarılıydı, tüm Muğlalılar kendisini tanıyor ve seviyordu.

Ancak 2002 Genel Seçimi’nde AK Parti iktidara gelirken, AK Parti’nin AP-DP kökenli ilk milletvekili hemen “AK Partili vali istiyoruz” demeye başladı. Aksoy’un atamasını ANAP’lı İçişleri Bakanı yapmıştı, O yüzden olmalı, Vekile göre Vali ANAP’lıydı…

Vali Aksoy sonunda Mersin’e gitti. Vekilin de vekillik süresi dolmuştu… Oysa Aksoy Muğla’ya biraz daha yararlı olabilirdi… Muğla kaybetti…

Aksoy’dan sonra gelen valiyi hatırlıyor musunuz? Ben de hatırlamıyorum!

xx           xx           xx

Söylentinin aslı astarı varsa ve Vali Amir Çiçek giderse yine Muğla kaybedecek…

Gitmesini sağlayanların (sağlayabilirlerse) eline ne geçecek?

AK Parti Muğla’da daha başarılı mı olacak?

Muğla’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya en yakın STK’nın Yusuf Kayacık sayesinde MUTSO (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) olduğunu söyleyebiliriz.

Eğer gerçekten birileri Vali Çiçek için Bakan Soylu nezdinde kişisel çıkarları için girişimde bulunuyorlarsa, MUTSO ve Kayacık Muğla’ya sahip çıkarcasına Vali Amir Çiçek’e sahip çıkacaklardır…

Muğla’nın ayarı düşük, Muğla’dan kopuk politikacıları Muğla’yı kullanamadıkları Vali Ahmet Altıparmak’ın hizmetlerinden de mahrum bırakmışlardı.

Yapmayın bunu… Muğla’nın sizden büyük olduğunu unutmayın…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mehmet kaya 19 Mayıs 2017 / 09:07

Valimizin alınması değil de Muğla bürokrasisinin değişmesi önemli. Cumhurbaşkanı Evren’den bu yana altı cumhurbaşkanı 12 eylül başbakanı (adını bile unuttuk) bu yana sayısız başbakan, bakan vali değiştiği halde bir türlü değişmeyen bürokratlar tespit edilsin tabii tespit edebilirlerse adeta unutulmuş gibi duran adamlar var. Saklanmayı nasıl becerirler anlamak mümkün değil. Bunlar vali beyi de takmıyorlar mış. Vali bey ne yapsın. Valimiz iyi bir adam. Siz valimizi değil de onun altındaki tüm müdürleri değiştirin. Bakın Muğla nasıl değişecek. CHP yi de Muğla’da bu bürokrasi ayakta tutuyor. Ak Parti 15 yıldır Türkiye’mizde iktidar oldu. Bu süreçte bir türlü Muğla’mızda iktidar olmayı başaramadı. İl başkanının yerli ve milli olması gerekir kanısındayız. Yönetimlerin külliyeni farklı bölgelerden olsun fark etmez. Lider önemli. CHP de Ak Parti de Muğla’mızda yerli bir il başkanını partilerine yakıştıramadılar. Bir milyonluk şehirden iki adam bulamadınız mı? Bulduklarınız bir Ecevit bir Erdoğan gibi olsa neyse. Muğla’mızın yerel liderleri yok. Lobicilik yok. Sıkıntımızın sebebi budur.