Valinin gözünde Muğla’yı gördüm…

Bu haber 04 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 764 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla’nın yeni valisi Fatih Şahin ile önceki gün sabah Karabağlar Yaylası’nın Süpüroğlu Kahvesi’nde kahvaltıda biraraya geldik. İki yıl aradan sonra, Muğla Basını tekmili bir arada oradaydık.
Keşke her zaman bir arada olabilsek… Doğrusu ben Muğla Basını’nın bir arada olduğu günleri özlüyorum… Ne oldu bize? Nasıl bu hale geldik?..  Muğla Gazeteciler Cemiyeti “siyasetten uzak”, “ben merkezcilikten uzak”, “meslek adamlarını kategorize etmeden” il genelinde hepimizi kucaklayabilse; “Muğla Basını’nın çatısı” haline gelebilse nasıl olur?…
Keyifli yayla sabahında, Vali Fatih Şahin ile kahvaltıda kendi kendime bu soruların yanıtını aradım…
Keşke bu soruların yanıtını araması gereken de arasa…
Keşke, o sabah Muğla Basını adına biri kalkıp, “Sayın Vali hoş geldiniz…” diyebilip, Muğla Basını’nın vefakâr, cefakâr “emekçilerini” tek tek Sayın Vali ile tanıştırılabilseydi…
 
xx      xx      xx
Ulu çınarların altında, kuş sesleri arasında yapılan kahvaltıda Vali Şahin’i dinlerken “Mavi gözlerine” baktım… Samimiydi…  Orada Muğla’yı gördüm… Hepimiz Vali Şahin’in Afyonlu olduğunu yazmıştık. Kendisinden anne tarafından Afyonlu, baba tarafından Denizlili, ama ailesinin hemen hepsinin İzmir’de yaşadığını öğrendik.
Sevindik… “Egeli” biri Muğla’yı çok çabuk okuyacaktır…
Nitekim Sayın Valinin açıklamalarından oldukça hızlı okumaya başladığını gördük…
 
xx      xx      xx
Her yiğidin bir başka yoğurt yiyişi vardır. Muğla’da ilk kez bir vali uzun kuyruklar oluşturularak karşılanmadı. Çünkü Muğla’ya gelmeden talimat vermiş, kalabalık karşılama istememiş ve oldukça sade bir törenle, sadece vali yardımcıları ve Muğla Basını tarafından karşılanmıştı.
Ki, Süpüroğlu Kahvesi’ndeki kahvaltıda da “Fazla öne çıkmayı sevmem.” diyordu.
>Şovu sevmeyen, hizmetlerinin ve çalışmalarının gündeme gelmesini isteyen, sadelikten ve mütevazılıktan yana bir vali ile karşı karşıyayız…

xx      xx      xx
Vali Şahin’in geçen pazartesi günü sade karşılamanın ardından Muğla Basını ile yaptığı toplantıda ilk sözleri şöyle oldu:
“Benim tarzım budur. Kaymakamlarımızla ve diğer yöneticilerimizle toplantılar yaparak tanışacağız. Herkesin işinin başında olması daha uygundur.”
Üretken bir vali ile karşı karşıyayız…
 
xx      xx      xx
Vali Şahin, basınla ilk kez bir araya geldiği pazartesi günü Yunus Emre ve Mevlana’nın kentinden, Dünya Kenti Muğla’ya selamlar getirdiğini belirtirken, “Biz sivil toplumun yönetime katılacağı, adaletli ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimseyeceğiz. Adalete, hukuka bağlı kalarak, halkımıza hızlı kamu hizmeti sunacağız. Temel hedefimiz, insan odaklı refah anlayışıdır.” diyordu.
Benzer sözleri Süpüroğlu Kahvesi’ndeki kahvaltıda da tekrarladı. Bir arkadaşımın “Halk günleri yapacak mısınız?” sorusuna yanıt verirken, “Valilik kapısı her zaman herkese açık. Dairelerin kapıları da açık olacak. Kimse filanca müdüre ulaşamadım, demeyecek.” dedi. Ardından Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın Muğla’da ağırladığımız turistlerin şikâyetlerini doğrudan alıp, hemen sorunları çözmek, şikâyetleri gidermek için devreye soktuğu “ALO 179” hattından Muğlalıların da yararlandırılacağını söyledi.
>Katılımcı, şeffaf yönetim ve kolektif üretim anlayışına sahip, yerlisi ve yabancısıyla “Önce insan” diyen, “sivil toplumcu” bir vali ile karşı karşıyayız.
 
xx      xx      xx
Vali Şahin’in gözlerine bakarak, sözlerini dinlerken kendisinden “Slow City” yani “Yavaş Şehir”, “Çocuk Dostu Şehir” sözlerini duyduk. “Slow City İtalyanların bulduğu bir şehircilik anlayışı. Dünya’da hızla yayılıyor. O yavaş şehirleri biz de yaratmayıyız. Çocuk Dostu şehirlerimiz olmalı. Biz de Dünya’nın alıp uygulayacağı bir şeyler yaratmalıyız.” sözlerini heyecanla dinledim…
Turizmde, kaliteden taviz verilmemesi gerektiğini vurgularken, turistlerle birlikte Muğla’da yaşayanların da “memnuniyetinin” yaratılması gereğine dikkat çekerek, “Turizm kolektif bir iş… Pasaporttaki polisten, plajda mısır satana kadar hep birlikte turizmci olmalıyız, kaliteyi öne çıkarmalıyız.” diyordu.
Muğla’nın 3 günlük valisi olmasına rağmen, Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın Yatağan’da uygulamaya koyduğu “Kültür Yolu” projesinden söz edip, Muğla’dan ve potansiyelinden haberdar olduğunu ortaya koyup, şöyle devam ediyordu:
“Benzer projeleri hep birlikte üretmeliyiz. Yeni destinasyonlar (hedef, varış yeri) yaratmalıyız. Gün yüzüne çıkmamış değerleri turizmde ticari ürün haline getirmeliyiz.”
>Devlet’te devamlılık prensibine sahip, Turizmi ve Ekonomiyi bilen ve turizmde yeni açılımlar getirebilecek bir vali ile karşı karşıyayız…

xx      xx      xx
Vali Şahin’in kahvaltıdaki ilk sözlerini sona bıraktım. İlk sözleri, “Muğla’ya daha önce de geldim. Muğla’yı biliyorum, ama burayı, Karabağlar Yaylası’nı görmemiştim. Çok güzel korunmuş. Bu doğallık insana pozitif enerji veriyor. Beton işgalindeki yerlerde negatif enerji alıyorsunuz. Buradan çok etkilendim. Sizleri kıskandım.” oldu.
>Yurt dışı deneyimi olan, çevreci, koruma-kullanma dengesi anlayışına sahip bir vali ile karşı karşıyayız…

xx      xx      xx
Tabi derler ki, “Karaman’ın koyunu, sonradan çıkar oyunu”…
Ama ben sanmıyorum.
>Samimi bir vali ile karşı karşıyayız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.