Valimizin açıklayacağı “haklı gerekçeyi” merakla bekliyoruz… « Hamle Gazetesi

Valimizin açıklayacağı “haklı gerekçeyi” merakla bekliyoruz…

Bu haber 18 Haziran 2019 - 1:33 'de eklendi ve 2.595 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Harita Mühendisi Özden Ahmet Akgüç düşüncelerine, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarına değer verdiğim ve yerel gazetelerde de yazıları çıkan bir “Muğlalı”dır…

Genellikle öyledir de, bu paylaşımı da filozofçaydı.

Muhtemelen birine veya birilerine çok ince bir sitemde bulunmuş. Şöyle:

Sen, evrendeki sayısız galaksilerden birinin içindeki bir gezegende ortalama 60-70 yıl yaşayan bir canlı formusun. Senden önce 110 milyar insan yaşayıp öldü. Hayatındaki 20-30 kişi haricinde de kimsenin umurunda değilsin. Kaprislerin egoların boşuna. Mütevazı ol, havalara girme. Kimseye de tepeden bakma. Bu gerçeği bilerek yaşa.

Bayıldım… Böyle yaşamak mümkün mü, mümkün… Peki “Kime demiş?” derseniz, bilmiyorum. Hepimize demiş olabilir. Ben buraya köşeme koyuyorum. İsteyen üzerine alır…

xx           xx           xx

Akgüç, 13 Haziran‘da yaptığı ise “İmar Barışı Bilmecesi” başlıklı paylaşımında da “İmar Barışı başvuruları 15 Haziranda bitiyor. İmar Barışı 31.12. 2017 tarihinden önce yapılan yapıları kapsıyordu. Şimdi gözler, İmar Barışı kapsamına girmeyen binalar için Devletimizin nasıl davranacağına çevrildi. Devlet yetkilileri, bu tip yapıların toplamı 2000 adet olduğunu söylüyorlar.. Bu rakam bana az geldi.” demiş.

Bana da az geldi. Sadece Gökova Körfezi Akbük Koyu‘nda 200‘ün üzerinde başvuru olduğu söyleniyor…

İmar Barışı kapsamına girmeyen; 31.12. 2017 tarihinden sonra yapılan binalar ile ilgi Devlet yetkililerimiz ne yapacaklar ço merak ediyorum. İzliyoruz… Bugün konumuz bu değil tabi. Bu konuya daha sonra geliriz.

Konu çok… Muğla il merkezinde 79 şoför esnafına, kendilerine ve dolayısıyla yeni garajda, yeni hastanede taksi bulamayan Muğlalılara yapılan haksızlığa isyan eden Muğla Kamyoncu Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası tarafından yapılan basın açıklaması bunlardan biri… Yine hafta sonunda Yatağan Belediye Başkanı Mustafa Toksöz‘ün akşam yemeğinde basınla buluşması bir başka konu… Bir başka konu da, yine hafta sonunda Yeniasır Gazetesi Muğla Temsilcisi Adem Ülker arkadaşımıza kendi ifadesiyle Dalyan İztuzu Plajı’nda MUÇEV görevlileri tarafından “terörist” muamelesi yapılmış olması.

Bugün Adem Ülker‘in başına gelen şaşırtıcı olayı ele alalım. Öteki konuları da nasıl olsa ele alırız.

İl merkezinde Arasta‘da yaşanan inihar olayını, Menteşe Arıtma Tesisi‘nin bölgede yeraltı sularını kirlettiğine dair iddiaları, Eğitim Araştırma Hastanesi‘ndeki “Başhekimlik makam odası” yenilemesi ve Başhekim‘in beklenmedik istifasını ve daha fazlasını da ele alırız…

xx           xx           xx

Adem Ülker arkadaşımız geçen Cuma gecesi face hesabından “Terörist Adem Ülker…” başlığı ile “Dalyan Kanalı’nda yeni başlayan ve herkesin hoşuna gidecek bir uygulamayı haber yapmaya gittik. Teröristlere yapılmayan uygulamayla karşılaştık… Sayın Esengül Civelek, Sayın Baki Gencel… Bizden olsa olsa memleket olur… Terörist olmaz… Jandarma 2 dakikada geldi, (Daha önce örneği yok). ‘Gavurlar herşeyi çekiyor’ dedim, jandarmanın cevabı: ‘Emir böyle…’.. Çektiğimiz fotoğraflar teröristlerle paylaşılabilirmiş…” diye yazdı.

Konuyu tam anlayamadık, ama bende paylaşımın altına “Adem senden de ne terörist olur amma… Şaşkınlık içindeyim… Gazetecilerde birlik beraberlik olmazsa olacağı budur. Bakalım yarın Cemiyet Başkanları ne yapacaklar?” diye yorumda bulundum.

Meslektaşlarımızdan Demet Kızıl da en az Adem arkadaşımız kadar şaşırtıcı bir yorumda bulundu. “Müze ve ören yerlerini gazeteci kimliği ile çekmek yayınlamak İçin izin gerekli, Kleopatra Adası’nda çekim yapmak için Valilikten 1 hafta izin için bekledim, yarım saat çekim yaptım. Dönerken bir grup tip girdi belgesi olması gereken dronu aldı uçurdu.. Güvenliğe sordum bunların izni var mı diye, ‘Onlar turist’ dedi! Al bi de burdan bak .” dedi…

xx           xx           xx

Bodrum‘dan Muammer Özdemir de Adem arkadaşımızın ilk paylaşımına “Bu kafa 1940 ların kafası. Bugün uydudan yerdeki karıncaların bile resmi çok net olarak çekilebiliyor. Kimi ve neyi kimden saklıyorsunuz? Sosyal medya ve akıllı cep telefonları herkesi gazeteci yaptı. Herkes bir şeyleri çekip altına da not düşüp paylaşıyor. Günümüzde gerçekten gazeteci olanlardan saklanmaya çalışılan acaba nedir?” yorumunda bulundu. Adem Ülker kendisi de ertesi gün bir paylaşım daha yaptı ve şu ifadede bulundu:

Hayatımda ilk kez, MUÇEV görevlileri ve Dalyan Jandarması tarafından suratıma yapıştırılmak istenen terörist yaftasıyla uyandım. Yüzümü yıkarken baktım aynaya, terörist falan görmedim. Bildiğin Türk Milliyetçisi Adem Ülker…

Altına da “Dünü unutmayacağım” ibaresini koymuş.

Böyle bir “muamele” karşısında hangimiz olsak üzülürüz. Adem arkadaşımız derinden sarsıldı.

O günün akşamı “Muğla Basını”nda yer alan isimler Yatağan Belediye Başkanı Mustafa Toksöz‘ün davetinde buluştuk. Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan‘a ne yapacaklarını sordum. “İlgili yerlerle görüştüm” dedi. Öyle gerekiyor olmalı ki ayrıntı vermedi… Adem arkadaşımıza da “Şu olayı tam olarak anlatır mısın?” dedim. “Gazetemize yazacağım” dedi…

xx           xx           xx

Adem arkadaşımızdan önce Ortaca‘daki meslektaşlarımızdan Mete Sönmez yazdı. Sönmez internet gazetesi “Habererk” te “Valilikten, Gazetecilere özel yasak” başlığı ile kaleme aldığı yazıda, “Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan ve fotoğraflanan Türkiye’nin en önemli turizm noktası İztuzu Plajı’nda gazetecilerin görüntü alması ve fotoğraf çekmesinin yasak olduğu ortaya çıktı.” demiş.

Neden?

Mete arkadaşımız bu sorunun yanıtını verirken de “MUÇEV görevlileri gazetecilerin çektiği görüntüleri ‘Terör Unsurları için kullanılabilir’ cevabı verdi!!!” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Alınan bilgiye göre Yeni Asır Gazetesi Muğla Muhabiri Adem Ülker, geçtiğimiz günlerde haber yapmak amacıyla İztuzu Plajı’na geldi. Her yıl milyonlarca turistin ziyaret edip, fotoğraflarını paylaştığı plajda Adem Ülker fotoğraf çekerken plajı işleten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Muğla Valiliği’nin ortak kuruluşu MUÇEV çalışanları Adem Ülker’e gelerek neden fotoğraf çektiğini sordular. Ülker’in gazeteci olduğunu ve haber yapacağını belirtmesi üzerine görevlilerin güvenlik gerekçesi ile fotoğraf çekemeyeceğini söylediği ve fotoğraf çekmesini engellediği belirtiliyor. Olay yerine gelen Jandarma ekipleri de Adem Ülker’e plajda fotoğraf çekiminin yasak olduğunu ancak Valilikten izin alınması durumunda izin verileceğini belirttikleri öğrenildi.

Mete Sönmez yazısında “Terör unsuru dediler” ara başlığı ile Adem Ülker‘in açıklamasına da yer vermiş. Adem Ülker orada da şöyle anlatmış:

Ben 25 yıllık gazeteciyim. MUÇEV’e bağlı görevlilere basın mensubu olduğumu söylememe rağmen görüntüleri terör unsuru olarak kullanıp kullanmayacağımı bilemediklerini söylediler. Ardından da jandarmayı çağırdılar. Hergün binlerce kişinin fotoğraf çekip sosyal medyada paylaştığı bir bölgede gazetecinin çektiği fotoğraf nasıl terör unsuru oluyor? Bunca yıl boyunca pekçok devlet adamını takip ettim. Halen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bölgeye gelen devlet adamlarının programlarını akredite oluyorum. Oralarda ve o insanları fotoğraf çekip görüntü alma iznim var ancak İztuzu gibi bir bölgede haber amaçlı fotoğraf çekmem terör unsuru sayılıyor. Bu nasıl bir mantık

xx           xx           xx

Mete Sönmez yazısının sonunda “Bunun yanı sıra bu yasağın bölgeye gelen Yabancı Basın Mensupları için de geçerli olup olmadığı ise merak konusu?” diye sorarken, şöyle noktalamış:

Dünyanın en iyi korunan plajları arasında yer alan, yapılaşmanın izin verilmediği, The Times Gazetesi tarafından Avrupa’nın En İyi Açık Alanı seçilen İztuzu Plajı için seçimler öncesi MHP’den Ortaca Belediye Başkanlığına aday olan Alim Uzundemir ile, seçim sürecinde bölgeye gelen Ak Parti’li Milletvekili ve Bakanlar seçimleri Uzundemir’in kazanması halinde plajın işletmesini Belediye’ye tekrar kazandıracaklarını belirtmişti. Ancak plaj seçimlerden hemen sonra Üniversite’den alınarak yeniden MUÇEV’e devredildi. Son zamanlarda bazı özel firmaların plajın işletmesi için yeniden devreye girdiği de söylentiler arasında.Yaşanan tüm bu gelişmeler, Valiliğin gazetecilere yönelik aldığı bu ilginç yasak kararının, yeni bir süreçte olumsuz haberlere karşı bir önlem olarak uygulamaya koyduğu şeklinde yorumlandı.

Öyle mi? Bu “yasak” yabancı gazeteciler için de geçerli mi? Kıyıyı kapatmış tesislerin önünde fotoğraf çekmeye kalkıştığımızda hep görevlilerin “Burası özel mülk” uyarıları ile karşılaşmışızdır… Yoksa MUÇEV yöneticileri de “el koydukları” alanların özel mülkleri olduğunu filan mı sanıyorlar?

Basınla önceki valilerimiz gibi bir diyaloğa girememiş veya bunu tercih etmiş olan sayın valimizin bu konuda açıklayacağı “haklı gerekçeyi” merakla bekliyoruz…

———————————–                                                                             ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Eğer kaçamıyorsan, insanlar hep çevrendeyse, gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun. (İçimdeki Deniz)

ÇİVİ

Adem Ülker’in dere, azmak, göl kenarlarında poz verip sosyal medya hesabından paylaşmak gibi özelliği vardır. Uzun zamandır kıskançlık duyan arkadaşım “Yağmurla oluşmuş su birikintisi yanında dahi fotoğraf çekmesi, çekilmesi yasaklanmalı.” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.