VALİ ŞAHİN’DEN EĞİTİM ADINA FARKLI YAKLAŞIM

Bu haber 25 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 500 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemizin
olmazsa olmaz şartlarından birinin eğitim ve öğrenim olduğunda kimsenin şüphesi
olamaz.

En
azından olmaması gerekir.

Bir ülkenin
demokratik bir yapıya kavuşması, toplumu oluşturan bireylerin kişisel hak ve
hürriyetlerin yerleşmesinde eğitimin rolünü yadsımak mümkün olmadığına göre,
farklı yaklaşım içerisinde olamazsınız.

Ve de çağdaş
ülkeler düzeyine erişmede temel kriter, yeterli eğitimin verilmesi ise…

Bu yüzden her
hangi bir ülkenin evvelemirde yerine getirmesi gereken, belirli yaş gruplarının
yeterli eğitim almasını sağlamaktır.

Siz Türkiye
olarak, bu bağlamda üzerinize düşen görevi eksiksiz yerine getirdiniz.

Özde sorun yok
demektir.

Aksi halde o
ülkede kaos vardır, kargaşa hiç eksik olmaz.

Bu
da 21.dünyasında bir ülkeyle örtüşen durum değildir.

Dolayısıyla
kişilerin toplumda istenilen düzeyde yer edinmelerini sağlayan eğitimdir.

Her
türlü donanıma sahip bireylerden oluşan toplumlarda istenmeyen olaylar yok ise,
eğitim ve öğrenimin önemi adına fazla söze hacet yoktur.

***

İşte,
eğitimsizlik gibi bir açmazın, toplumda nasıl etkileşim yaratacağı bilincindeki
Muğla Valisi Fatih Şahin, ilk ve orta dereceli okul öğrencileri için bir
uygulama başlatıyor.

“Öğrencilerin
alana inmesi”

Bunun
anlamı şu.

İlk ve orta
dereceli okul öğrencilerin, genelde derslerden arta kalan zaman içerisinde,
çeşitli alanlara yönelmeleri.

Böylelikle
öğrencilerin, konuşlandıkları kenti daha iyi tanımaları yanında, Türk insanına
özgü hasletlerin daha bir pekişmesi sağlanacaktır.

Vali Şahin, bu
konuda 3 temel alan belirliyor.

“Kütüphaneler,
müzeler ve huzurevleri”

Nedenini
de şöyle açıklıyor.

İlköğretim
düzeyindeki öğrencilerden oluşan bir sınıf, haftada bir gün olmak kütüphaneye
gidecek.

Elbette
bunun ne amaç güttüğü yadsınamaz.

Vali istiyor ki
öğrenciler, küçük yaşlardan itibaren daha bir donanım sahibi olsunlar.

Bunun
sağlanmasında kütüphaneler önemli fonksiyon üstlendiğine göre, mutlaka yerine
getirilmeli.

Valinin
bu düşüncesi yerli yerinde olmakla birlikte diyorum ki, kütüphanelere gitmek
sadece ilköğretim düzeyindeki öğrencilerle sınırlı olmasa.

Ortaöğretim
kademesindeki öğrencilerimiz de gitseler.

Belirlenen
2.alan müzeler.

Müzelerde yer
eden eserler tarihimizi yansıttığı için öğrencilerin daha bir kültürlü olmaları
yanında, geçmiş tarihimizi yansıtan eserler hakkında bilgi sahibi olmaları,
ülkenin tanınması noktasında olmazsa olmaz koşuldur.

3. alan
öğrencilerin huzurevleriyle buluşması.

Vali Şahin’e
göre lise ve dengi okul öğrencileri, haftada bir gün olmak koşuluyla
huzurevlerinde kalan vatandaşlarımızla sohbet etmeli.

Böylelikle hem
huzurevlerinde kalanlar mutlu olacak, hem de kendilerinin de bir gün
yaşlanacakları düşüncesiyle yaşlılara karşı saygıyı öğreneceklerdir.

Burada
Vali Şahin, bir noktanın daha altını çiziyor.

Öğrenciler bu
tür alanlara velilerin bilgisi tahtında gitmeli.

Tamam
da hangi veli, böylesine olumlu girişimlere karşı çıkabilir?

En
azından, dünyanın geldiği noktada, özellikle ekonomik şartların ağırlığı Türk
insanının özünde saklı hasletleri bir bir alıp götürürken, Vali Şahin’in
başlattığı girişimler, gelecek neslin olaylardan etkilenmemesi açısından
yadsınmaz bir durum olacaktır.

***

Başkaları
nasıl karşılar bilmiyorum ama öğrenciler adına başlatılan alan yönlendirmesi, her geçen gün kaybolmaya yüz tutan Türk
insanına özgü hasletlerin yeniden kazanılması noktasında takdire şayan bir
girişimdir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.