Vali Güvençer göreve başlıyor

Bu haber 03 Haziran 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.431 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Son kararname ile Vali Fatih Şahin merkeze alındı. Bu güne kadar Muğla’dan giden her valimizin veda toplantısına, yemeğine gittim. Uğurlamaya katıldım. Aynı şeyleri ilk kez Sayın Şahin için yapmadım. İçimden gelmedi.

Geldiği Karaman’da neler yaptı, yapamadı bilmiyoruz, ama Muğla’da “iz” bırakmadı. Görev süresinin büyük bölümünü İl Kültür Turizm Müdürü Kamil Özer ile birlikte yurt dışında geçirdiler.

Bari her sene bir önceki senenin turist sayısını az da olsa geçebilseydik!

xx        xx        xx

Muğla’nın eski valilerinden ve şu anda Samsun Valiliği yapmakta olan “hemşerimiz”  Vali Hüseyin Aksoy 2004 yılında 3 milyon turist hedefini biz gazetecilerin ve dolayısıyla Muğla kamuoyunun önüne koyduğunda bu hedef uzak bir hedef değildi.

Ama araya ekonomik krizler ve özellikle “küresel kriz” girdi. Belki bu yüzden hedefe hemen ulaşılamadı, ama “küresel ekonomik kriz” nedeniyle Muğla Turizminde gerilemede yaşanmadı. Ve hep 3 milyonu yakalayabilmek adına alt yapı hazırlığı kesintisiz sürdürüldü.

Vali Aksoy’un koyduğu 3 milyon hedefi, ardından gelen valilerimizin de hedefi oldu ve o hedefe hemen ulaşılamamış olunsa da bulunulan noktalardan gerilere düşülmedi. Vali Aksoy’un koyduğu hedef kendisinin ve ardından Vali Lütfi Yiğenoğlu’nun, Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın çabaları ile 6 yılda gerçekleşti. 6 yıl önce ortaya konan hedefi yakalamak Vali Şahin’e nasip oldu…

Muğla’da bir yıl daha kalmış olsaydı Dr. Altıparmak’a nasip olacaktı!

xx        xx        xx

Peki sonra?

Hala 3 milyondayız… Ve bu sene 2013 sezonundan yüzde 10 kayıp bekleniyor!

Muğla turizminin 3 milyonlarda kalabilmesine ATM Genel Müdürü Hamdi Güvenç’e borçlu olunduğu da unutulmamalı…

Sayın Şahin Muğla’ya vilayet oluşunun 100. Yılı diye kendisine ve hepimize yutturulan dolmanın sonucu 2013 Yılında Muğla’yı “marka” yapmayı kafasına koydu.

Oysa Milletvekili Ali Boğa’nın müsteşarlık döneminde Vali Dr. Ahmet Altıparmak ile yaptırdığı “Muğla Stratejik Planı” ve yine Vali Dr. Altıparmak’ın Antalya’ya giderayak Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Turizm Bölümü’ne yaptırdığı “Swot Analizi” Valiliğin raflarında Vali Dr. Altıparmak’ın ardından tozlanmaya bırakılmıştı…

Hal böyle iken taaa Almanya’lardan getirilen Arsnova Media adında bir iletişim firmasına para kazandırmanın ne alemi vardı? Bu firmayı Muğla’ya kim getirmişti?.. İki gün önce bu “tanıtım garabetininDalaman’da tanıtımı yapıldı. Vali Mustafa Hakan Güvençer bu gün göreve başlıyor…

Kendisini nedense iki gün bekleyemediler!

Bu garabeti iki gün önceki yazımda kaleme almıştım. Umarım yeni valimiz o yazımı okuma fırsatı bulur…

xx        xx        xx

Bir de Muğla’nın en görkemli tarihi yapısının “Girişimci Kadınlara tahsis edilmesi” garabeti var…

Türkiye Turizmi’nin Antalya ve İstanbul’dan sonra üçüncü armadası olan Muğla’da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hala bir tarihi mekana kavuşamadı, bir betonarme yapıda kucak kucağa hizmet vermeye çalışıyor, ama Girişimci Kadınlarımıza aylık kirası 6-7 milyar liralık bir tarihi yapı tahsis ediliyor! Bari orada yürütülen faaliyet ile kira parası çıkarılabiliyor mu? Bu Vakıf değirmeni suyu nereden bulup, ne için dönüyor?

Tabi bu günlerde Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün bir tarihi yapıya sahip olması söz konusu, ama müdürlüğün o binaya sığması mümkün değil… Orası olsa olsa İl Müdürü’nün makamı olur!

Doğrusu MELSA’nın ve Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın mercek altına alınmasının zamanı geldi de geçiyor. Biz gazeteciler ve kamuoyu bunu gerçekten merak ediyor…

Bu iki merkezin geliri gideri nedir? Nerelere nasıl harcama yapılmaktadır? Kimin, kimlerin çiftliği haline gelmiştir?

Bu soruların yanıtını almak üzereydik, ama dönemin Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın Muğla’da valilik ömrü vefa etmedi! Umarım yeni valimizin bürokratik ömrü vefa eder…

xx        xx        xx

Neyse konumuza dönelim…

Merkeze alınan valimiz Fatih Şahin’in bıraktığı veya bırakamadığı izler ortada…

Ama son 25 yılın valilerinden Türkiye’nin ilk kadın valisi Dr. Lale Aytaman, Lütfi Yiğenoğlu, şu anda Samsun Valisi olan Fatih Şahin ve Antalya’dan Erzurum Valiliği’ne görevlendirilen Dr. Ahmet Altıparmak Muğla’da önemli izler bıraktılar. Unutulmadılar… Hepsinin uğurlamasında bulunmuştum…

MELSA’yı Dr. Lale Aytaman kurmuştu. Ama bu gün içinde bulunduğu konuma gelsin diye de kurmamıştı… Unutan, merak eden arar kendisine sorar…

xx        xx        xx

Bu gün yeni valimiz Mustafa Hakan Güvençer Muğla Valiliği görevine başlıyor.

Geldiği Bingöl’den kendisi ile ilgili olumlu bilgiler aldık. Muğla’da da Bingöl’de olduğu gibi sevilmesini ve başarılı olmasını yürekten diliyoruz.

Nitekim Bingöl’de kendisi için düzenlenen veda yemeğinde Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’da varmış. Yılmaz, yemekte yaptığı konuşmada şöyle demiş:
Valilik önemli bir müessese. Sevgili valimizin bence en önemli bıraktığı eser, gönüllerde yer etmesidir. İnsanların gönlüne hitap edemiyorsanız, gönül bağı kuramıyorsanız böyle uğurlanmazsınız.

xx        xx        xx

1963 yılında İstanbul’un Kadıköy İlçesinde doğan Güvençer, 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden mezun olmuş. 1986 yılında Zonguldak Kaymakam adayı olarak mesleğe başlayan Güvençer, değişik yerlerde kaymakamlık ve vali yardımcılıklarından sonra en son Aydın Vali Yardımcılığı ve Sinop, Bingöl Valiliklerinde bulunmuş.

Geçmiş birikim ve deneyiminin yanında Aydın Vali Yardımcılığı ile bölgemizi tanıyor olması Muğla için önemli avantaj…

Ayrıca kendisinin 1986 İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Valimiz Dr. Ahmet Altıparmak ile aynı “ekolden” oldukları duyumunu almış bulunuyoruz. Sevgili Altıparmak Muğla’da uzun kalamadı. Kalsaydı, önemli projeleri vardı… Kendisini rahat bırakmadılar!

Umarız Vali Güvençer uzun kalır… Muğla’nın markalaşmasını bir şirketin ellerine bırakmaz…

Hem sahi Muğla’nın Bodrum’u, Ölüdeniz’i, İçmeler’i, Göcek’i, Dalyan’ı, Sarıgerme’si, Akyaka’sı hangi şirket eliyle marka oldu ki…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
safa altaş 03 Haziran 2013 / 14:37

sayın Özcan bey markalaşma ile ilgili bizim seçim çalışmalarımızın da öncelikli planlarımız içindeydi Muğla tamamında Fethiye, Göcek, Dalaman, Dalyan, Köyceğiz, Marmaris(Armutalan, İçmeler, Hisarönü), Datça, Bozburun, Ören, Bodrum( burada da 8 belde) ayrı ayrı tanıtım yapmaktadır. Muğla tek bir isim adı altında toplanmadığı sürece markalaşma imkanı olmaz. Bu bizim seçimden önceki planlarımız içinde olan en büyük projelerimizden birisiydi. Her ilçe, belde tanıtım ofisleri kurarak yurtdışında kendilerini tanıtmak amacıyla fuarlara katılıyorlar. Yeterli tanıtım harcamaları yapamadıklaından yurtdışında ayrı ayrı stant açıyorlar buda sanki Fethiye Türkiye’nin bir ucunda Dalyan Türkiye’nin diğer bir ucundaymış gibi algı yaratıyor. Tek bir isim altında mesela örnek verecek olursak şimdiki bahsedeceğimiz bölgeleri şehir isimleri daha önceden telaffuzu zor olan şehirlerdi. Bunların isimlerini değiştirerek marka yarattılar ve dünyada herkes tarafından biliniyor. Corte d’or, Corte d’azur. Bunlar bir bölgenin ismidir Corte d’azur’ dediğinizde Muğla gibi Fethiye’den Bodrum’a kapsar. Markalaşma bu şekilde olur ve bu isim adı altında tüm turizmciler yurtdışında büyük bir stant açtığında tüm 48 burada toplanır. Valilik bütçeyi bütün ilçe kaymakamlarına tanıtım amaçlı ayırmaz tamamına mesela( blue dream) (green – blue sea ) diye bir isim düşünün tüm dünyada bu markayı satmak daha kolay. Çünkü Muğla dediğinizde yabancıların telaffuz zorluğu var. Bunun yanında ayrı ayrı marka satıyorsunuz ve küçük bütçelerle inanın bu şekilde gidilirse 2-3 yıl içinde dünyada bir marka yaratmış oluruz. Marka yaratırsak buranın mermerinden tarım ürünlerine kadar herşeyi çok kolay satabiliriz. biz bunları düşünerek gelişim hareketinin gönüllü üyelerinden
sayın Şahap Çak ile bu konuları görüştüğümüzde hemen İngilizce 10 adet isim satın aldık. Bunlar şu anda bizde bu isimle tartışmaya açılabilir. Eğer bize düşen bir görev olursa sanayii alanında olduğu gibi gelişim hareketi olarak Muğla’nın hizmetindeyiz. Gelişim hareketi adına SAFA ALTAŞ Saygılarımla