VALİ DE FARKINDA

Bu haber 04 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 582 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Anlaşılan o ki,
Türkiye genelinde konuşlanan iller içerisinde her yönüyle zor kentlerden
birinin Muğla olduğunda en küçük şüphe yok.

Daha önce kaleme aldığım bir yazımda,
Muğla’da görev yapan mülki amirlerden Dr. Lale Aytaman, Cemil Serhadlı, Lütfi
Yiğenoğlu, Hüseyin Aksoy ve Dr. Ahmet Altıparmak’ın da aynı kanaatte olduğunu
belirtmiştim.

Her biri vali ile Hamle TV’de
gerçekleştirdiği “günleri izlerken” programında, her alanda çok önemli
potansiyele sahip bir il, dolayısıyla zor bir kent olduğunun altı çizilince,
şüphe kalmamıştı.

Zira, turizmden kültür balıkçılığına,
madenlerden termik santrallere, turfanda sebzecilikten seracılığa uzanan
çizgide, çok farklı bir konuma sahipti Muğla.

Sonra zorluk,
sadece bu alanlarla sınırlı olsa.

Ya, 1124 KM uzunluktaki sahil
bandı!

İnsan tacirlerinin cirit attığı bir
süreçte, elbette ki buraların denetimi kolay değildi.

Aynı kıyılar boyunca konuşlanan liman,
koy ve körfezler.

Özellikle kış sezonunda aynı limanlarda
demirleyen, dünyanın 4 bir yanından gelen her türlü deniz araçları.

Bölgenin % 67’lik bir kesimin ormanlarla
kaplı olması.

Dolayısıyla yangın sezonunda ormanların
yangınlara maruz kalmaması için alınması gerekli tedbirler.

Her birinin
içerdiği konum göz önüne alınınca, yadsınmaz realite, Muğla’nın zor bir kent
olduğu.

***

Sonra, merkez
ilçe nüfusu baz alındığında, dışarıdan kolay gibi görünse de gerçekte öyle
değildi.

Zira, yaz
sezonunda Fethiye, Dalaman, Ortaca, Marmaris, Datça, Milas ve Bodrum ilçe merkezleri
yanında turizm beldelerinin nüfusu, tahminlerin çok üzerindeydi.

Aynı süre
içerisinde gelen 3 milyon üzerinde turist.

Velhasıl
neresinden bakarsanız bakınız, ilin birinci derece sorumlusu mülki amirler için
Muğla zor bir kenttir.

Üstüne üstlük yaz
mevsiminde yazlık başkent konumuna bürününce.

Cumhurbaşkanı ve başbakan dahil,
bakanların biri gelip diğeri gitmesi, valilerin zamanla yarışmasına neden
olmuştur ve yeni vali Fatih Şahin için de olacaktır.

Protokol gereği
bunlarla beraber olmak zorunda olduğu düşünülürse.

Bir gazeteci
arkadaşımızın;

“Muğla’da 2 vali olmalı.

Biri protokol, diğeri asıl görevi
üstlenmeli” vurgusu,
latife olsa da gerçek payı yok değil.

***

Son valiler kararnamesiyle Karaman
ilinden Muğla’ya atanan vali Fatih Şahin için de durum farklı olmayacak.

Yerel ve ulusal
bazda görev üstlenen basın mensuplarıyla bir araya gelen Şahin diyor ki;

Muğla gerçekten çok ayrıcalıklı bir kent.

Daha geleli 4 gün
olmasına karşın onun böyle bir kanaatte olması, il hakkında kendisini
bilgilendiren kurum yetkilileriyle, basın mensuplarının ilettikleri.

Yanı sıra
Muğla’ya gelmeden önce edindiği bilgiler.

Bakıp gördü, çok
değişik alanlar, ilişkin olarak sınırsız potansiyel var.

Muğla ayrıcalıklı
bir kent diyor.

***

Tüm bu ayrıntıların altını çizerken, vali
Şahin’in üstesinden gelip gelemeyeceği konusunda tereddüt yok.

Değilse, genç yaşında önce genel müdür,
ardından Karaman, şimdi de Muğla gibi bir ilin valiliğine layık görülmezdi.

Makamına oturur
oturmaz;

“Muğla adına önceki vali Ahmet
Altıparmak’ın başlattığı projeleri tamamlayacağız.

Ondan sonra mevcut potansiyeli daha iyi
nasıl kullanırda ürün haline getirebiliriz” dediğine göre, ilin hangi konumda olduğunun farkında.

Vali Şahin’i
kendinden emin kılan asıl nokta, tüm
sorunların üstesinden hep birlikte geleceğiz eğilimi.

O inanıyor ki,
birlik ve beraberliği tesis ettiğimiz ürece, başaramayacağımız hiçbir şey yok.

Kısaca şu sıra,
gelişmelerin farkında olarak, halkla bütünleşmek isteyen bir vali var Muğla’da.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.