Vali bey kimi suçladı?

Bu haber 29 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 915 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ben Vali beyin kimseyi suçladığını sanmıyorum.
Zaten isim de vermedi.
Vali Dr. Ahmet Altıparmak, Ortaca Özel Yücelen Hastanesi’nin açılışında şöyle diyordu:
“Üç ilçemizde Muğla-Fethiye karayolu üzerinde. Şöyle bir çevrenize bakın, yapıların çoğu sıvasız, badanasız. Buraya gelirken çok güzel bir bina gördüm, ama bahçesi berbattı. Köyceğiz’in, Dalaman’ın, Ortaca’nın birlikte üzerinde bulundukları karayolu bakımsız ve temizliğe muhtaç. Bu konuda geçen dönemin başkanlarını uyardığım gibi kaymakamlarımızı da uyardım. Bir turizm merkezine bu görüntü yakışmıyor. Sizin rakibiniz Marmaris, Bodrum değil, Floransa.”
Vali bey haklı ama…
 
xx           xx           xx
Vali beyin sözlerine bakınca “adres” oldukça açık görünüyor:
Dalaman, Ortaca, Köyceğiz…
Ama bu “çukur”da Dalyan, Toparlar ve Beyobası belediyeleri de var.
Yani üç ilçe, üç belde belediye başkanı mı suçlanıyor?
Hayır. Sanmıyorum.
Bir kere Vali beyin sözlerinde “suçlama” değil, “sitem” var.
Bu sitemin muhatabı olarak ‘şimdilik’ Dalaman, Köyceğiz, Ortaca, Dalyan ve Beyobası Belediye Başkanlarını görmek doğru değil. Hepsi de şunun şurasında 5 aylık belediye başkanları…
Ancak geçmişin 5 yıllık, 10 yıllık belediye başkanlarını da “Ömrü hayatınızda hiç mi yurt dışına çıkmadınız?” diye eleştirmek gerek…
Ayrıca Dalyan’da Vali beyin ‘sitemine” konu çevre ve görüntü kirliliğinden söz etmek mümkün değil.
O nedenle geçmiş belediye başkanlarından Suat Tufan’ı da kutlamak lazım.
 
xx           xx           xx
Bu sorun elbette sadece Dalaman Çukuru’nun ve o çukurdaki belediye başkanlarının sorunu da değil.
Sorun hepimizin. Nitekim, vali bey şöyle devam ediyor:
“Bu rahatsız edici durumdan hepimiz sorumluyuz. Evlerimizde gösterdiğimiz titizliği şehrimizde de göstermeliyiz. Bu titizliği en çok göstermesi gerekenler de belediye başkanlarıyla, kaymakamlarıyla hepimiziz. Seçilerek veya atanarak geldiğimiz koltuklar bahane değil, hizmet üretme yerleri. Turizmden ekmek yiyorsak ve bu ekmeği büyütmek istiyorsak biraz daha duyarlılık diyoruz.”
Vali bey haksız mı?
 
xx           xx           xx
Karayolları müteahhitleri duble yolları yapıp, refüjleri ‘çalısı’ bitki ve zakkumlarla güya yeşillendirip gitti.
İş bitti mi? O refüjlerin bakımlarını kim yapacak? Yolların temizliğini kim gerçekleştirecek?
Yanıt yok… “Karayolları” diye yanıt vermek de mümkün, ama Karayolları o yolların bakımına zor yetişiyor. Muğla Valiliği’nin “pratik ve yararcı zekası” sayesinde yolların temizliği açık cezaevi hükümlüleri tarafından yapılmaya  başlandı.
Ne var ki, o yolları kullananlar mahkumlardan çok daha hızlılar!
Karayollarını kullananlar biraz daha duyarlı olmalılar. Atıklarını bir “zahmet” ilk karşılaştıkları akaryakıt istasyonuna bırakmalılar.
Yoksa sigara yasağındaki ‘acımasızlık’ bu alanda da mı yürürlüğe konmalı bilemiyorum!!!
 
xx           xx           xx
Muğla’nın bütün karayollarını temiz, bakımlı ve yeşil hale getirmek zaman alacaktır ama, bu alanda Köyceğiz-Ortaca-Dalaman güzergahı kısa zamanda “temiz ve yeşil” hale getirilebilir. Çünkü Dalyan hariç öteki belediyelerin hepsi bu güzergaha tespih gibi dizilmiş. Birinin sınırının bittiği yerde ötekinin sınırı başlıyor.
Bir de unutmayalım, Dalaman Çukuru Muğla’nın en “sulak” alanı…
Bu iş kolay. Vali beyin dediği gibi birazcık duyarlılık istiyor o kadar.
Ancak boyasız, badanasız, sıvasız yapılar ne olur bilemiyorum. Eğer olaya siyasi yaklaşılırsa bu konuda bir arpa yol gidilemez. Vali bey çukurdaki açılış ve törenlerde daha çok sitemde bulunur!
Bildiğim kadarıyla yerel yönetimler bu konuda “yaptırım gücüne” sahipler. Bu güçlerini, önce uyararak ve hatta teşvik ederek kullanmaktan geri durmamalılar.
Belki ilk anda tepki gösterenler olacaktır, ama ortaya çıkacak “güzellik” karşısında tepki gösterenler neden tepki gösterdiklerini unutacaklardır…
 
xx           xx           xx
Muğla, Bayır, Bozarmut, Yatağan güzergahı da “Dalaman Çukuru” güzergahı gibi. Belediyeler burada da karayoluna tespih gibi dizilmiş durumdalar.
Bodrum Yarımadası’ndaki belediyelerin de neredeyse aynı durumda.
Fethiye Belediyeleri de hemen hemen aynı.
Hal böyle olunca, bütün Muğla’yı Türkiye’nin diğer illerinden bir başka ve çok önemli yönden de farklı hale getirmek mümkün.
Bunu el birliği ile yapabiliriz.
Vali beyin dediği gibi, biraz duyarlılık…
Ama…
Yoksa bütün yerel yöneticileri bir otobüse doldurup, Floransa’ya mı götürmeli?!!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.