Vahşet Değilse Ne? « Hamle Gazetesi

Vahşet Değilse Ne?

Bu haber 14 Ekim 2015 - 0:29 'de eklendi ve 617 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda ülkemizi çok derinden yaralayan olayın, tek bir açıklaması var.

İtiraz edilse, karşı çıkılsa da bunun adı düpedüz vahşettir.

Evet Ankara Garı önünde meydana gelen ve ilk belirlemelere göre 95 vatandaşımızın hayatını kaybettiği insanlık dışı eylemin başkaca hiçbir açıklaması yok.

Olamaz da!

Zira, böylesine bir vahşetin mazereti olamaz.

Ve de bu eylemi haklı çıkaracak hiçbir gerekçenin geçerliliği yoktur.

Dedim ya olamaz.

Eğer, böylesine bir vahşet sonrasında suçsuz günahsız onca insanımız hayatından olmuşsa!

Akabinde bir uçtan diğerine ülkemiz insanı ayaklanmış.

Müsebbipleri lanetliyorsa.

Kimse kalkıp aksini iddia edemez.

Etmemeli.

Bu vahşeti haklı çıkaracak hiçbir mazeret yoktur.

Olamaz da…

***

Biran için düşünelim.

Hiçbir gerekçeye sığınmaksızın karar verelim.

Bu tür bir olay, dünyanın her hangi bir ülkesinde oldu mu?

Oldu.

Böylesine bir vahşet sadece, insanlık ve demokrasiden nasibini almamış kabile devletlerinde oldu.

Olmaya devam ediyor.

Buna karşın demokrasiyi içine sindirmiş, insanların birbirlerine sevgi ve saygıda kusur etmediği hiçbir ülkede,

“istisnai durumlar hariç”,

insanın canını kasteden hiç bir eylem olmadı.

Dahası akıllarından bile geçirmediler.

Zira o ülkelerde, yürürlükteki tüm müeyyidelere riayet eden, insana değer veren, karşısındakinin görüşlerine saygıda kusur etmeyen bir anlayış vardı.

Bu yüzden söz konusu ülkelerde, bırakın vahşet derecesine varan eylemleri, insan onurunu rencide eden hiçbir fiile yeltenilmiyor.

Ve onlar, sözde değil özde insana saygı gösteriyorlar.

Ve onlar, yaratılanı severim yaratandan dolayı düsturunu benimseyip, özümsemiş olanlar.

Biz ise, bırakın karşımızdakine sevgi ve saygı göstermeyi, farklı görüşleri dahi tahammül edemiyoruz.

Aksi olsaydı, Ankara Garı civarında ortalığı kana bulayan insanlık dışı bir eyleme tevessül edilmez.

Akabinde onca insanımız katledilmezdi.

Ama birileri etti.

Belli ki onlar için insan hayatının hiçbir önemi yoktu.

Dedim ya onlar, insanlıktan nasibini almamışlardı!..

***

Şimdi…

İnsanı kahreden böyle bir olaydan sonra, ister istemez zihinlerde pekçok sorular oluşuyor.

Neden?

Kimler, suçsuz günahsız bu insanlardan ne istedi?

Hem de 20 gün sonrasında milletvekili genel seçimlerinin yapılacağı süreçte.

Aslında şu aşamada bu sorunun cevabını kimse tam olarak bilmiyor.

B bu yüzden devletin en yetkili organları dahi vatandaşın merakını giderecek en küçük imada dahi bulunmuyorlar.

Söyledikleri sadece;

Olay titizlikle inceleniyor.

En kısa sürede nedenini ortaya çıkaracağız.

Nedeni tam olarak ortaya çıkar çıkmaz bilinmiyor ama bilinen bir gerçek, yüreklerin dağlandığıdır.

Kalplerin parçalandığıdır.

Nasıl parçalanmaz?

Buna yürek dayanır mı?

Ekranlara ve gazete sayfalarına yansıdığı şekliyle, o dehşet veren çırpınışların tesellisi olabilir mi?

Olamaz, olmuyor da.

Aradan 3 gün geçmesine karşın ekranlara yansıyan görüntüler gözümüz önüne gelince, yeniden o anlan yaşıyor.

Ve irkiliyoruz.

***

Biraz daha sakinleştikten sonra düşünüyorsunuz.

Çok değil 20 gün sonra Türkiye yeni bir genel seçime gidecek.

Gidilecek ama bu koşullar altında sağlıklı bir seçim yapılabilir mi?

Yoksa, seçimler ertelenir mi?

Hiç kuşku yok ki, şu aşamada bu sorunun cevabını kimse veremez.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.