Vahiy ve Çevre

Bu haber 30 Ağustos 2018 - 1:36 'de eklendi ve 909 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

(1997’de yazılan yazım)

Sünnetsiz papazlar veya onların daha üst liderleri Vahiy ve Çevre konulu toplantı için İstanbul’a geldiler. Bizde ev sahipliğini iş adamı Rahmi Koç yaparken, Diyanet İşleri Başkanımıza Dışişlerinden izin çıkmadı. Belki Dışişlerimiz doğrusunu yaptı veya serbest mi olsa daha iyi olacaktı bunu tartışmak bize değil, 1997’deki hükümete düşer.

Bizim üzerinde durmak istediğimiz konu, medeni dediğimiz batıda, mukaddes kitapların bu kadar tahrif edilmesine rağmen din adamları ülkelerinde ve dünyada siyaset yapabiliyorlar. Özellikle Türkiye’deki patrikhane için para yağdırıyorlar. Bir gece de Yunan devlet adamları gelip bir çocuk için vaftiz yaptırıp geri dönüyorlar. Lozan anlaşmaları gereği imiş. Patrikhane, Fenerde birçok bina satın alarak çevresini genişletiyor.

Gizli faaliyetleri olduğunu bizim dış işleri elbette biliyor. Ancak, öyle bir devletiz ki batı hayranı, onlara ekonomik olarak adeta iç içeyiz. Papazlara hiçbir şekilde açıktan mâni olma aklımızdan geçemiyor. Fakat bu sünnetsizler Yunanistan’daki bizim din adamımızı mahkemelerinde tevkif kararı alabiliyor. Nitekim Gümülcine müftüsü sıhhatinin bozuk olması sebebiyle hapisten göz hapsine çevrilerek serbest bırakıldı. Bütün entrikalar, haçlı orduları öncüsü durumundaki Makarioslar tarafından tertipleniyor. Öyle anlaşılıyor ki, Show TV ve Rahmi Koç uzun sakallı günahkarları bir Yunan adasına kadar götürdüler. Bunlar devletlerinden çok bol tahsilat almakta ve dilediği gibi de harcamaktadırlar. Show TV hakkında en ufak uyarma cezası verseniz karşınıza batıyı çıkarırlar. İşte onun için onlar orada idi. Keza iş adamının cebinden masraf, ettiğini sanmıyorum. Sakallılar hem zengin ve hem de Koç Holding için büyük ganimet getirebilirler.

Demek ki demokrasi içinde gayet normal ‘ saymaktan başka hiç yapacağımız bir şey yok gibidir. Bütün bu masraflar ve girişimler Yunanistan içindir. Bunun arkasında ise İstanbul’da hükümranlık kurmak yatıyor. Fener Patriği Dünya ruhani lideri olma hevesindedir. Bunu yaparlarsa Papa ikinci Pol gibi İstanbul Gelgeç hanı olmak zorundadır.

Siz Selanik’te dayak yiyeceksiniz, fakat onlar, İstanbul’a mekan tutacaklar. Başka ne yapılabilir ki? Suudi Arabistan’ı, Müslüman Irak’tan Amerika ve İngilizler koruyorsa en doğrusunu İran yapıyor demektir. Çin ile anlaşmış Atom bombası imalini çoktan yapmış ve yakında deneyecektir. Kimse mani de olamaz. Çünkü Fransa bu işin öncülüğünü yapmıştır. Papazların Vahiy ile ilgilerini anlayamadım. İncil’in işlerine gelen yerini aldıklarına göre, kalan yerinde Vahiy olmalı diyorum. Artık bizimde karşı din adamları atağı yapılması zorunlu galiba. Çünkü adamlar sahtesini yaparken, biz niye aslını ilan etmeyelim. Her halde Laiklik buna da mani olmaz.

DİYANET İŞLERİ

Yukarıdaki yazım o tarihte bile nasıl anlamlı yazılmış. Bizde Diyanet İşleri var ama yetkisi yok.

Bugünlerde din konusu yaygın olarak yeniden gündeme geldi. Allah’ın peygamberi olan Hz. Musa ile Hz. İsa ya gelen Tevrat ve İncil varken cenabı Allah hem son peygamberi ve Kur’an-ı Kerim’i bütün dünya için göndermiştir. 1071’den beri Müslüman olan yüce Türk milleti; mukaddes kitaptan tek harf değiştirmemiştir. Vahiy nedir? Müslümanlar bilmektedir. İlahiyat fakültelerimiz profesör olmuş din adamı yetiştiriyor, yetiştirmiştir.

Ancak; Hristiyan ve Museviler mukaddes kitaplarının birçok yerini değiştirmişler. Kur’anda onlar Müslüman olmadan ölürse imansızdır. Benim din profesörlerim doğruları yayınlamaya hemen başlamalıdır. Diyorum. Çünkü onların sünnetsiz papazları dünyayı geziyor ve kendi inançlarını yaymaya çalışıyorken, bizde din bilgisi bile olmayan bakanlar diyanet işlerinin amiri durumundadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.