VAATLER ASKIDA MI KALDI!..

Bu haber 10 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 705 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

MHP Muğla Milletvekili Prof.Dr.Metin Ergün, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevaplaması isteğiyle TBMM’ne bir önerge veriyor.
Önerge kapsamında yer alan maddeler şu şekilde sıralanmış.
-Sık sık enerji kesintilerinin nedeni?
-Eskiyen elektrik şebekeleri, devrilen direkler ve patlayan lambaların neden değiştirilmediği?
-Elektrik arızaları ve voltaj düşüklüğü nedeniyle bozulan elektrikli aletlerinin zarar ve ziyanını kim karşılayacak?
-Bütün bu sorunları yerine getirmeyen yüklenici firmanın görevi sadece tahsilat yapmak mıdır?
Milletvekili Ergün’ün soruları sadece bunlarla sınırlı değil.
Ve devam ediyor.
-Söz konusu şirketle yapılan sözleşmede, bu sorunların giderilmesi doğrultusunda anlaşma var mıdır?
-Aynı özel şirket kamu adına daha iyi hizmet vermeyecekse, kiralamanın amacı nedir?
-İmza altına alınan sözleşme neden TEDAŞ Müdürlüklerine gönderilmemiştir?
-Halen elektriksiz köylere yatırımı kim yapacaktır?
-Şirket köy sınırları içerisinde bulunan patlak lambaların değiştirilmesini muhtarlıkların yapmasını istemektedir.
Anlaşma metninde böyle bir husus var mı?
-Söz konusu şirket anlaşma hükümlerine uymadığı takdirde nasıl bir cezai müeyyide uygulanacağına ilişkin hüküm var mıdır?
Kısaca MHP Muğla Milletvekili Prof.Dr. Metin Ergün’ün dile getirdiği, dolayısıyla cevaplamasını istediği maddeler bunlar.
Peki, bu sorunlar gerçekten var mı?
Yoksa milletvekili Ergün, siyaset yapma adına mı bunları gündeme getirmiştir?
Bir kere hemen altını çizmem gerekirse, konuya ilişkin gelişmeleri birebir izleyen medya mensubu olarak, milletvekilin altını çizdiği ayrıntılarda kesinlikle bir abartı yok.
Üstelik her biri şu aşamada çözüm bekleyen hususlar.
Önergenin ilk maddesinde yer alan elektrik kesintileri, her gün sık aralıklarla karşılaştığımız bir olay.
Gün geçmiyor ki bir kesinti olmasın.
Oysa, yüklenici AYDEM firması yetkililerinin, işi üstlendikleri süreçte gerçekleştirdikleri personelle tanışma ve konuya ilişkin açıklama toplantısında, hepimizin yüreğine su serpmişlerdi.
Bizler yüklenici firma olarak, işimize öylesine sahip çıkacak, o denli modern yapılaşmaya yöneleceğiz ki, bugüne değin su yüzüne çıkan sorunların hiç biri olmayacak.
Öyle bir hale getireceğiz ki, yıllar sonrasında elektrik kesintilerinden söz edildiğinde, elektrik kesintileri de ne! denecek.
Dedim ya bu iddialı açıklama üzerine gerçekten mutlu olmuştuk.
Nasıl olunmaz.
Yıllar boyu, özellikle yağışlı günlerde oluşan kesintilerden gına gelmişti.
O an herkes ilgili müessese müdürlüğünü arayarak, kesintinin sebebini öğrenmeye çalışmıştı.
Tabi yoğun aramalardan müessesenin santrali kilitlenmezse.
Hal böyle iken, aradan belirli bir geçti geçmedi, daha beter kesintilerle yüz yüze geldik.
Demek ki yüklenici firmanın iddialı sözleri havada kalmıştı.
Sonra milletvekili Ergün’ün cevaplamasını istediği, kesintiler nedeniyle arızalanan elektrikli aletlerin giderlerini gerçekten şimdi kim tazmin edecek?
Anlaşma metninde böyle bir madde yoksa, pes ki pes.
Var ise ilgili özel kuruluş mutlaka bunu yerine getirmekle mükelleftir.
Yöneltilen sorular arasında bulunan, elektriksiz köyler ve arızalanan lambaları kim değiştirecek? hususu da sıradan değil.
Bu devirde, elektrikten yoksun olmak, her halde kabul edilemez.
Aynı şekilde, patlayan ve ya miadı dolan sokak lambalarının değiştirilmesi, yüklenici firmanın sorumluluğunda mı?
Yoksa, ait olduğu köy muhtarlığının uhtesinde mi?
Sonuçta ülke yönetiminde görevli hükümet olarak, özelleştirmeye yöneliyorsunuz.
Merkezi hükümetin yetip bitiremediğinden hareketle, bazı kurum ve kuruluşları aynı kapsam içerisine alıyorsunuz.
Tamam da asıl olan özelleştirmenin, tarafları mağdur etmeyecek şekilde yapılmasıdır.
Yoksa, öncekinden daha büyük sorunlarla karşılaşılacaksa ki şu aşamadaki tablo bu.
Özelleştirmenin kime ne faydası var.
Bu nedenle hükümet kanadı, yüklenici firma temsilcileriyle bir araya gelip, ortaya çıkan sorunların giderilmesi için gerekenin yapılmasını temin etmeliler.
Aksi takdirde hiç kimsenin vatandaşı, maddi ve manevi bu duruma düşürmeye hakkı yoktur.
Dolayısıyla yüklenici firmanın, başlangıçta verdiği vaatlerin askıda kaldığı izlenimine kapılacağız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.