Uyuşturucu hayalleri yok eder…

Bu haber 05 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 934 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Umutlarınız ve hayalleriniz olsun. Bunlar hep taze kalsınlar, yani hiç sönmesinler…
Her hayalin içinde bir umut, her umudun içinde bir hayal vardır..
Umutlar ve hayaller, yaşamı besleyen şah damarlarıdır aslında..
İnsanların umutları neden biter, hiç düşündünüz mü ?
Neden insan ölümle, yaşam arasında gider ve gelir?
Bazen hiç geri dönmez, oysa ne kadar da güzeldir hayat..
Umutlar, hayaller, sevgiler kendiliğinden biter mi ki?
Son nokta konulurken…
Bazen trafik terörü ile,
Bazen terör ile,
Bazen vadenin gelmesi ile,
Bazen de bir uyuşturucunun damara zerk edilmesi ile en güzel umutlar, sevgiler kayıp gider…
Umutlar; uyuşturucu, terör, hırsızlıklar, trafik canavarlığı, tecavüzler, cinayetlerle gömülür…
Aslında ne güzeldir hayat..
Ne güzeldir nefes almak, sevgileri yüreğinde yaşatmak.
Hayallerinizin olması ve onların peşinden koşmak.. Yalnız öyle hayaller vardır ki insanı yaşama bağlar ve mutluluk verir.. Kimseler bilmez bu hayallerinizi..
Ayrıca, her daim gayret içinde olmak ve planlar yapmak; umutların ışıklarla beslenmesi ve taze kalması…
İnsan, Dünya’da ki en komplike icat.. Özünü dolu tutmak çok zor.. Özünde manevi boşluklar olduğu anda, en olumsuza kayabilir. Uyuşturucu bu boşluklara sinsice sızar..
Uyuşturucu kullanımı Dünya’da en önemli sorunlardan birisi..
Dünya’da olduğu gibi, ülkemizde de uyuşturucu kullanımının genç nüfusta yoğunlaştığı görülmektedir..
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre en fazla kullanıcının olduğu yaş aralığı 15-24 yaş arası olduğu belirtilmektedir..
Gençlerde ki madde bağımlılığını tetikleyen nedenler arasında;merak ve arkadaş etkisi ile sırayı almakta..
Sanırım İstanbul’daki uyuşturucu operasyonunda göz altına alınan, mega starımızda uyuşturucuya arkadaş çevresinin etkisi ile başladığını belirtmişti..
Çevre ve arkadaşlık ilişkileri çok önemli…
Gençlerimiz ve çocuklarımız tehlike altında..
Okul öncesinde anne ve babalar çocukların hayallerini doldururken, okul döneminde öğretmenler ve zamanla, öğretmenin yerini arkadaşlar doldurur..
Ergenlikte cinsel gelişimle birlikte görülen değişim, duygusal değişiklikle beraberinde çevresinden etkilenmeye başlar.. Bu arada çevresinde rol modeller çok önemlidir. Eğer ki kötü alışkanlıkları olan kişiler varsa etrafta, hemen içselleştirir gençlerimiz bunları..
2009 yılında ulusal basında takip ettiğimiz, 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Begüm Vural, gece vakti gittiği arkadaşlarının evinde tuvalette kendisine enjekte ettiği aşırı dozda uyuşturucudan ölmüştü… Haberi ve görüntüleri ile hepimizin tüyleri ürpermişti.. Uyuşturucuyu da uyuşturucu kullanan erkek arkadaşının etkisi ile başladığı basına yansıyan bilgilerle öğrenmiştik…
Begümün dramı trajik.. Uyuşturucu bağımlılığı tedavisi için yattığı AMATEM’de de (Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde içinde bulunan AMATEM; Alkol Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi) uyuşturucu alabileceği bağlantıları öğreniyor ve tedavi olmadan ayrılarak, daha kolay uyuşturucuya erişmeye başladığı için de 5 ay sonra bildik görüntülerle, fazla doz uyuşturucudan yaşamına son noktasını koyuyor…..
Uyuşturucu ile mücadelede, uyuşturucu kullanmayı etkileyen etmenleri tespit edip, bunların üzerinde durmamız gerekli ve mücadele ederken de bu olumsuz etmenleri yok etmeliyiz.. Etkenler;
Aileye ait etkenler, Ebeveyn-çocuk arasında yakınlık ve bağlılık olmaması,(sevginin ve değerli kılmanın çok önemli olduğunu önceki yazılarımda belirtmiştim..)
Ebeveynlerin çocuğun yaşamı ile ilgili olmaması, Uygun olmayan disiplin yöntemleri (hiç disiplin olmaması veya aşırısı disiplin) Aile büyüklerinden birinin madde kullanması.
Bireye ait etmenler, erken yaşta madde kullanmaya başlama, ergenlikte madde kullanımına yönelik tutum ve inançlar,
Sosyal etmenler ise, düşük sosyoekonomik düzey, fiziksel şartların kötü olması, yüksek suç oranı, yaygın madde kullanımı ve maddeye kolay erişim.. bol para vs… Kötü rol modeler…
Muğla Valiliğimizin geçtiğimiz yıl başlattığı “Çocukta Değişim ve Sağlıklı Aile İlişkisi” eğitimleri ve konferansları, bu projenin milli eğitim ayağından yürütülen bölümleri de çok anlamlıdır. İlimizdeki böylesi özverili çalışmaları takdir etmemiz ve emek verenlerin motivasyonlarını artırmamız gerekli diyorum..
Sonuç olarak, gençlerimizi anlamaya çalışacağız. Onlara sağlıklı Aile ilişkileri içinde geçmişten gelen değerlerimizi verip özümsetmeliyiz..
Çocuklarımızla ve gençlerimizle çok yakın temas içinde olmalıyız… Sevgimizi göstereceğiz ve değerli olduklarını da onlara hissettirmeliyiz ki manevi boşluklar oluşup patojen ajanlar buralara girmesinler….…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.