Uyuma Uyursan Tarımsal Kalkınma Hayal Olur

Bu haber 09 Haziran 2017 - 0:49 'de eklendi ve 701 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığı, hile ve ahlâksızlığın boy gösterdiği ortam da insanlar iki yüzlü olurlar. Böyle bir ortamda doğru sözlü olan, sözünü esirgemeyen ve sakınmadan eleştiren kişiden kimse haz etmez. Herkes onu kınar ve eleştirir. Yanından ve yöresinden uzaklaştırmaya çalışır. Çünkü bu kişi doğru sözleriyle ahlâksızlık üzerine bina edilmiş menfaat düzenini bozmaya ve pisliğe çomak sokmaya çalışır. Bu tutum ve davranışı çok kimseyi rahatsız eder. Dolayısıyla çıkarları zedelenen, kusurları yüzüne söylenen, ikiyüzlülükleri yüzlerine çarpılan insanlar tarafından hor görülüp kovulurlar.

Hep bu yüzde doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar deniyor.

Prof. Dr. Canan Karatay’a da güçleri yetse dokuz köyden kovacaklardı. Menfaat çetelerinin hedefindeydi, bilimsel doğruları söyleyip, ülkemizde sessiz devrim yaratırken, çok şeyi de göğüsledi.

Margarinlerin dayatıldığı, asitli ve şekerli içeceklere put gibi tapılan, sünger gibi beyazlatılmış ekmeklerin sofraları süslediği ortamda,

Canan Karatay;

Zeytin yağı tüketin.

Köy tereyağı yemelisiniz, un ve şekerli gıdalardan uzak durunuz ve kolesterol ilaçlarını kullanmayınız derken epey bir çıkar gruplarıyla mücadele etmek zorunda kaldı.

Sağlık o kadar masun bir sistem değil. Rant orada da var.

Canan Karatay durmuyor,

Hareket etmenin, spor yapmanın faydalarını anlatıyor. Zeytin yağını içerek rol model olmaya ve insanlara sağlıklı tutum ve davranışları öğretmeye çalışıyor.

Şişmanlık, obezite, diyabet günümüzün bir halk sağlığı sorunudur.

Sanayi devrimi ve sonrasında insanlığın yaşam şekli değişti.

İşlenmiş gıdalar, hareketsiz yaşam hastalıkların artmasına ve toplumsal boyutta bir sürü sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Gıdalarımız bozuldu.

Canan Karatay ‘da Kastamonu’da yetişen siyez buğdayının altın olduğunu ve Tarım Bakanlığı tarafından sahip çıkılması gerektiğini sürekli belirtmekte.

Siyez buğdayının insan sağlığı için kurtarıcı besin olduğunu ve devletin bu ürüne sahip çıkması gerekli olduğunu belirtiyor.

Karatay, ekmek üretiminde kullanılan modern buğdayın insan sağlığı açısından taşıdığı tehlikeye işaret ederken, bunun alternatifi olarak Kastamonu’da yetişen siyez buğdayı olduğunu var gücü ile basında dillendiriyor.

Modern buğdayda 40 kromozom bulunduğunu ve bunun da yüzde 60-80 oranında gluten içerdiğini belirten Karatay, “İnsan vücudu bunu kullanamıyor” diye belirtirken, Gluten hassasiyetinin sebep olduğu hastalıkları sıralıyor.

“Kastamonu’da siyez, karakılçık buğdayı Amerika Birleşik Devletleri’nde en sağlıklı buğday türü olarak kitaplara girmiş durumda. Yalnız Türkiye’nin adı geçmiyor. Tarım Bakanlığı’ndan rica ediyorum. Bu bir altındır. Kromozomu değişmemiş buğdayı teşvik etsinler. Kastamonu’nun siyezi, karakılçık buğdayı 10 bin yıldır elimizde var. Bakanlığın bunu desteklemesini ve köylümüze, çiftçimize yardım edilmesini istiyor.

Eyy Tarım Bakanlığı duy sesleri.

Karatay mamacı yani cebine yontan menfaat bekleyen birisi değil. Doğruları söylüyor.

Desteklemeli. Yurdumun güzel insanları bu buğdayı yetiştirir hale gelmelidir.

Muğla Büyük Şehir Belediyesi geçen sene, üreticilere ve kırsal kalkınmayı desteklemek adına

patates tohumu dağıtımı yapmıştı. Bu güzel bir uygulama idi. Kırsal kalkınmayı desteklemek ve elimizde tarımsal varlıkları korumak adına siyez, karakılçık buğdayı dağıtımı yapabilir. Yavaş da olsa tarımsal üretimde bu buğdayım üretimini destekleyebiliriz..

Muğla ‘da tohum takası ve Karabağlar Yaylası ürünlerini koruma çabasını yürekten destekliyorum.

Tüm ülkeme sesleniyorum. Çok geç olmadan tarımına sahip çık.

Aslında Tarım Bakanlığı gözlerini dört açmalı ama oda çok fazla uyuyor. Onlara önerim. Uyuma uyursan tarımsal kalkınma hayal olur!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.