UTANGAÇ ÖN SEÇİMCİLER!

Bu haber 07 Ocak 2013 - 0:00 'de eklendi ve 633 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP’de ne zaman “hizipten” söz edilse o zaman akla ilk gelen Deniz Baykal olur.

CHP’de hala “Baykalcılık” diye bir şey vardır.
Öyle ki Baykal CHP Genel Başkanı olduğunda bile “Baykalcılık” sona ermemiştir.
Bu gün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da icraatları ile “Baykalcılığı” hala yaşatıyor!
Baykal bu gün partisinin Genel Başkanı olmuş olsaydı, önümüzdeki seçimler için adayları nasıl belirlerdi? Ön seçim ile mi, atama yolu ile mi?
Bana istemese bile ön seçim yapardı gibi geliyor…
 
xx     xx     xx
Peki, önümüzdeki seçimler için CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu adayları hangi yöntemle belirleyecek?
Kılıçdaroğlu, kendisini genel başkan yapan kurultayda, “Parti içi demokrasiyi sağlayacağım.” demişti. Sanıyorum unuttu… Bu güne kadar değişik platformlarda ve partisinin gurup toplantılarından birinde de “Partisinin üye yapısının sağlıklı olmadığını” öne sürerek, adayların atama yoluyla belirleneceğini açıklamıştı.
Bu durum partili belediye başkanlarını rahatlatırken, parti tabanında da “homurtulara” neden olmuştu. Parti tabanı “söylenmekten söylemeye” geçememiş ve adeta atamayı kabullenir hale gelmişti.
Ama…
 
xx     xx     xx
Bu konuda mütevazı değilim, Muğla’dan yakılan “çoban ateşi” sayesinde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “ön seçimden” söz etmeye başladı.
Ama hala Muğla’da, hatta il yönetiminin içinde “atama” bekleyenler var.
Ama bunlar “parti kamuoyu” önünde “Elbette ön seçim istiyoruz. Sonuna kadar isteyeceğiz.” demekten de geri durmuyorlar.
İşte bunlarda “Utangaç ön seçimciler”…
Bunlar yarın “Ön seçim sandığını biz getirdik” derlerse de şaşırmamalı. Sandık gelsin de tek, onlar “Biz getirdik” desinler… Güneş balçıkla sıvanmıyor. Kimin neyi isteyip istemediği biliniyor. İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ne diyor?
“Ön seçim yapılmalı.”
Bizimkileri ve parti kulları diyorlar mı?
 
xx     xx     xx
Peki, bu çoban ateşi gerçekten bir işe yaradı mı?
Yaramıştır yaramamıştır, ciddiye alınmıştır alınmamıştır. Ama çoban ateşi hiç değilse parti tabanını hareketlendirmiştir. Parti içi demokrasi talebi sadece Muğla’da değil, neredeyse bütün Türkiye’de yükselmiştir.
Bazı belediye başkanlarının, il yöneticilerinin ve yandaşlarının yarım ağızları, ayak sürümeleri, oyalamaları yükselişi engelleyememiştir.  “Ateş” önünde durulamayacak hale gelmiştir!
 
xx     xx     xx
Evet, “Çoban ateşi” işe yaradı.
CNN Türk’te “Aykırı Sorular” programını yapan Enver Aysever’e konuk olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Peki yani diyelim ki İzmir Büyükşehir gibi sizin kaleniz olan bir yer ve sandıktan İzmir Büyükşehir’in bugünkü başkanı çıkmazda başkası çıkarsa kusura bakma diyebilecek misiniz?” şeklindeki soruya şöyle yanıt vermiş:
“Diyeceğiz tabi!”
 
xx     xx     xx
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Aysever’in “önseçim” ile ilgili sorularını yanıtlarken aralarındaki diyalog şöyle geçmekte:
Enver Aysever: Gürsel Tekin sizinle birlikte İstanbul’da karış karış mücadele vermiş bir isim. Gürsel Tekin ben aday olacağım derse Gürsel Tekin’e İstanbul’u teslim eder misiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu: Şimdi bakınız, kim olursa olsun belediye başkanlarımıza şu açıklamayı yaptım. Adayları 2 yöntemle belirleyeceğiz. Bir kamuoyu yoklaması yapacağız. İki; örgüte soracağız ve eğilim yoklaması yapacağız. İkisini birleştireceğiz.
Enver Aysever: Yani bir tür önseçim ama sadece ön seçim değil.
Kemal Kılıçdaroğlu: Evet sadece ön seçim değil. Eğilim yoklaması. Tüm üyelerin katılımı ile. Delegelerin değil. İstanbul’da 20 bin üyemiz varsa 20 bin üyemiz gelecek, listeleri göndereceğiz oyunu kullanacak. İki; kamuoyu yoklamaları yapacağız. Kimin ismi çakışırsa onu aday göstereceğiz. Şu anda görevde olan belediye başkanlarımız içinde geçerli bir kuralımız bu. Çünkü biz bu kuralı ta geçen Mayıs’da belirledik ve buna uygun bir yol yöntem izliyoruz.
Enver Aysever: Peki yani diyelim ki İzmir Büyükşehir gibi sizin kaleniz olan bir yer ve sandıktan İzmir Büyükşehir’in bugünkü başkanı çıkmazda başkası çıkarsa kusura bakma diyebilecek misiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu: Diyeceğiz tabi!
Enver Aysever: Antalya için diyebilecek misiniz?
Enver Aysever: Kimsenin koltuğu garanti değil diyorsunuz.
Kemal Kılıçdaroğlu: Efendim koltuğu garanti; “halk istiyorsa” koltuğu zaten garanti.
Enver Aysever: Kamuoyu yoklamasını kim yapacak?
Kemal Kılıçdaroğlu: Onu da kamuoyu şirketleri, biz yapmayacağız.
Enver Aysever: Birkaç firmamı yapacak?
Kemal Kılıçdaroğlu: Birkaç firma, tek firmaya yaptırmayacağız. Birden fazla firma yapacak. Sonra onları alıp değerlendireceğiz. İşin özü bu zaten. Bu benim yakınım, şu benim akrabam, şu dayımın oğlu bunu belediye başkan adayı yapalım yok. O dönemi kapattık. O dönem bitti.
 
xx     xx     xx
CHP’de galiba o dönem bitiyor. Gazeteci-Yazar Aysever, “Antalya için diyebilecek misiniz?” diye sorarken, başka iller için de sormuş, ama “Muğla için diyebilecek misiniz?” diye sormamış.
Önemi yok… Genel Başkan Kılıçdaroğlu bütün iller için diyor.
Yani Muğla için de geçerli. Bakalım bir cesur yürek belediye başkanımız çıkıp, Aziz Kocaoğlu gibi “Ben de ön seçim istiyorum” diyebilecek mi?
Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık dışında. Çünkü o her zaman “ön seçim” diyor…
Neyse, hayırlı olsun…
07.01.2013

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.