ÜRETİCİYİ KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKAMAZSINIZ « Hamle Gazetesi

ÜRETİCİYİ KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKAMAZSINIZ

Bu haber 11 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 635 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz
hafta içerisinde Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği ile Muğla Üniversitesinin
ortaklaşa düzenlediği bir kongre vardı.

Bu
defa 2.düzenlenen 12 farklı ülkeden 120 yerli ve yabancı bilim adamının
katıldığı “Arı Yetiştiriciliği ve Çam
Balı Kongresi”nde çok şeyler vurgulansa da, altı çizilen önemli bir ayrıntı
gözden kaçmadı.

“Küresel ısınma,
bal üretimini de etkiledi”

Arıcılık ve arı
ekonomisi, arı biyolojisi ve ıslahı, arı sağlığı ve sağlıklı arı
yetiştiriciliği, arı florası ve verimlilik, çam balı ve çam pamuklu koşnili,
arı hastalıkları ve zararları hususları dile getirilirken, küresel ısınmanın
önemli etki yarattığı elbette önemliydi.

Hele Muğla için.

Eğer,
Türkiye genelinde konuşlanan iller içerisinde bal üretiminde rakipsiz ise, bu
tür ekonomik değeri yüksek bir ürünün küresel ısınmadan etkisini azaltmak için
gereği yapılmalıydı.

İşte
kongrede en fazla üzerinde durulan husus buydu.

Ne yapılmalıydı da etki azami düzeye insin?

Dolayısıyla bu konuda kimlere ne gibi görevler
düşüyordu?

Bu
nedenle, Muğla Arı Yetiştiricileri
Birliği Başkanı Ziya Şahin, Hamle TV’de program konuğum oldu.

Kendisine
yönelttiğim sorular içerisinde doğal olarak önceliği, küresel ısınmanın etkisi
almıştı.

İklim değişikliği, bal üretimini ne ölçüde etkiledi?

Hem de nasıl diye söze
başlayan Şahin;

Küresel
ısınmanın etkisini gösterdiği süreçten bu yana üretimde, haddinden fazla bir
azalma oldu.

Nasıl bir etkileme oldu ki, üretim bu denli düştü?

Arıların
istifade ettiği flora, aşırı sıcakların etkisiyle gelişme gösteremedi.

Çoğu alanlarda
zamanından çok önce çiçek ve bitkiler kurudu.

Hal böyle
olunca, arıların bal yapması zorlaştı.

Nasıl zorlaşmaz?

Arı, çeşitli
bitkiler ve Basralı çamlardan istifade etmeli ki bal yapabilsin.

Ama yeterli
düzeyde beslenemeyince, bal yapması da zorlaşır.

***

Peki bu tablo karşısında ne yaptınız?

En azından bundan sonra nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Tek
yapabildiğimiz arı üreticilerine yeterince destek olmak.

Olmalıydık, zira
ne zamandır istediği rekoltede ürün alamayan üreticiler mağdurdu.

Ama bizim
desteğimiz bir noktaya kadar oldu.

Asıl destek
vermesi gereken bizatihi devlet.

Devletin ilgili
kurumları yeterince destek vermeli ki, ülke ekonomisini ciddi girdiler sağlayan
bal üretimi istenen rekolteye ulaşsın.

Şimdi,
sadede gelelim.

Bal, sıradan bir
ürün değil.

İnsan yaşamının
en doğal ve zaruri ürünlerinden olduğu gibi, ilaç sanayinin de temel
maddelerinden.

Sofralardan
eksik olmayan bu ürün, yine insanının sağlıklı yaşamasında olmazsa olmaz ilaç
yapımında kullanılmaktadır.

Bu kadar da
değil.

Türkiye dünyanın
3. Bal üreticisi bir ülke.

Dolayısıyla,
önemli bir ihraç ürünü.

Hele çam balı.

Aynı balın
üretildiğin en önemli yerleşim birimi kendi kentimiz olduğuna göre, ne
yapılacağı bellidir.

***

Şu
aşamada küresel ısınmanın etkisiyle bal üretimi düşüş göstermektedir.

Hal
böyle olunca, çeşitli bankalardan aldığı krediyi ödeyemeyen üretici güç durumdadır.

Muğla
Arı Yetiştiricileri Birliğinin verdiği destek yeterli olmadığına göre, iş
devlete düşmektedir.

Devletin
ilgili birimleri, ne yapıp edip, kredi desteğinde bulunmalıdır.

Ancak,
bu tür bir destek verildiği ölçüde, üretici rahat bir nefes alabilir.

Akabinde
devlet, ihracattan doğan bir girdinin sahibi olur.

Birde,
kongrede gündeme getirilen, küresel ısınmanın etkisinden kurtulmak adına nasıl
hareket edileceği hususundaki ayrıntıların gözden ırak tutulmaması.

Sonuçta,
karşılıklı hareket edildiği sürece, mağduriyet ortadan kalkar.

Yok
eğer, üretici belirlenen kriterler doğrultusunda hareket etmez, devlet onları
kaderiyle baş başa bırakırsa, sonucu kestirmek için kahin olmaya gerek yok.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.