Üreticiler Dert Küpü (I)

Bu haber 25 Mart 2015 - 0:05 'de eklendi ve 833 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Nasılsa ülke genelinde seçim havasına girildi ya, Muğla merkez ilçede hafta sonunda farklı bir seçim vardı.

Muğla genelinde yer alan Ziraat Odası Başkanları ve yönetim kurullarında görev alan üyelerin katıldığı birlikteliğin amacı, Ankara temsilcisini seçmek.

Bunun anlamı, her ilden seçilen üyelerin Ziraat Odası Genel Merkezi nezdinde yürütülen faaliyetlere iştirak etmekti.

Ne var ki asıl dikkat çeken, delege seçiminden öte ülke tarımının geldiği noktaydı.

Daha açık bir ifade ile geçmişten günümüze iktidarda bulunan hükümetlerin izlediği tarım politikaları.

Bu bağlamdaki gelişmeleri yakından izlemenin yanında bizatihi üretici durumundaki delegelerin neler söyledikleri ve ne istedikleri konusuna geçmeden, aynı seçime yönelik bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.

Zira bu defaki Ankara temsilciliği seçimi, alışılmışın dışında geçmişti.

Bugüne değin gerçekleştirilen benzer seçimlere tüm odalar müşterek bir liste etrafından birleşirken, bu defa 2 liste öne sürülüyor.

Neden? diye sorduğumda verilen cevap mantıklıydı.

Bugüne değin yapılan benzer seçimlerde Ankara temsilciliği için hep aynı isimler görev yaptı.

Bu defa yeni isimler görev üstlensinler dedik.

Ne var ki uzlaşma sağlanamadı. Bizde yeni bir liste ile seçime katıldık.

2.liste çıkaranların görüşleri bu şekilde olmasına karşın uzunca zamandır Ankara temsilciliği yapanların yaklaşımları da mantıklıydı.

Şu sıra Ziraat Odası Genel Merkezi olarak, ülke tarımının daha bir iyileştirilmesi adına hükümetten bir takım taleplerde bulunduk.

Hükümet kanadı meseleye sıcak yaklaştı.

Dolayısıyla üreticiler lehine bir takım kararların alınması gündemde.

Bizler meselenin yakın takipçisi olduğumuz için üreticilerin bir takım haklar elde etmesinde yardımcı oluruz diyerek, bir kez daha görev talep ettik.

***

Görünen o ki, her iki tarafın yaklaşımlarına karşı çıkmak olası değil.

Bir kesim, artık bizde taşın altına elimizi koymak istiyoruz diyor.

Mevcut Ankara temsilcileri ise yapılacak biraz daha işimiz var yaklaşımı içerisinde.

Bu durumda dense ki, haklı olmayan kimse yok.

Aynısıyla vaki.

***

Aslında daha bir önemli olan, Ziraat Odası üyeleri arasından kimin Ankara Temsilcisi olmasından öte, bizatihi aynı üyelerin gündeme getirdiği Muğla tarımına yönelik verilerdi.

Zira, il genelinde tarımla iştigal eden, yanı sıra aynı iş kolundan nemalananların sayısı tahminlerin çok üzerinde.

Bu nedenle asıl dikkat çeken ve de mutlak cevap arayan, sorunların ne şekilde giderileceğidir.

Gündeme ilişkin ilk açıklamayı yapan Milas temsilcisi İsmail Atıcı oldu.

Sadece Muğla yöresinin değil Türkiye’nin en önemli pamuk üretim merkezi durumundaki Milas ilçesinde, aynı ürünün ekim alanları çok daraldı.

Ama biz geçmişte olduğu gibi pamuk ekimin artması için elimizden geleni esirgemiyoruz. Bütün çabamız pamuğun yine ilçemizde eski konumuna kavuşturulması içindir.

Milas ilçesi adına çok duyarlı hareket eden Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı;

  1. Büyük Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarını gerçekleştirdik. Bu sene tahminlerin üzerinde katılımın olması bizleri son derece mutlu etti.

Tarım için olmazsa olmaz koşullardan biri şüphesiz su’dur. Su olmayınca tarım olmayacağına göre asıl olan suyun temin edilmesidir.

Yörenin en önemli zeytincilik merkezi için karşılaşılan sıkıntılar Ankara nezdinde çözüme kavuşturulmalı. Zeytincilik yasası mutlaka değişmeli.

Tarla ve Kültür Balıkçılığının her geçen gün önem kazandığının altını çizen Atıcı, bu ve benzer konularda herkes kendi çapında çalışmalar yapıyor.

Türkiye tarımının en önemli merkezlerinden biri olduğu herkes tarafından kabul edilen ilçemizde, mutlak surette Veterinerlik Fakültesinin kurulmasını istiyoruz.

Her halde ilçesi adına tüm ayrıntıların altını çizen İsmail Atıcı’nın taleplerine karşı çıkmak mümkün değildir. Özellikle ülke tarımına katkısı düşünülürse!..

Bir başka açıklamayı Seydikemer Ziraat Odası Başkanı Muhsin Gümüş yapıyor.

İddiaları açıklamaların sahibi Gümüş diyor ki;

Muğla’nın en büyük tarım alanına sahibiz. Bizde sadece çay yetişmediği için ürün çeşitliliğinde birinciyiz.

Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve çam balı üretiminde ilk sırada yer almaktayız.

Ama biz bununla yetinmiyoruz diyen Gümüş, Türkiye’nin en önemli tarım fuarlarının yapıldığı Antalya, Konya ve Diyarbakır illerini giderek incelemelerde bulunduk.

Şimdi tek amacımız var, Seydikemer’de de benzer bir tarım fuarını gerçekleştirmek.

Muğla tarımına yönelik yaklaşımlar sadece bunlarla sınırlı değildi. Tüm ilçelerin temsilcileri öylesine çarpıcı açıklamalarda bulundular ki!..

(Devamı var)

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.