ÜRDÜN’DE BİR MUĞLALI

Bu haber 22 Mayıs 2013 - 11:51 'de eklendi ve 1.731 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Geçen hafta, “Uluslararası Türk-Arap Müşterek Değerler ve Kültürel Etkileşim Sempozyumu” için Ürdün’e ve Ürdün’ün başkenti Amman’daydık.
Yakın zamanlara kadar dünyayı sadece Avrupa ve Amerika’dan ibaret gören zihniyetin esiriydik ve daha düne kadar aynı siyasi yapıyı oluşturduğumuz Ortadoğu’dan habersizdik. Artık Türkiye bir dünya devleti olduğunun farkına vardı ve dünyanın her tarafında kendini göstermeye başladı. Türkiye’nin ilgi alanına giren ülkelerden biri de Ortadoğu’nun İsviçre’si olan Ürdün.
Ürdün, kraliyetle (Ürdünlüler “Melik” diyorlar) yönetilen bir İslam ülkesi. Lozan’ın yapay sınırlarla oluşturduğu bir coğrafya ve elbette ki halkının tamamına yakını Arap.
Ürdün’ün teşekkülünde ve bugüne kadar selametle varlığını devam ettirmesinde Amerika’nın rolü büyük. Ürdün’de neredeyse her şey Amerikan zihniyetine göre şekillenmiş ve Ortadoğu’nun güvenliği için bu yapı kararlı bir şekilde korunuyor.
Amman’da Ürdün Üniversitesi (Camiatü’l-Ürdün) başta olmak üzere bir kaç tane üniversite var. Amman’a neredeyse “Üniversiteler şehri” demek mümkün.
Ürdün üniversitelerinin içinde, Türk öğrencilerin en çok bulunduğu üniversite, Ürdün Üniversitesi. Bu üniversitede 200 öğrencisi olan bir Türkçe Bölümü var… (Daha çok akademisyen gönderilse, daha çok öğrencinin gelebileceği ifade edildi.)
Ayrıca Amman’da bir de Yunus Emre Enstitüsü var ki buraya Türkçe ve Türk kültürünü öğrenmek için devam eden Arap öğrenciler var.
Sempozyum esnasında, pek çok öğrenciyle tanıştık. Bazıları Türk, bazıları Arap idi. Türk öğrencilerden, orada üniversite tahsili yapmaya gidenler de vardı, Türkiye’de bir üniversite bitirip de Arapçalarını geliştirmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı bursu ile gönderilenler de…
Sempozyumun ikinci günü, tesadüfen bir kız öğrenciyle tanıştık ve bana Muğlalı olduğunu söyledi. Amman’da bir Muğlalı… Hem de kız öğrenci!… Ne yalan söyleyeyim, böyle bir sürprizi hiç beklemiyordum.
Amman’da bulunuma sebebini sordum Elif’e…
Arapça’sını ilerletmek için geldiğini söyleyince daha bir şaştım…
Elif Sönmez Ankara Üniversitesi DTCF Arap Dili Ve Edebiyatı Bölümü’nden geçen yıl mezun olmuş ve Milli Eğitim Bakanlığının açtığı sınavı kazanarak bakanlık bursu ile Amman’a gelmiş.
Gencecik bir kızımızın Arapça’sını geliştirmek üzere Ürdün’ün başkentine gelmiş olmasından dolayı bi sevindim, bi sevindim ki; sormayın!…
Elif’i tanıyınca ve geliş amacını öğrenince, Türkiye’nin gerçekten eksen değiştirdiğini; eksenini olması gereken şekilde değiştirdiğini anladım.
Genç bir kızımız, Arapça’sını geliştirmek üzere, Muğlalardan kalkıp taa Amman’a gidiyorsa, bizim dünya devleti olmaya başladığımızın ilk fidelerini almışızdır demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.