UNUTMAYALIM BİRGÜN HEPİMİZ YAŞLANACAĞIZ

Bu haber 24 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 959 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye genelinde “yaşlılar haftası” sının kutlandığı süreçte bir soru hep cevap aradı ve arıyor.
Acaba yaşlıları yeterince saygı gösterip, kolluyor ve koruyor muyuz?
Yoksa, umursamaz bir tavırla kayıtsızlık içerisinde ne halleri varsa görsünler mi diyoruz?
İlişkin olarak, bu konuda dünya ülkelerinin eğilimi hangi noktada?
***
Önce dünya ülkelerinin yaşlılara eğilimlerini bakalım.
Bir kere kesin olan, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde nispeten duyarlılık gösterilmesine karşın, gelişemeyen ülkelerde herkes kendi derdine düştüğü için yaşlılara yardım elini uzatacak durumları yok.
Buna karşın gelişme sürecini tamamlamış, özellikle Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşlılara bakış açısı, insan onurunu esas alan bir yaklaşım içermektedir.
Özellikle maddi bağlamda.
Aynı ülkeler yönetiminde görev üstlenen her hükümet, ilişkin olarak belediye başkanlıkları, yaşlılara yaklaşımda olması gereken bir tutum ve davranış sergilemektedirler.
Yürürlükteki yasalar da buna cevaz verince, o ülkelerde yaşlanmak sanıldığı kadar zorluklar içermez.
Yaşı kemale ermiş her Avrupa’lı bilir ki, hayatının son demleri devlet tarafından güvence altındadır.
***
Kendi ülkemiz Türkiye’ye gelince.
Bu bağlamda ülkemizi diğerlerinden ayıran, mensubu olduğumuz Yüce din İslam’ın bizlere yüklediği veballe birlikte sahip olduğumuz hasletlerdir.
Dünya ülkeleri bilir ki, Türk insanının insani değerleri çok yüksektir.
Kadir kıymet bilir ve de merhametlidir.
Dolayısıyla, imkanları elverenlerin muhtaç durumdaki yaşlılara yardım elini uzatması ve de büyük- küçük ilişkileri, yani karşılıklı sevgi ve saygı bağlamında Türkiye her daim bir adım öne çıkmıştır.
Hani dense ki hiçbir ülke bu konuda Türkiye’nin eline su dökemez.
Kesinlikle abartı değildir.
***
Ancak…
Böylesine hasletlere sahip insanımızın son dönemlerde yaşlılara yaklaşımı biraz olsun sekteye vurmuştur.
Buna neden, özellikle ekonomik koşulların içerdiği zor koşullardır.
Geçim standardının istenen boyutta olmaması, karşılıklı yardımlaşma, sevgi-saygı unsurunu ister istemez etkilemektedir.
Dedim ya, gelişemeyen ülkelerde gözlendiği gibi çoğunluk kendi derdine düşmüştür.
Hal böyle olunca, kişilerin halet-i ruhiyesi normal bir hal almaktan uzaktır.
Oysa, özellikle ekonomik koşullar istenen düzeyde olsaydı, insanımızın sahip olduğu o güzelim hasletler asla dumura uğramayacak.
Her kim olursa olsun yaratılanı sevip saygı gösterecekti yaratandan dolayı.
***
Aslında tüm bu oluşumların ötesinde her birimizin düşünmesi ve de aklından çıkarmaması gereken temel olgu, bir gün yaşlanacağımızdır.
Yaşam evresi içerisinde yaşlanmanın kaçınılmaz olduğu değişmez bir gerçektir.
Kısaca, maddi manevi daha bir ilgiye muhtaç olduğumuz süreçtir yaşlılık.
İlgi diyorum.
Yaşlıların beklediği sadece maddi yardımlar değildir.
Onların en az maddi destekler kadar beklediği, hal ve hatırın sorulmasına yönelik ilgidir.
Öyle ki onların en büyük korkusu, hatırlanmamak ve de unutulmuş olmaktır.
Neticede, unutmayalım ki her birimiz bir gün mutlaka yaşlanacağız.
Eğer yaşamın son demlerini gönül huzuru içerisinde geçirmek adına ilgi istiyorsak, bizlerde bugünün yaşlılarına aynı yaklaşım içerisinde bulunmalıyız.
Dedim ya bir gün hepimiz yaşlanacağız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.