Üniversitenin Çamları

Bu haber 31 Ağustos 2015 - 21:04 'de eklendi ve 788 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 

Daha önce üniversitenin servilerini yazmıştık. Nasıl dikildiğini; ilk rüzgârda rükû’a eğildiklerini; secdeye kapanmadan tekrar nasıl kıyama durdurulduklarını falan yazmıştım.

Bugün de sizlerle üniversitenin ormanlarını konuşalım.

Şimdi üniversitenin olduğu yerde, eskiden Kötekli köyünün bir kısmı varmış. Bazı Kötekli mahalleliler, “Bizim evimiz şurdaydı… Şurada şunların evi vardı.” diye içleri sızlayarak tarif ediyorlar hâlâ.

Kampüsün olduğu yerde, çam ağaçları da var. Çam ağaçlarına zarar vermemek için, bazı binaların yerleri değiştirildi. Mümkün olduğu kadar ağaçlar korundu.

2000 veya 2001 yılıydı… Kampüse taşınmış, yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştık. Kampüs alanında, çamlar arasında kurulan fakültelerle güzel bir atmosferdeydik ama 25-30 sene önce dikilen çamlara hiç el atılmadığından, vahşi bir görünümleri vardı ve biraz da zayıflamışlardı. Altlarında da pınar çalıları başta olmak üzere çalı-çırpı çoktu.

Bir gün rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’ya, çamların alt dallarını budamamız gerektiğini söyledim. “Tamam” dedi ve Orman Bölge Müdürlüğü’nden gerekli bilgileri aldık ve başta rektörümüz olmak üzere, bütün üniversite personelini harekete geçirerek, işçiler, memurlar, asistanlar, öğretim üyeleri olarak ellerimizde testerelerle çamların arasına daldık… Alt dalları kesiyorduk. Bazı alt dallar zaten kurumuştu, bazıları da zayıftı.

Tabii, üniversite personelinin tamamı katılmadı bu heyecana. Hep beraber olamadık maalesef… “Öğretim üyeleri olarak biz de budak mı yapacağız yani?” deyip burun kıvıranlar da oldu. Onlar. Meselenin doğa heyecanı ve birlikte bir şey yapma mutluluğunun farkında değillerdi. Zaten bu tür hocalar, üniversitenin hiçbir heyecanını paylaşmamışlar; üniversiteyi sadece para kazandıkları bir yer olarak görmüşlerdi. Üniversite onlara çok şey katmıştı ama onlar, yasal görevleri dışında, üniversiteye hiçbir şey katmamışlardı.

Havaların pek soğuk olmadığı bir mevsimdi ve 10 gün kadar, uygun olduğumuz zamanlarda çamları budadık; çalı-çırpıyı kestik. Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı sevgili Arslan Üzer, öğle yemekleri için, uzuuun bir mangal yaptı ve hazırlattığı enfes köftelerle, çalışanlara harika birer ziyafet çekti.

10 gün boyunca, kampüs içi çevre yolunun çerçevelediği alanda 30 bin çam budamışız. Budanan çamlar, sonraki senelerde iyice coştu ve boy attı.

15 yıl sonra, çamlara tekrar el atılıp dipleri temizleniyor şimdi. İş makinası da kullanılarak çamlık alan daha güzel bir hâle getiriliyor.

Kampüsü, basit bir binalar alanı olarak değil de, tabiatla iç içe bir alan olarak tasarlamak çok daha akılcı. Personel ve öğrenciler, kuru binalarda değil de ağaçların, çiçeklerin, hayvanların bulunduğu bir kampüste, daha mutlu olurlar.

İnşallah daha güzel kampüslerimiz olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.