ÜNİVERSİTENİN BÜYÜMESİ SAĞLIKLI OLMAZ İSE!..

Bu haber 10 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 636 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yeri geldiğinde bir önemli ayrıntının altını çizdim.
Muğla olarak sahip olduğumuz, dolayısıyla koruyup, kollayıp geleceğe taşımak zorunda olduğumuz temel değerlerden biri üniversitedir.
Zira, bu tür eğitim kurumları, sadece bağlı oldukları kentin değil, ülkemizin geleceğini şekillendiren ve de dünya genelinde belirli bir konuma sahip olmasında olmazsa olmaz bilim yuvalarıydı.
Günümüz koşullarında daha bir ön plana çıkan ülkeler, önceliği eğitim ve öğretime verdiklerine göre bizim de aynı yolu izlememiz kaçınılmazdı.
Yönetimin kademesinde bulunan hükümetler, bu bilinçten yola çıkarak, ülkemizin her bir kentinde yüksek öğretim kurumlarını açılmasını sağladılar.
Bugün Türkiye genelinde konuşlanan 81 ilin tamamında, çeşitli programlar uygulayan üniversiteler mevcuttur.
***
Tamam da, söz konusu üniversitelerin gelişmişlik düzeyleri nedir?
Aynı yüksek öğretim kurumları sağlıklı bir şekilde büyüyorlar mı?
Yoksa, çeşitli sebeplerden dolayı, beklentileri karşılamaktan uzak mı?
Bu soruların cevabını almak için Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik’e sordum.
Aslında Oktik’le Hamle TV’de birçok kez benzer programlar gerçekleştirmeme karşın, asıl olan bugündü.
Bir taraftan devletin katkıları, diğer yandan bir mümtaz insan rahmetli Sıtkı Koçman’ın yardımları sayesinde, emsallerini çok gerilerde bırakan bir konuma erişmiş miydi?
Kısaca, ulusal ve uluslar arası düzeyde bir eğitim kurumu olarak nitelendirmek mümkün müydü?
Rektör Oktik’in verdiği cevaplar sevindirici olmakla birlikte dikkat çekici.
Daha da öte, bir takım yanlış anlamlar çıkarılabilirdi.
Nitekim, farklı algılayanlar olmadı değil.
Oktik diyor ki;
1992 yılından bu yana hizmet veren Muğla Üniversitesinin geldiği nokta, her bakımdan sevindirici.
Bir kere, fiziki donanım itibariyle, aynı anda kurulan yüksek öğretim kurumlarının çok önündeyiz.
Tabi bunda asıl paye sahibi rahmetli Sıtkı Koçman.
Zira o, hiçbir kişinin göstermediği bir duyarlılıkla üniversitemize sayısız eserler kazandırdı.
Onun için bizim, Türk Milli Eğitimi adına Sıtkı Koçman’a minnet ve şükran borcumuz vardır.
>Tamam da hocam, bugüne değin bir ismi bile çok gördük?
Bu konuda üniversite olarak elimizden gelen ne varsa esirgemedik.
Ne var ki bu konu bizi aşan bir mesele.
Ümit ediyorum ki önümüzdeki süreçte üniversitemizin ismi Sıtkı Koçman olarak tescil edilir.
>Muğla Üniversitesini, bilimsel nitelik itibariyle yerini alan bir kurum diyebilir misiniz?
Rahatlıkla.
Eğer bugün, mezun ettiğimiz öğrenciler, aranan kişiler durumunda ise, yanı sıra üniversitemizin geldiği nokta Almanya, İngiltere, İtalya ve Japonya’da, çok önemli yayın organları literatürlerine girmiş ise bu bize kıvanç verir.
O sıra, söz konusu ülkeler genelinde neşredilen çeşitli dergi ve broşürlerde Muğla Üniversitesinden bahsedildiğini gördüğümde dedim ki, rektörün söyledikleri doğru.
Bu sırada Oktik, çok çarpıcı bir açıklama yapma gereği duyuyor.
Bakınız, bir konunun yanlış değerlendirilmesini istemiyorum.
Şu an bizim mevcudumuz, ilçelerdeki yüksek öğretim kurumları ile birlikte 24 bin civarında.
Bunun yanında 800 akademik personel, 900 civarında idari personelimiz var.
Örneğin Cumhuriyetimizin 100.yılında bu sayının çok daha yüksek rakamlar içereceği düşünülmesin.
Evet, Muğla üniversitesi büyüyecek.
Ama bu büyüme, sayı fazlalığıyla değil, bilimsel nitelikte olacak.
Mezun ettiğimiz öğrencilerimize vereceğimiz, her yerde geçerli diplomalarla olacak.
>Bu konuyu biraz daha açar mısınız?
>Yani siz rektör olarak, büyümeyi sayısal bazda istemiyor musunuz?
Bakın, bir kez daha altını çiziyorum.
Sözlerim yanlış algılanmasın.
Siz sayısal olarak büyümüşsünüz ama bilimsel nitelikten uzak, dolayısıyla mezunlarınız aranan kişiler değilse, yeterli eğitim verdiğinizi söyleyemezsiniz.
Bugün öğrenci profilimiz, her bakımdan çok değişmiştir.
Öğrencilerimiz her geçen gün daha bir özgüven sahibi olmaktadır.
Bunu da sağlayan, mevcut şartlardır.
Daha fazla öğrenci alacağız diye şartları zorlarsanız, beklentilere karşılık veren bilim yuvası olmaktan uzaklaşırsınız.
Anlaşılan rektör, büyümenin sağlıklı bir şekilde olabilmesi için şartların uygun olması gerektiğini vurguluyor.
Şu an içinde bulunduğumuz şartlar bu kadarını elveriyor, demek istiyordu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.