ÜNİVERSİTELER AÇILIRKEN, EYLEM PAZARI KURULURKEN

Bu haber 10 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 884 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

NAMIK AÇIKGÖZ
Üniversiteler artık yavaş yavaş açılıyor…
Yeni yüzler, yeni şehirler, yeni heyecanlar, yeni gurbetler başlıyor pek çok öğrenci için.
Bir yanda sevinç, üniversiteyi kazananlar için; bir yanda hüzün, ana-babadan ayrılmanın, gurbetin hüznü…
Sevinçler ve hüzünler ayıdır Eylül…
Mevsin son bahardır… Hasat vakti, gelirlerin artma mevsimidir…
Hüzündür sonbahar… Tabiatın ölüme yürüdüğü zamanlardır.
Tatlı serinlikler demidir bu ay… Mevsim dönümü, sıcaktan soğuğa geçişin habercisidir…
Ortalığın serinlemeye başladığı sonbaharı, sıcak geçirme tehditleri Temmuz’da başlamıştı… İşte geldi sonbahar ve ortalığı kızıştırmaya başlayanlar da vardiyaya başladılar. İlk kibrit ODTÜ’de çakıldı…
Gurbet ellere üniversite tahsili için gelecek olan gençleri bekleyen tuzaklar kuruldu eylemciler tarafından. DHKP-C başta olmak üzere İP’li TGB’liler, PKK ve bilumum marjinal sol örgütler, üniversiteleri kaynatmak üzere hazırlık yaptılar.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde de yeni dönem başlıyor. 23 Eylül’de ders başı var.
Üniversite ders başı yapmaya hazırlanırken, eylemciler de gençleri istismar etmek ve sokağa dökmek üzere hazırlanıyorlar. Herhalde üniversite ve yerel yöneticilerimiz bu durumun farkındadırlar ve Haziran’da yapılan hataları veya eksik bırakılan hususları tekrarlamazlar. Mesela eylem yapanlara karışıp moral desteği vermeye kalkmazlar veya onları kumanyalarla desteklemezler. (Haziran’daki eylemlerde bunların yapıldığını görünce, kamuoyu destek çıkan yerel yöneticileri baya baya yadırgamıştı. İnşallah şimdi böyle şeyler olmaz.)
Üniversite öğrencisine başta özgürlük olmak üzere, barınma, beslenme ve ulaşım imkânları çok iyi sağlanırsa, eylemcilerin istismar şartları ortadan kaldırılmış olur. Bunlar, istismarı önlemek için değil, zaten yapılması gereken şeylerdir ve insana verdiğimiz değeri gösterir.
Üniversite öğrencisine, hayatına anlam katacak imkânlar sağlandığı ve onlara değer verildiği gösterildiği sürece bu gençler, eylemcilere eyvallah etmeyecektir. Hayatı anlamsızlaşan, kendini değersiz hisseden ve hiç bir insanî hikâyesi olmayan gençler, eylemcilerin kucağına terk edilmiş demektir.
Üniversite, Vilayet, Belediye ve sivil toplum kuruluşları!… Haydi hep beraber masum öğrencilerimizi, eylemcilerin elinden kurtarmaya!… Öğrencilerimizi, burunları bile kanamadan ana-babalarına teslim etmeye!… Üniversal bilgilerle donandırdığımız gençlerimizi, vatan toprağını yeşertmek üzere mezun etmeye!…
Kimisi 4 yıl, kimisi 2 yıl Muğla’da misafirimiz… Haydi hep beraber misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlamaya!…
Haydi, üniversiteleri eylem pazarı değil, bilgi pazarı yapmaya!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Namık Açıkgöz 10 Eylül 2013 / 17:45

Doğru yaaa!…
Tıpçılar da var ve onlar Muğla’da 6 sene misafir.
Tıpçılardan özür dilerim…

Metin Kozak 10 Eylül 2013 / 20:56

Gerçi siz karşısınızdır ama bir de hazırlık okuyan öğrenciler var. Etti mi beş yıl:-))) Diğer ibr konu ise, öğrencileri niye ana-babalarına teslim ediyoruz o yaşta? 23-25 yaşına gelmiş bir genç, kendi ayakları üzerinde durması gerekmez mi? Teslim etmek, ana-baba vs, Sanki polis – asker ruhunun ve ataerkil bir düşüncenin hala izleri var gibi sizde:-))